Trabzon Forum | resim, fotoğraf, müzik, video, rehber, rapidshare, mp3
Aralık 02, 2008, 04:11:53 pm *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Forumumuza üye değilseniz,mesaj gönderemez, mesaj eklerinde yer alan resim ve müzik dosyalarını açamazsınız. Lütfen üye olurken sizi doğru tanıyabilmemiz için profil bölümünü tam doldurunuz.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kaçınılmaz Son  (Okunma Sayısı 801 defa)
AkkesE
Yönetici
Hero Member
*****

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1026

hı.??


Üyelik Bilgileri
« : Nisan 30, 2007, 10:16:22 am »

Yaşlanmayı Açıklayan Bilimsel Teoriler

Bilim adamları yaşlanma konusunda bugüne dek birbirinden farklı birçok teori ortaya atmışlardır. Moleküler biyoloji uzmanları yaşlanmayı hücre bölünme faaliyetleriyle ilişkili olarak açıklamaktadırlar. Hücrelerin yaşlanması farklı organizmalarda ve insanlarda, farklı hızlarda gerçekleşir. Bir test tüpü içinde normal bir hücre tam 50 defa kendini eşleyebilir yani bölünebilir. Ancak yaş ilerledikçe hücre bölünmesi faaliyetleri yavaşlar. Bu nedenle kendini yenileyemeyen dokular eskimeye yani yaşlanmaya başlar. Bu yavaşlamayı açıklayan teorilerden biri Yıkım Teorisi'dir. Bu teoriye göre yaşlanma, "serbest radikaller" adı verilen bazı maddelerin vücuda girerek verdikleri hasarın toplam bir sonucudur. Serbest radikaller, eşlenmemiş serbest bir elektronu bulunan atomlar, moleküller ve iyonların ortak adıdır. Bunlar soluduğumuz havada ve yediğimiz yiyeceklerde bulunabilen ozon, karbonmonoksit gibi ağır metallerdir. Vücuda en yaygın etkiyi ise oksijenli serbest radikaller verirler. Oksidan etkisinin şeker, kalp krizi gibi insan ömrünü kısaltan rahatsızlıkların vereceği zararı artırdığı düşünülmektedir.

Buna karşın, Program Teorisi ise yaşlanmayı yinetik faktörlerle açıklar. Buna göre, DNA'da ortaya çıkan ve zamanla çoğalan bir yapı, hücre faaliyetlerini etkiler. Hücre içinde protein sentezinden sorumlu organel olan ribozomların uzun süreler çalışması sonucu oluşan bu yapı aynı zamanda "verner Sendromu" hastalığının da nedenidir. verner Sendromu, erken yaşlanma hastalığı olarak bilinen ölümcül bir hastalıktır. Ergenlik çağında normal bir gelişim gösteren hastalar daha sonra hızla yaşlanmaya başlarlar ve 30'lu yaşlarında yaşamlarını yitirirler.

Kaçınılmaz Son

Bilim adamlarının üzerinde çeşitli teoriler geliştirdikleri yaşlanma herkes için kaçınılmaz bir sondur. İster moleküler biyoloji uzmanlarının ileri sürdüğü gibi hücre bölünmesinin durmasıyla ilgili olsun, ister yinetik faktörlerle olsun herkes zaman geçtikçe yaşlanır. Her ne kadar günümüzde anti-aging (yaşlanmayı geciktirme) çalışmaları yaşlanmayı nispeten çok küçük oranda geciktirse ve sağlıklı bir yaşlılık dönemi için bazı tavsiyelerde bulunsa da bu sorunun kesin bir çözümü yoktur. Rabbimiz Kuran'da yaratıştan, ölüme kadar geçen süreyi şu şekilde bildirmiştir.

"O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır)." (Mümin Suresi, 67)

Yukarıda da belirttiğimiz gibi zaman çok hızlı geçmekte ve geçen her gün ise insanı daha genç ve dinamik bir yapıya değil, bir zaafiyete doğru götürmektedir. Yaşlanmak, insanın acizliğinin önemli bir göstergesidir. Allah Kuran'da insanın yaşlılıkla birlikte içine düştüğü durumu "bildikten sonra bir şey bilmeme" şeklinde açıklamıştır:

"Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürüyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir şey bilmesin diye, ömür en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz Allah bilendir, herşeye güç yetirendir." (Nahl Suresi, 70)

Herşey Allah'ın Takdiridir

İnsanın hiç yoktan var olması yani doğması gibi yaşlanıp ölmesi de Allah'ın insanlar için takdir ettiği kaderin sonucudur. İnsan Allah'ın kendisi için belirlediği kaderi yaşar, doğumu ve ölümü gibi hayatı boyunca yaptığı her davranış da tamamen Allah'ın kontrolündedir. Ve bunlardan sorguya çekilecektir. Bunun için her insan Allah'ın ayette belirttiği gibi Kuran ahlakını yaşamaya özen göstermelidir.

"De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (Enam Suresi, 162)
Logged


Seninle ağladık senle güldük biz
Bu sevda uğruna canlar verdik biz
MAVİ si tutsak olsun BEYAZ özgürlük
HERKESE NASİP OLMAZ BEŞİKDÜZLÜLÜK
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks