trabzon.org

Nisan 6, 2006

TDT “Ödenmeyecek Ödemiyoruz”

Kategori: Sanat — Pedaliza @ 1:37 am

Oyun, İtalya’da varoşlarda yaşayan işçilerin yaşam ve sınıf mücadelesi içinde karşılaştıkları güçlükleri anlatıyor. İki işçi ailesinin gündelik yaşamlarının içinden izlediğimiz bir komedi ve kuvvetli bir sistem sorgulaması bu oyun… Sürekli yükselen hayat pahalılığı içinde varoşlarda yaşayan kadın işçiler, semtin süpermarketine gidiyorlar, alışveriş yapıyorlar ve fiyatların zamlanmasına karşı, hep birlikte eski fiyatlar üzerinden alışveriş yapmaya karar veriyorlar, kasalara gelip “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!” diyorlar ve marketteki yiyeceklere el koyuyorlar. Polis tarafından kuşatılan bir mahalle, kovalayan polisler, kaçan kadınlar, kaçan insanlar, saklanmaya çalışılan yiyecekler, sistemin kutsallığını savunan kocanın karşısında, kendi eylemini savunabilmek için türlü oyunlara girişen bir kadın, bu kovalamaca içinde savunduğu sistemin sorgulamasını yapmak durumunda kalan koca, sürekli olarak kovalayan ve kaçanlar… Oyunun başından sonuna kadar, seyirciden yükselecek kahkahalar ve bu kahkahaların içinde şekillenecek olan seyircinin düşüncesi…

Yazar: Dario Fo
Çeviri: Füsun Demirel
Reji: A.Galip Erdal
Reji Yard: Dilek Güven,Z.Ekin Öner
Dramaturg : Selen Birkiye
Dekor: Işın Mumcu
Kostüm: Gülümser Erigür
Işık Tasarımı: Yüksel Aymaz
Oyuncular: Antonia : Ayla Baki Giovanni : M.Ceyhun Gen Luigi : Şevki Çepa Margherita : Şebnem Dokurel Mali Polis,Mezarcı,Büyük Baba,Onbaşı : E.Utku Ölmez
www.trabzondt.gov.tr

Mart 8, 2006

Crash

Kategori: Sanat — Erhan Ergün @ 2:55 pm

İçinde yaşadığımız Dünya’yı daha iyi anlamak için, bu filmi seyredin. Komplolara değil gerçeklere işaret eden, birbirimize nasıl önyargılar ile yaklaştığımızı çok net mesajlar ile anlatan nefis bir film. Son yılların en çok ödül hakeden filmi..

imdb
Crash resmi sitesi

Şubat 1, 2006

“Şiddet Market” Premier !

Kategori: Sanat — Pedaliza @ 3:14 pm

Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun “Şiddet Market” adlı oyunu Devlet Tiyatrolarında ilk kez 26 Ocak 2006 akşamı saat 20.00 da oynandı. Oyun toplumumuzda hız oranları artan şiddetin eleştrisidir. Oyunda Amerikan emperyalist sisteminin silahlarından biri olan sinema ve medyanın yarattığı şiddetin sonuda nasıl kendine döndüğü anlatılıyor.

Bu oyunda Trabzon Devlet Tiyatrosunun repertuarı konusunda gösterdiği hassasiyetin başarılı olduğu gözlemlenebilir. Şiddet teması seçilirken Trabzon şehrinin neredeyse Teksas’a dönmüş olduğunu unutmamak gerekir.

Şehrin milli futbolcuları kurşunlanmakta,kocalar eşlerini bıçakla doğramakta, garsonlar silahla cinayete kurban gitmekte ve sokakta kadınlar dayak yiyebilmekte olduğu bu dönemde “Şiddet Market”in doğru bir uyarıcı olduğu kanaatindeyiz. Oyun Şubat ayının tamamı boyunca Trabzonlu seyirciler tarafından izlenebilecek.

Aralık 5, 2005

“Şiddet Market”

Kategori: Kültür, Sanat — Pedaliza @ 1:53 pm

Trabzon Devlet Tiyatrosu “Şiddet Market” adlı oyunun provalarına başladı. Ben Elton tarafından yazılan oyun, Trabzon D.T nun ünlü oyuncusu İlkay Akdağlı tarafından yönetiliyor. Oyunun yönetmen yardımcılığını Elif Şeker Saka yapıyor. Elif Şeker şu anda kadrosu Ankara D.T unda olmasına rağmen daha önce görev yaptığı bölgenin özlemi ve arkadaşları ile yeniden bir çalışma yapmak için bir oyunluğuna geri döndü.
Şiddet Market adından da anlaşılacağı üzere çağımızın hastalığı olan şiddete ve şiddeti körükleyen sinema ve medya eleştirisidir. Herkesin bildiği gibi Irak savaş arefesindeyken televizyonlarında çok ünlü bir şarkıcının zina yapıp yapmadığı tartışılıyordu. Bu günde birçok üçüncü dünya ülkesi sistematik anlamda problemler yaşarken medya başka yerleri işaret edip çoğu zaman etik değerleri sarsan,kültürlerin en hassas bölgelerini zedeleyecek programlar yapmakta.
O halde sormak lazım. Medya ve sinema nedir? Daha önceleri insanların mutlu olmalarını sağlayan,onların gündelik hayatlarının sıkıntılarını unutturan bir mekanizma. Şu anda ise tam bir savaş alanı. Her gece haberlerde ölen,bıçaklanan,tecavüze uğrayan bir çok insan görmekteyiz. Kan, vahşet,dehşet,küfür hepsi medyanın kullandığı reyting silahları.
Hatırlar mısınız küçükken hırsızlık ile ilgili duyduğumuz hikayeler çok çok uzun zaman önce olmuş ve cezalandırılma şekli ile korkutulduğumuz hayali olaylardı. Şimdi ise gerçek. Her an her yerde soyulup gasp edilebiliriz. Tiner parası için öldürülebiliriz. Trabzonlu olmamıza karşın silah ile ilgili olayları pek nadir duyardık. Çekmiş vurmuş,kırmış dökmüş,kurşun manyağı etmiş diye birşey hatırlamıyorum.
Peki nasıl ve neden bu duruma geldik? Şimdi hemen herkes işsizlik diyecek değil mi? Bence işsizlik sadece neden değilde kurban olabilir. Biz çocukken ne mafya biliyorduk nede hırsızlık yapma şekilleri konusunda bilgiliydik yada hiçbirimiz bir insanın boynunun nasıl kırılabileceğini biliyorduk. İnsan bıçaklama yöntemleri konunusunda tamemen bilgisizdik. Dünyayı -bizim dünyamızı- bizim kurtardığımızı sanıyorduk ama medya bize dünyayı kimin kurtardığını gösterdi. Aslında sinema ve medya iyi birer kardeş ve birer yol gösterici. Kimlerden korkup kime zarar verebileceğimizden tutun ahlak anlayışımıza yeni bakış açıları kazandırıp kültürümüzü nasıl katledeceğimiz konusunda da oldukça yeterli enjeksiyonu yaptıkları inancındayız. Bunun neticesi ise malum kültürsüzlük,inançsızlık,depolitizasyon.
Peki neden ? Neden sinema ve medya yukarıda söylenenleri yapsın? Kime ve kimlere hizmet ediliyor ? Kaos ortamlarını kim yönetmek istiyorsa, şiddet ve kültür yokedilimini kim hedefliyorsa, globallik adına küçükleri hap yapıp yutmayı kim düşünüyorsa işte ona ve onlara hizmet ediyor. Karşı çıkanlar ve eleştiren arkadaşlara sorarım. Televizyonunuzda günde kaç şiddet içeren film, kaç brezilya dizisi, kaç küfür, kaç cinayet, kaç tecavüz, kaç tartışma programı-ki hepimiz onların nasıl öfke içerdiğini biliyoruz- kaç kim kime ne yapmış, kaç babam beni evleneyim diye gönderdi, kaç şiddet içeren çizgi film, kaç zenginliğe özendiren güç paradadır diyen dizi, kaç alamayacağımız fakat bir o kadar özendirdiğiniz marka reklamı var diye sormak isterim. Bunu yanında kaç insan sevgisi içeren tartışmasız sevgi anlatılan, dürüstlüğün baş tacı edilip kültürümüze dair içeriği olan, sanat konuşulan program ve içeriğiniz dahilinde makale ve haberiniz var diye sormak isterim. Ne acı cevabı hepimiz biliyoruz.
“Şiddet Market” adlı oyunumuz , sinemanın ve medyanın pek uygulamadığı fakat Tiyatro gibi sanat ve bilinçli seyirci yaratmak niyetinde olan bir kurumun topluma özen göstermesinin gerekliliği ile 16 yaş sınırıyla oynayacaktır.Oyunu basın ve medya mensupları bedava izleyebilecekler.
Oyunda;
Kadri Özcan, Mesut Yüce, Ekin Öner, E.Utku Ölmez, Sinem Şahin, Aslı Artuk, Duygu Dokgöz, Ceren Demirer, Çetin Çelik ve Aynur Yılmaz görev almaktadır.

Kasım 23, 2005

I.Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Musikisi Ses Yarışması

Kategori: Sanat — Erhan Ergün @ 10:25 pm

Trabzon’da Halk ve Sanat Müziği dallarında iki ayrı ses yarışması düzenleniyor. İlgilenenler için ayrıntılı bilgi aşağıdaki linkte.

Güncel Haber

Kasım 11, 2005

Trabzon Devlet Tiyatrosu “meydan parkı gişesi”

Kategori: Kültür, Sanat — Pedaliza @ 2:30 pm

Uzun zamandır meydan bölgesinde Yay-Sat satış alanı içinde neredeyse bilinmeyen bir gişesi olan TDT bugün bağımsız gişesini hizmete soktu. Gişe Meydan parkı, Uzun sokak girişinde. Zaten o bölgede iseniz ahşap mimarisi ve davetkar neon ışıkları ile görmemenize imkan vermeyecektir.

Eylül 28, 2005

Trabzon Devlet Tiyatrosu “Ayak Bacak Fabrikası”

Kategori: Sanat — Pedaliza @ 11:06 am

Trabzon Devlet Tiyatrosu Sermet Çağan’ın kaleme aldığı “Ayak Bacak Fabrikası” adlı oyunun provalarına başladı.Oyun kendilerine verilen zehirli tohumluk buğdayları tüketmek zorunda kalan köylülerin sakat kalmaları üzerine kurgulanmış ironik bir hikayedir. Zamanın siyasilerininde “Bu çay tertemizdir.Bakın ben içiyorum,sizde gönül rahatlığı ile için….” dediği bir ülkenin ve hatta bölgenin evlatları olarak yabancı olmadığımız bir hikaye.Oyun 10 Kasım da Trabzon Seyircisi ile buluşuyor.
Karadeniz bölgesi son yıllarda kanser oranının artışı ile gündemde. Peki neden? Neden herhangi bir tedbir alınmadı? Neden zamanında müdahale edilmedi ? İnsanlar zamanında bilinçlendirilip kurtarılmadı ? Neden koruma amaçlı bir hediye verilmedi de şimdi Trabzon’a kanser hastahanesi hediye edildi.Nedeni basit , alınsa idi bir sürü masraf bir sürü mali gider olacaktı. Belki insanlar karantinaya alınacaktı ya da bölge bir şekilde tahliye edilecekti e haliyle bu da bir sürü masraf değil mi ? Şimdi sorarım size bölgede yiten canlar mı önemli , kaybedilen analar , babalar, kardeşler, sanatçılar efendime söyleyim bilim adaları mı önemli yoksa amcaların Cukkaları mı? Şimdi hepiniz içinizden gülümsüyorsunuz acı ile , Ayak Bacak Fabrikaları ile kandırıldığınızı bile bile gülümsüyorsunuz…
Oyunun Rejisörlüğünü Trabzon Seyircisinin yakından tanıdığı ve 1998 yılında yine Trabzon’da “Antigone” isimli antik tragedyayı yöneten Coşkun Irmak yapıyor.
Coşkun Irmak, 14/02/1961 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladı. Ege Ün. Ed. Fak. Sosyoloji Bölümü’nü bitirdi. Dokuz Eylül Ün. Güzel Sanatlar Fak. Sahne ve Görüntü Sanatları Anasanat Dalı, Tiyatro Bölümü, Dramatik Yazarlık Dalı’nda iki yıl eğitim gördü. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda Dramaturg ve sanatçı olarak görev yapmasının yanısıra, 1992/93 tiyatro sezonunda müdür yardımcılığı, 1993/94 tiyatro sezonunda da müdürlük görevlerini üstlendi. Devlet Tiyatrosu Edebi Kurul Üyeliği yaptı. 2000-2002 yılları arasında KÜLTÜR-SEN (Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası) Genel Başkanlığı görevini üstlendi. 2003-2003/2003-2004 sezonlarında Van Devlet Tiyatrosu Müdür vekilliği görevi yaptı.

« Eski YazılarYeni Yazılar »

WordPress üzerine kurulmuştur.