Bor Zararlı Madde İlan Edildi

1959 yılında Eskişehir Kırka’ da Bor madenlerini bulan Türk mühendis durumu MTA ve hükümetten saklayarak özel kişi ve kuruluşlara bildirir.

Yabancı şirketler ,Türk işbirlikçileri ile bor madenlerimizin işletme hakkını elde etmeye çalışırlar ancak beceremezler..
1971 yılında sahada faaliyet gösterenlere ait maden ruhsatları iptal edilir ve Etibank’a devredilir.
Bor madenleri 1978 de devletleşir. Ve bor serüvenimiz böylece başlar..

***********

Dünya bor rezervinin % 72’si ,yani 4 milyon ton rezervden 3 milyon tonu bizde.

Nerelerde kullanılıyor peki?

Cam ,Detarjan ve Seramik başta olmak üzere pek çok alanda…

Çıkartma,ihraç etme yetkisi Eti holdinge bağlı Eti madenin.

Ham olarak ihraç edebiliyor ,işleyecek teknolojiye sahip değil çünkü.

Avrupa’ya tonunu 140 dolara,yerli sanayiciye 240 dolara satıyor.

Yerli sanayiciler haksız rekabet yapılıyor diye mahkemeye gitse de bir sonuç alamıyor..

Yargı; “Eti maden haksız rekabet yapmıyor kamu yararına çalışıyor” devam diyor .

Tutanaklara bu satırların yazıldığı dönemde Eti madenin genel müdürü ,şimdiki Enerji Bakanı Hilmi Güler, bordan sorumlu müdür yardımcısı ‘da AKP milletvekili Ali Rıza Alaboyun.

Sonunda, yerli sanayiciye satışları tümüyle durduruluyor.Adres gösteriliyor .ithalat..

********** .
Avrupa Birliği; “Üremeye olumsuz etkili toksit madde içerdiği gerekçesiyle” bor’u zehirli maddeler listesine aldı.(sizin gündeminize girebildimi bilmiyorum ama)

Bu günlerde konuşulanların aksine ,Avrupa Birliğinin aldığı bu karar sadece “detarjanla” ilgili.

Yani içinde bor olan detarjanlarla .

Peki, neden detarjan? Cam ,Seramik değil de..?

Detarjanlar da kullanılan perborat , Eti madenin sattığı bor madeninden üretiliyor.

Avrupa, 20 milyon dolarlık bor madeninden 200 milyon dolarlık perborat üretiyor.

Buda yetmiyor ve alternatif ürün arıyor. Hem bağımlılık’dan kurtulmak, hem de daha ucuza mal etmek için.

Sonunda perboratın yerine perkarbonatı bulup , kullanmaya başlıyor.

Biz bor’u siyası ihtiraslarımıza kurban ederken , Avrupalı artık ihdiyaçı kalmadığı bora; ikinci cephe açıp son darbeyi vurmaya çalışıyor.

Başlıyor kulis çalışmalarına, başında büyük detarjan firmaları.

Bir yandan Kendi ürettiği perkarbonatı pazarlarken diğer yandan bizim bordan üretilen perboratın zararlı olduğunu anlatarak…

*******

Uyuya dursun hala yetkililer, aslında bu gün Avrupa Birliğinin “zehir” listesine aldığı bor için ilk inceleme 2000 yılında başlıyor

2000 yılında başlayıp ,2005 de bitiyor .

2008 yılının ilk aylarında zehirli madde listesine alınması kesinlik kazanıyor.

Biz kendi suni gündemimizle uğraşıyoruz..

9 Haziranda kararın gereği için düğmeye basılıyor .

Avrupa birliği 15 Eylül 2008 de resmi gazetede yayınlıyor.

Bizde yine ses yok…

Daha ilginç olanı; “karar, resmi gazetede yayınlandıktan 20 gün sonra yürürlüğe” girer ibaresiyle birlikte.

Ne duyan var ne de tepki veren bir yetkili.

Ve 20 gün sonra karar yürürlüğe girince,ortalık feryadı figan…

Yani borun pazarı geçtikten sonra.

Dünya ticaret örgütüne (DTÖ) gideriz.karar bilimsel temele dayalı değil.Türkiye’ye karşı haksız rekabet yapılıyor.Avrupa Birliği, düşmanca tavır sergiliyor..

Samimiyetsiz, suçlu psikolojisiyle ,alay edercesine..

********

Bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da eline yüzüne bulaştırdı bizim idarecilerimiz.

3 milyon ton rezervi bulunmasına rağmen şimdi perborat ithal eden ülke durumuna düştük.

Madenleri çıkartıp ,işleyip satabilecek teknolojimiz yok,dışa bağımlıyız.

ancak çıkardığımız şekilde, ham olarak satabiliyoruz.

Tıpkı demir-çelik ve diğer yer altı madenlerimiz de olduğu gibi.

Siyasi irade yok,işinde uzman olmuş yöneticiler “bizden değil” diye görevden alınıyor

Sonuç; bor’un pazarını kaçırdık..

Bir tek Kömür Madenlerinde uzmanlaştık geri dönüşümü “oy” olduğu için

******

Madenler yer altında yatar ,biz üstünde yatarız boylu boyunca.

Irmaklar dolaşırken Anadolu’yu, Trakya’da biz elektriği Yunanistan’dan alırız iki katına,

Kuzeye , Irak’a satarız bizdekinin yarı fiyatına ..

Doğalgaz’da böyle,Petrol’de.

Her işimiz böyle yani…

Suçu başkasında aramak yerine önce kendimize bakmalıyız aynada.

Nerde hata yaptık, Nerde yapmayı sürdürdük ,bu gidişle nerelerde daha yapacağız diye.

Ulusal sanayiyi baltalayan Eti maden’den başlayabiliriz mesela sorgulamaya…bor

Yorum Yaz

You must be logged in to post a comment.