Anasayfa
Blog
Forumlar
Dizin
Fotoğraflar
Müzik

Trabzon
Akçaabat
Sürmene
Vakfıkebir
Maçka
Çaykara
Tonya
Beşikdüzü
Düzköy
Çarşıbaşı
Arsin
Araklı
Of
Şalpazarı
Yomra

Üye giriş
Üye ol
Üye yardımı
Site haritası
Bize ulaşın

 

 

Akçaabat Tarihi

Akçaabat tarihin ilk çağlarından beri adı ve ünü bilinen Trabzon’un batı yakasındadır. İki kent arasındaki uzaklık yıldan yıla azalmaktadır. Yakın bir gelecekte Akçaabat ile Trabzon’un birleşip bütünleştiği görülecektir.
Doğu Karadeniz Bölgesi’nin tek doğal limanı olan Akçaabat, öncelikle bir liman kenti olarak önem kazandı. Trabzon Limanı yapılmadan önce bölgeye gelen yük ve yolcu gemileri, fırtınalı havalarda Akçaabat Limanı’na kaçmak zorunda kalırlardı. Akçaabat Limanı, tarih boyunca bu yöreye gelen deniz taşıtlarının en güvenilir barınağı oldu.
Akçaabat, bir liman kenti olmanın yanı sıra tarihin akışı içinde tütünü, tereyağı, zeytinlikleri, balıkçılığı, Salı günleri kurulan açık pazarı, son yıllarda ünlenen köftesi ile Doğu Karadeniz’in kıyı kentleri arasındaki özel konumunu korudu.
Değişik zamanlarda Trabzon’a gelen bilginler, gezginler, araştırmacılar, yazdıkları kitaplarda Akçaabat’tan da söz etmişleridir. Xenephon, Ruy Conzales de Clavijo, Evliya Çelebi, P.Minas Bıjiskyan, Charles Texier, Teophile Deyrolle, W.J.Hamilton, Seline Balance bunlar arasında yer alır.Akçaabat, Trabzon'un 13 km. batısında, deniz kenarında ve deniz seviyesinden 10 metre yüksekte kurulmuş şirin bir ilçedir. Nüfus, özellikle sahil kesiminde yoğunlaşmıştır. İlçe, hayvancılık alanında gelişmiş olup, hayvansal ürünleri işleyen sanayi tesisleri vardır. Akçaabat'ın kıyıları tabii birer plaj niteliğinde olup, kamp kurmaya uygun yerler vardır. Özellikle Mersin Köyü ve Akçakale Kamping ve plaj için de elverişlidir. Kıyı boyunca uzanan tütün ve zeytin bahçeleri ilçenin doğal görünümüne renk katar. İlçenin bir diğer turistik varlığı da Sera Gölü'dür. Trabzon ile Akçaabat arasında denize dökülen Sera deresi vadisinin sahile 3 km mesafede 1950 yılında meydana gelen bir yer kayması sonucu kapanmasıyla oluşmuştur. Göl ve çevresinin görünmeye değer tipik bir görünüşü vardır. Akçaabat Trabzon'un en çok nüfusa sahip olan ilçesidir. Merkez nüfusu 50.290 kişidir

Konum

Ülkemizin Doğu Karadeniz kıyılarında sıralanan en güzel yerleşim yerlerinden biri olan Akçaabat; 38.2 doğu boylamı ile 40.4 kuzey enlemi arasında, deniz seviyesinden 10 metre yükseklikte 385 kilometrekarelik yüzölçümü ile Trabzon ilinin hemen batısında yer alır.1997 yılı nüfusu 37 500 olan ancak bugün civar belde belediyeleri ile birlikte 70 Bini aşkın şehir nüfusu ve 125 bini bulan toplam nüfusu ile Trabzon'un en büyük, Karadeniz Bölgesinin ise en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Akçaabat, aynı zamanda ulaşım açısından önemli bir kavşak noktasındadır. Batısında Çarşıbaşı, güneyinde Düzköy ve Maçka ile çevrili bulunan ve Düzköy ilçesi ana yolu olan Söğütlü vadisini bünyesinde barındıran Akçaabat, yörede bulunan yaylaların geçiş noktasındadır. Karadeniz Bölgesi'nde yer almasına ve coğrafi olarak bu bölgenin özelliklerini taşımasına rağmen iklim olarak Akdeniz iklimi özelliklerini taşıyan ilçenin yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılıktır. Bu iklim özelliğinden dolayı Akçaabat'ta zeytin ve narenciye yetişir.


Tarihçesi


İlçenin kuruluş dönemine ışık tutan kaynakların çoğu yok olup gitmiş olan Akçaabat'ın tarihi Trabzon tarihi ile iç içe girer ve Trabzon tarihinin bütünlüğü içerisinde yer alır.Bu sebepledir ki bazı kaynaklarda ilçenin propontos (pontos önü,girişi,kavşağı) olarak belirtildiği gözlenir.Şehrin kuruluşuyla ilgili araştırmalar ilk yerlilerin Ege kıyılarından gelerek buralara yerleştiğini öne süren batılı araştırmacılar ile buraların Asya kökenli ya da Türk olduğunu ortaya koyan araştırmacılar arasında yoğunlaşır. Tarihi seyir içerisinde çınar ağaçlarının bolluğundan dolayı Platana ya da Pulathane diye anılan ilçe sonraları ticaretin gelişmesi ve paranın bol olması nedeniyle Akçaabat adını almıştır. Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilen, Akçaabat'ta Roma,Bizans,Komnenos ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapıt ve izlere rastlamak mümkündür. 1884 yılında ilçe olan Akçaabat'ın, Osmanlı Dönemine ait kaynaklarda şehir merkezi "Pulathane", ilçe geneli ise Akçeabâd" olarak geçmektedir.

Kentin Adı


Kentin bilinen ilk adı Pulathane’dir. Bu sözcük Polathane biçiminde de söylenir. Daha sonra Polathane ve Akçaabat adı uzun süre bir arada kullanıldı. Şimdilerde yalnızca Akçaabat deniliyor.
Trabzon tarihi adlı kitabın yazarı Şakir Şevket Puluthane sözcüğünün kökenini şöyle açıklar: “Trabzon Devleti putperestlerin elinde iken kasaba halkı Platane denilen kavak ağacına taptığından nahiyenin (bucak) adı o ağacın adından gelmektedir.”
Değişik kaynaklarda Platene, Platana, Blaten, Blatan, Platna, Platina, Polta biçiminde yazılan bu sözcük, çınar ağacının Grekçe karşılığı olan platys sözcüğünden türemiştir. Platys sözcüğünden nos ekiyle türetilen platanos, batı dillerinde platana, Farsça ve Türkçe’de Pulathane yada Polathane biçimine dönüşerek günümüze ulaşmıştır.
Pulathane adının ne zaman Akçaabat olarak değiştiği bilinemiyor. Söylenceye göre MÖ 500 yıllarında buraları ele geçiren İranlılar (Persler), sabahın ilk saatlerinde kasabaya ilk girdiklerinde ak badanalı evlerle donanmış şirin bir belde ile karşılaşınca buraya Akkent, Akbelde, Akyurt anlamında Akçaabat adını verirler. Abat sözcüğünün Farsça’da yer, yurt gibi anlamlar taşıması bu görüşün kanıtı olarak gösterilir.
1515-1555 yılları arasında düzenlenen tapu tahrir defterlerinde Akçaabat nahiyesi başlığı altında şu bilgiler yer alıyor:
“Akçaabat, Trabzon’un nahiyesi olup Hızır Çelebi adında birinin 24 bin akçeli zeamenitidir. Bu gelirin büyük bölümü Haso köyünden elde edilir. Akçaabat zaimi, 9 ayrı köyde oturan 113’ü Müslüman, 607’si Hıristiyan olan 720 haneden 77 bin akçe gelir sağlıyordu”(3)
Görüldüğü Pulathane ve Akçaabat Grekçe, Farsça ve Türkçe sözcükleri karışımından oluşuyor. Doğu Karadeniz Bölgesinde bu üç dilin yüz yıllarca konuşulduğu düşünülürse Pulathane adının Platanos, Platana, Pulathane değişiminden doğduğu, Akçaabat adının da Osmanlı Türkçesi’nin ürünü olduğu ortaya çıkar.

Yayla ve Dernekler

Hıdırnebi, Karadağ, Haçka, Işıklar, Büyük Oba,gibi Akçaabat yaylalarının hepsi ayrı bir güzellikte birer doğa harikasıdır.İlkbahar ve yaz başlangıcında yaylalar şenlenir, büyük bir şevk ve heyecanla dernekler kurulur.
Yöredeki yayla derneklerinin en görkemlisi her yıl 19-20 Temmuz tarihlerinde (Orak yedisi) Hıdırnebi Kayası'nın arkasında bulunan Argolos çimeninde yapılan Hıdırnebi Şenliğidir.
Özellikle yayla turizminin canlandırılması açısından büyük önem taşıyan ve1998 yılında hayata geçirilen Yayla-Kent Projesi ile Hıdırnebi Yaylasının turizm açısından değeri artmıştır. Bu gün Akçaabat merkezinden yarım saat Trabzon'dan 45' dakikalık bir yolculuktan sonra ulaşılan Hıdırnebi Yaylası 1700 rakımında doğal güzelliği ve turistik tesisleri ile aranan ve tercih edilen bir tatil beldesidir.
Yeşili, mavisiyle ve her bir yeri birer doğa harikası olan Karadeniz'in mutlaka görülmesi, gezilmesi gereken yerlerinden Hıdırnebi Yaylasına İstanbul'dan uçakla ulaşmayı düşündüğünüzde Trabzon Havalimanından itibaren yapacağınız 45 dakikalık karayolu yolculuğu da içerisinde olmak üzere 2 saat sonra bu düşüncenizi yerine getirmeniz ve bir doğa harikasını gezmiş olmanın mutluluğunu1700 rakımında yaşamanız mümkün.

Sera Gölü

Akçaabat merkezinden 5 km. uzaklıkta bulunan Sera Gölü'nün genişliği 150-200 metre, uzunluğu ise yaklaşık 4 km.dir. 1950 yılında oluşan ve bir set gölü olan Sera Gölü : Trabzon'dan ilçeye girişte Derecik adını alan yerde bulunan ve Akçaabat'ın doğal güzelliği ile bilinen turizm yerlerinden biridir.
  

 

Akçaabat, akçaabat, ilçe, ilçesi, tar,h, tarihi, fotoğraflar, fotoğrafları, resimleri

Akçaabat Haritası, Akçaabat Köftesi, Akçaabat Fotoğrafları, Akçaabatsebat Spor, Yaylalar, Sera Gölü

Trabzon

Genel Bilgiler
Coğrafi Yapı
Trabzon Kültürü
Trabzonda Turizm
Nüfus, Sağlık ve Eğitim
Trabzon Fotoğrafları
Trabzon Haritası

Tarihçe
Dünden Bugüne
Trabzon Tarihi
Roma Dönemi
Bizans Dönemi
Pontus Dönemi
Osmanlı Dönemi

Tarihi Yapıtlar
Sümela Manastırı
Trabzon Kaleleri
Müzeler
Atatürk Köşkü
Konaklar
Hanlar ve Hamamlar
Manastırlar
Sportif Turizm
Tarihi Camiler

Trabzon Yaylaları
Yayla Kültürü
Yayla Turizmi
Yaylalar Arası Mesafe
Şenlik Tarihleri
Zigana Yaylası
Sis Dağı
Hıdırnebi Yaylası
Kadırga Yaylası
Diğer Yaylalar
Yayla Şenlikleri

Turizm
El Sanatları
Turizm Merkezleri
Şifalı Sular
Oteller

Trabzon Özlemi
Mısır Ekmeği
Peynirli Pide
Trabzonspor
Kemençe
Yöresel Yemekler
Fıkralar
Trabzon Rüyası
Hamsi
Kıymalı
Horon
Fındık

Sürmene
Sürmene Tarihi
Coğrafyası
Yöresel Yemekleri
Sürmene Haritası
Yerel Terimler
Sürmene Fotoğrafları
Sürmene Bıçağı
Sürmene Mutfağı

Vakfıkebir
Vakfıkebir Tarihi
Vakfıkebir Ekmeği
Turizm
Coğrafi Yapı
Vakfıkebir Fotoğrafları
Vakfıkebir Haritası

Tonya
Tonya Tarihi
Tonya Fotoğrafları
Eğitim ve Kültür
Atma Türküler
Tonyalı Yazarlar
Ekonomi
Sosyal Durum
Tonya Haritası

Çaykara
Çaykara Tarihi
Çaykara Fotoğrafları
Eğitim ve Kültür
Çaykara Yaylaları
Şelaleler
Uzungöl
Çaykara Haritası

Akçaabat
Akçaabat Tarihi
Akçaabat Haritası
Akçaabat Köftesi
Akçaabat Fotoğrafları
Akçaabatsebat Spor
Yaylalar
Sera Gölü

Maçka
Maçka Tarihi
Sümela Manastırı
Maçka Fotoğrafları
Vazelon Manastırı
Maçka Köyleri
Maçka Haritası

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarı

trabzon.org
Copyright © 1998
Tüm hakları saklıdır.
e-mail: mail@trabzon.org