Trabzon Blog

Eylül 23, 2007

Karadeniz bölgesi ve turizm: Nasıl?

Kategori: Yaşam — Etiketler: , , , — Erdem Ergün @ 9:00 pm

silah

Karadeniz Sahil Yolu’nun bitirilmesine de denk gelen beş yıllık bir aradan sonra eşimle arabamıza atlayıp dört yaşımdaki oğlumuz Sarp’a baba ocağı Trabzon ve Rize’yi gösterme bahanesiyle, İstanbul’un kavurucu sıcağından Zigana ve Kaçkar dağları’nın sisli zirvelerine tadı damağımızda kalan bir kaçamak yapma fırsatı henüz bulabildim. Olbildiğince çok yer gezebilmek, fotoğrafçılık hobimi tatmin edebilmek adına akrabaların yanında kalmak yerine bölgenin kaliteli otellerinde konaklamayı tercih ettik. Tüm pansiyon ve otellerde doluluk oranı yüzde yüz olduğuna bizzat şahit olmanın ötesinde, vızır vızır işleyen turların sayısından, çayını fındığını toplamaya köyüne gelenlerin yanısıra çok sayıda yerli hatta Arap, Alman, Amerikalı ve Yunanlı turistlerin sayısının arttığını da gözlemledim. Bölgeye gelen turist sayısının artmasına paralel oalrak klasik turizm güzergahları da değişmişti. Geçmişte Ayder, Kadırga ve Kümbet gibi 1-2 birkaç yaylanın, Ayasofya ve Sümela’nın dışında tarihi yapıların yanına uğramayan turistler, Hemşin’in en ücra ve yüksek yaylalarına, düne kadar sadece köylülerin katıldığı yayla şenliklerine, adı bile hatırlanmayan restorasyon yüzü görmemiş kilise yıkıntılarına uğruyor, tur rehberlerinden bağımsız harekert ederek yerli halkla nisbeten daha fazla diyalog kurmaya başlıyordu. Küresel ısınmanın olmaz olası arayışlarından birisi olarak bünyeler serin yerler aradığından mıydı bu izdiham? ulaşım ve konaklama imkanlarının artışıyla mı açıklanmalıydı yoksa son bir kaç yıldır sözde refah seviyesi artan halkımız gezip tozmaya ayıracak ek bütçe mi oluşturabilmişti?

Trabzon imparatorlarının kemikleri belediye mezarlığına mı gömülecek?

Kategori: Yaşam — Etiketler: , — Erdem Ergün @ 8:59 pm

Kızlar Manastırı

Trabzon, Kızlar manastırında yapılan kazılarda belki de Trabzon imparatorları’na ait iskeletler neredeyse 2 yıl önce bulundu acaba çıkaranlar ya da kemikleri incelemek üzere teslim alanlar durumun farkında mı?…
Kızlar manastırı ya da Rumca adıyla Panagia Theoskepastos (Tanrı tarafından örtülmüş ve korunmuş) Trabzon ili, merkez ilçede, Boztepe’nin güney yamacında, Trabzon’un doğu cephesine bakan bir kaya şapelin çevresinde geniş bir alana kurulmuştur. Trabzon İmparatorluğu’nun tek rahibeler manastırı olma özelliğinde olan yapı, İmparator III. Alexios (1349- 1390) döneminde inşa edilmiştir. F. Cumont manastırın yapıldığı mağaranın, bir zamanlar Işık Tanrı’sı Mithra’ya ibadet için kullanıldığı fikrinde olduğunu yazmıştır. Eski fresk katmanları incelendiğinde, rahibeler manastırı olmadan önce mağarasının, kilise olarak kullanıldığı görülmüştür. Mağara kilisenin tarihi (hele Mithra dönemi de düşünülürse) çok eskiye uzanmasına rağmen, manastır İrene tarafından MS 1340’larda yaptırlımış ya da daha eski bir dini yapı manastıra çevrilmiştir. 1376’da Despot Andronikos, 1417’de Komnenos III. Manuel, 1429’da Komnenos IV. Alexios manastır bahçesine gömülmüşlerdir.

Hükümet şimdi de yaylalara el attı!

Kategori: Yaşam — Etiketler: , , — Erdem Ergün @ 8:57 pm

camlihemsin

Hidroelektrik santraller, nehirlerin özelleştirilmesi, Karadeniz sahil yolu, nükleer santraller, Bergama, Hasankeyf derken, hükümet çevre konusunda gemi azıya aldı. Şimdi de yaylaları birbirine bağlamaya uğraşarak, Doğu Karadeniz dağlarını deliş deşik etmeye uğraşıyor.

Hükümet, ne yazık ki çevre konusunda ne kadar duyarsız olduğunu ispatlama yarışına girdi. Bugüne kadar verilen çevre mücadeleleri boşuna mı dedirtecek işlere imza atmaya devam ediyor hükümet. A.A.’nın haberine göre, “Ordu-Artvin arasındaki yaylaların birleştirilerek yayla turizmi süresinin uzatılması” planlanıyor. Bayındırlık Bakanı Faruk Özak, ‘Yolların birleştirilmesiyle turistler bir yaylayı günübirlik gezmek yerine yöredeki tüm yaylaları gezme fırsatı bulacak’ diyor. Böyle bir şeye neden ihtiyaç duyulur anlamak gerçekten zor. Ordu’dan yaylaya giren bir turist bir günde soluğu Rize’de mi alacak? Böyle mi düşünülüyor yani?

Karadeniz sahillerini taşlarla dolduranlar, şimdi de dağlara mı göz dikti yoksa? Ne kadar vahim bir tablo. Hükümet her şeyi paraya çevirmeye uğraşıyor. Ne de olsa Rize’nin ilk belediye başkanlarından biri de karayı paraya çeviren adam olarak nam salmıştı.
Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın, “Türkiye’de şimdiye kadar yapılmamış bir proje hazırlayarak Karadeniz yaylalarını birleştirmeyi planladıklarını” söylemesi kelimenin tam anlamıyla fiyaskodur. Projenin Ordu’dan başlayarak Giresun, Trabzon, Gümüşhane’nin kuzeyi, Rize ve Artvin arasındaki yaylaların birleştirilmesini kapsaması ise daha da kötü. Sahilden kayalarla yolculuk yapanlar, dağlardan da yollarla aşacak!

Çotanak ve esmer eller…

Kategori: Diğer, Yaşam — Etiketler: — Erdem Ergün @ 8:55 pm

Bölge insanının kendini, bu ‘konar göçerler’ karşısında yerleşik, görgülü, muasır, üstün ve trajikomik olarak ‘zengin’ hissetmesi, en az Kürt işçilerin maruz kaldığı şoven şiddet kadar vahimdir
O çatık kaşlı, sisli halleriyle yorgun, mahmur ve dalgın görünen Karadeniz sabahlarında çocuk cıvıltıları ile uyanmak hoş. Pekala tüm sabahlar dingindir ya, Karadeniz sabahları, “her an sağanak kıvamla ortalığın altını üstüne getirebilirim” türünden tehditkâr bulutları ile, sis altında birbirine daha bir uzak görünen dağınık evleriyle daha bir gergin ve bir stresi hazmetmeye çalışır gibi sessizdir.
İşte saat daha 07.00′yi göstermeden, bir Karadeniz sabahına uyanıp da, ip atlayan, koşturan, şakalaşan çocuk sesleri işitmek pek pek hoş o yüzden… Evleri birbirine pek uzak olan köyün yerli çocuklarının böyle gürültü patırtı yaptığı, yaramazlık eyleyip, öyle sabahın netameliliği ile dalga geçtiği pek olmaz. Öyle ki, güneş daha sabaha ve bulutlara külhanbeyliğini göstermeden cıvıldamaya başlayan bu çocuklar, köylerimizdeki Kürt çocuklarıdır… Köylerimize Kürt çocuklar geldi de, harmanlarımıza, sabahlarımıza canlılık geldi. Kasvet ikliminden ve o tehdit atmosferinden mürekkep bu sabah sendromu ile arası iyi olmayan ben gibi Karadenizliler için Kürt çocukları ile gelen bu hareketlilik, sevimli bir tebessüme neden oluyor elbet. Ne var ki pastoral romantizm de bir yere kadar…

Kadıköyde Karadeniz haftası günleri sürüyor

Kategori: Kültür, Müzik, Sanat, Yaşam — Erdem Ergün @ 8:54 pm

Kadıköy Meydanı olarak bilinen vapur iskeleleri ve otobüs duraklarının yanında bulunan alanda Karadeniz Sivil Toplum Birliği (KASTOB) tarafından organize edilen “Karadeniz Haftası ve Şenlikleri” adıyla düzenlenen sergide, Karadeniz Bölgesi illerinden çeşitli dernekler ve girişimciler memleketlerini temsil eden ürünleri sergiliyor veya satıyor. Kadıköy’de her gece düzenlenen konserlere katılan yüzlerce Karadenizli, doyasıya eğleniyor, horon edip, türkülere eşlik eden Karadenizliler, yerel sanatçının söylediği şarkılarla coşuyorlar.

Isırgan otundan dondurma

Kategori: Yaşam — Etiketler: , , — Erdem Ergün @ 8:52 pm

Trabzonlu dondurma ustası Önder Yılmaz yörede çorbası dahil çeşitli yemekleri yapılan ısırgan otunu dondurma yapımında kullanarak deriye teması halinde yanma hissine yol açan bu şifalı bitkinin kullanım alanını genişletti.

Meraklı tükecilerden sürekli sipariş aldığını belirten Önder Yılmaz şunları söyledi:
“Yeni dondurma türleri üretmek için çeşitli fikirler üretiyorduk. İlaç yapımında, kanser ve böbrek hastalıklarında kullanıldığını duyduğumuz ısırgan otunu bir de dondurmada deneyelim dedik. Galiba başarılı da olduk…Isırgan otu dendiğinde insanların aklına genellikle yakıcı özelliğigeliyor. Hatta bazı müşterilerimize denemelerini tavsiye ettiğimizde ‘dilimizi yakmaz mı’ şeklinde tepkiler alıyoruz. Ancak tadına bakan müşterilerimiz, sağlıklı bir besin tatmanın mutluluğunu yaşıyorlar… Dondurma ustaları belli sertifikalara sahip olmalı. Çevremizde gördüğümüz kadarıyla, pek çok dondurma dükkanı var ama işi bilen, staj görmüş, sertifikası elinde olan dondurmacı yok. Bu nedenle yetkililer bu konuya hassasiyet göstermeli.

Tahkim Kurulunun gerekçeli kararı açıklandı

Kategori: Spor — Erdem Ergün @ 8:51 pm

Tahkim Kurulu, Trabzonspor - Sivasspor maçıyla ilgili olarak gerekçeli kararını açıkladı.

Tahkim Kurulu’nun açıklaması şu şekilde;

Trabzonspor Kulübü ve Sivasspor Kulübü’nün birleştirilen E.2007/288 numaraya kayıtlı dosyası ele alındı. Müsabakanın hakemi Bülent Demirlek huzurda yemin verdirilerek dinlendi ve ifadesi tutanağa bağlandı. Dosya, daha önce ifadeleri alınan temsilciler Metin Demir ve Tufan Öktüren, gözlemci İbrahim Aksoy, 4. Hakem Koray Gençerler ve işbu oturumda ifadesi alınan Bülent Demirlek’in beyanları ve yeniden izlenen müsabaka görüntüleri çerçevesinde incelendi. Yapılan müzakere sonucunda; dosya kapsamına göre müsabaka hakeminin soyunma odasında “müsabakaya çıkarsam 3-5 Sivaslı oyuncuyu atmam gerekir” şeklinde bir beyanda bulunduğunun şüpheden uzak bir şekilde sabit olmaması, olayda sahaya giren bir Trabzonspor seyircisinin Sivassporlu bir futbolcuya fiili müdahalede bulunması, akabinde 30-40 kadar Trabzonspor seyircisinin de sahaya girmesi ve bir arbede yaşanması, vahim bir boyuta ulaşan bu saha olayına bağlı olarak güvenliğin yetersiz kaldığı hususunun varit olması, bu şartlar altında Futbol Müsabaka Talimatı’nın 29. maddesinin (b) bendinde ifadesini bulan “müsabakaya devam imkanının kalmaması” şeklindeki unsurun objektif olarak gerçekleşmiş olması, bu durumda müsabaka hakeminin müsabakayı tatil kararının yerinde olduğu, bunun sonucu olarak da 29/b maddenin (b) bendinin 2. fıkrası uyarınca olayın özelliklerine göre tatil kararına sebebiyet veren saha olaylarına Trabzonspor seyircilerinin yol açtığı dikkate alındığında Trabzonsporun hükmen mağlubiyetine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ve kabul ile müsabakanın tekrar oynanmasına karar verilmiş olması yasa ve talimatlara uygun görülmemekle: (Üye Doç.Dr. Ümit Kocasakal’ın F.M.T’nın 29/a maddesinde düzenlenen hakeme fiili saldırı sebebiyle müsabakanın tatili hususunda saldırıya muhatap olan hakemin taktir yetkisinin bu durumun özelliği sebebiyle çok daha geniş olduğu, buna karşılık 29. maddenin b bendinde düzenlenen saha olayları sebebiyle tatil kararında hakemin taktirinin daha dar, daha objektif kriterlere bağlı ve denetime daha açık olduğu, buna göre 29. maddenin b bendi uyarınca saha olayları sebebiyle tatil kararı verilebilmesi için sadece bir saha olayının varlığı yeterli olmayıp anılan bendin açık hükmü uyarınca bu saha olayına bağlı olarak müsabakaya objektif bir taktirle devam imkanının kalmaması gerektiği, nitekim hakem ve yardımcı hakem işbirliği kurallarını içeren kitapçığın 5. maddesinin e-f ve g bentlerinde tatil kararı vermeden önce müsabaka hakeminin duruma göre fiziki saldırıya uğrayan oyuncuların bu sebeple müsabakaya devam edip edemeyecekleri hususunu ve/veya müsabakanın devamı açısından gerekli güvenlik önlemlerinin var olup olmadığı hususunu irdelemesi ve buna göre bir karar vermesi gerektiği, oysa olayda müsabaka hakeminin bu incelemeleri ve değerlendirmeleri hiç yapmaksızın sadece sahaya fiziki müdahaleye bağlı saha olayı sebebiyle otomatik olarak müsabakayı tatil ettiği, bunun 29/b maddesine aykırı olduğu, kaldı ki 29/b maddeye göre bu şartlar oluşmadıkça her türlü saha olayının hemen ve doğrudan müsabakanın tatilini haklı kılmadığı, ortada bir saha olayının olması ile buna bağlı olarak müsabakanın devam imkanı kalıp kalmadığı hususlarının birbirinden ayrı haller ve sonuçlar olduğu, bu sebeplerle T.F.F. Yönetim Kurulu kararının, yerinde olmayan gerekçesinin değiştirilerek kararın değişik gerekçeyle onanması gerektiği yönündeki karşı oyu ile)
a- Trabzonspor Kulübü’nün başvurusunun reddine,
b- Sivasspor Kulübü’nün başvurusunun kabulü ile T.F.F. Yönetim Kurulu’nun 28.08.2007 tarih ve 49 sayılı toplantısında alınan kararın kaldırılmasına,
oyçokluğu ile karar verildi.

Yeni Yazılar »

WordPress üzerine kurulmuştur.