Trabzon Forum | resim, fotoğraf, müzik, video, rehber, rapidshare, mp3
Aralık 02, 2008, 07:48:59 am *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Forumumuza Hoşgeldiniz.İyi vakit geçirmeniz dileklerimle.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Karadeniz Avrupanın Çöplüğü mü?  (Okunma Sayısı 540 defa)
AkkesE
Yönetici
Hero Member
*****

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1026

hı.??


Üyelik Bilgileri
« : Mayıs 02, 2007, 04:54:10 am »

Dış denizlere bağlantısı sadece İstanbul Boğazı'ndan sağlanan Karadeniz, suyunu tazeleme ve kendini temizleme imkânına fazla sahip değildir. Belki bu yüzden, Karadeniz'in alt tabakaları, canlı yaşamasına müsait olmayan ölü bir karakter kazanmıştır.

        Karadeniz'in canlı hayatı barındıran yüzey tabakası ise, bazen 100 metreye kadar indiği iddia edilen, ama yinelde 100-200 metre arasında olduğu kabul edilen bir kalınlıktadır. Karadeniz'in yaşamaya, içindeki ve çevresindeki canlıları yaşatmaya devam edebilmesi için daha fazla kirletilmemesi gerekmektedir.

        "Daha fazla kirletilmemesi gerekir" diyoruz, çünkü Karadeniz şu anda zaten aşırı biçimde kirletilmiş durumdadır. Denizimizin çevresindeki; Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya, Gürcistan ve Türkiye'de yaşayan ve çöpü, atığı, kirli suyu bir şekilde Karadeniz'e ulaşan insanların 140 milyon kadar olduğu tahmin edilmektedir. Ancak, iş bu kadarla kalsa iyi... Karadeniz kıyısında yaşamadığı halde, kirliliğini Karadeniz'e gönderen nüfusun da kabaca 140 milyon olduğu düşünülmektedir. Üstelik, bunların önemli bir kısmı Orta Avrupa'nın sanayileşmiş ülkeleridir ve sanayi atıklarını hediye olarak bize göndermektedirler.

        Karadeniz'i en fazla kirleten nehrin Tuna olduğu bilinmektedir. Türk tarihinde de önemli bir yeri olan Tuna nehri, bir çoğu eski Osmanlı yönetiminde kalmış olan 15 kadar ülkeden geçmektedir. Bunlar; Romanya, Bulgaristan, Moldova, Ukrayna, Sırbistan, Karadağ, Bosna Hersek, Kosova, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Avusturya, Almanya ve isviçre'dir.

        Tuna'dan başka; Ukrayna ve Moldova'dan geçen Dinyeper, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya'dan geçen Dinyester ile Rusya ve Ukrayna'dan geçen Don nehirleri de Karadeniz'i kirletmektedir. Özellikle Don nehri, Moskova yakınlarından başlayarak Rusya'nın sanayi kirliliğini Karadeniz'e taşımaktadır.

        Bütün bu ülkelerde, bu nehirler kıyısına kurulan ağır sanayi tesisleri, atıklarını nehirler yoluyla Karadeniz'e göndermekte ve burada denizin alttaki ölü kısmının kalınlaşmasına, yüzeydeki canlı kısmının ise incelmesine yol açmaktadırlar.

        Çevre kirliliğinde en etkili unsur sanayi olduğu için, Karadeniz'in kirlenmesinde en büyük rolü Tuna kıyısında çok sayıda sanayi tesisi kurmuş olan Orta Avrupa'nın sanayileşmiş ülkeleri oynamaktadır. Avrupalılar'ın sanayiin nimetlerinden kendileri istifade ederken, pisliğini azgelişmiş ülkelere gönderme politikaları yeni değildir. İşte Karadeniz'e pislik gönderecek nehir yoluna sahip olmayanlar, İtalya gibi, zehirli varillerini göndererek katkıda bulunmaktadırlar.

 

AİHM'DE DAVA AÇILMALI

 

        Karadeniz, kıyısında yaşayan milyonlarca balıkçının geçim kaynağı olduğu gibi, bu balıkları tüketen daha geniş bir kitlenin de beslenme kaynağıdır. Ayrıca, Karadeniz'de yüzerek, kıyısında gezinerek, dinlenerek ve sair etkinliklere katılarak bu denizden istifade eden milyonlarca insan vardır.

        İnsanların besinlerini zehirleyen, beslenme ve geçim kaynaklarını tahrip eden, denize girenlerin bizzat sağlıklarını olumsuz etkileyen kirletici ülkelere karşı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nde dava açılmalıdır. Bu davayı, Karadeniz kıyısında yaşayan, denize giren, balık avlayan ve avlanan balığı yiyen biz Karadenizliler açmalıyız.

        Bir süre önce, sınırı aşan sularla bir diğer ülkeyi kirleten komşusuna karşı, sanırım Hollanda tarafından AİHM'de açılan bir dava vardır. Dava sonucunda tazminat cezası verildiği gibi, kirletmenin de sona erdirilmesi hükme bağlanmıştır.

        Bu konuda sivil toplum kuruluşları inisiyatif kullanmalı, balıkçı örgütleri, tüketici örgütleri, Karadeniz dernek ve vakıfları, AİHM'de dava açma usul ve esaslarını araştırmalı ve bu işi sonuçlandırmalıdırlar.

 

DAHA TEMİZ BİR KARADENİZ

 

         Nehirler yolu ile Karadeniz'i kirleten Avrupalıları mahkemeye vereceğiz de, denizin kıyısında oturan bizler kirletmeye devam mı edeceğiz? Elbette hayır! Bizler de, Karadeniz kıyısında yaşayan 140 milyon insan olarak, denizimizi kirletmemeli, bu konuda gerekli özeni göstermeliyiz.

Karadeniz kıyısında toplu olarak yaşayan insanların atıkları bilindiği gibi Belediyeler tarafından toplanmaktadır. yinelde, katı atık olarak adlandırılan çöpleri, çevreyi kirletmeden imha etmek çok ucuz bir faaliyet değildir. Bu yüzden, kaynak sıkıntısı çeken yerel yönetimler, bu atıkları en ucuza elden çıkarmanın yollarını aramakta ve denize yahut deniz kıyılarına dökerek kendilerince ucuz çözüm(!) üretmektedirler.

Doğu Karadeniz belediyelerinin yıllardan beri konuştukları, ama bir türlü hayata geçiremedikleri; "entegre çöp tesisi" üzerinde dikkatle durulmalı ve bu konuda Hükümetin desteği sağlanmalıdır.

Ülkemizden kaynaklanan kirliliği önledikten sonra, Karadeniz kıyısındaki diğer ülkelerden kaynaklanan kirliliğin de ortadan kalkması için çaba göstermelidir. Karadeniz kıyısında yaşayan her ülkeden insanlar olarak, bu denizin kirliliğini de güzelliğini de birlikte yaşamaktayız. O halde hiç bir ülkenin, diğer kıyı ülkelerinin de kullandıkları denizi ve kıyıları kirletmeye hakkı yoktur.

Karadeniz bizim geçim kaynağımız, besin depomuz, eğlence ve dinlence mekânımızdır. Karadeniz'i kirleterek ve kirletilmesine izin vererek kendimizi; kendi sağlığımızı, beslenmemizi, geçimimizi, dinlenme imkânlarımızı vb tahrip etmiş oluruz. Karadeniz bizimdir, temiz, güzel, sağlıklı ve verimli olarak bizim kalacaktır.

« Son Düzenleme: Mayıs 02, 2007, 09:31:32 am Gönderen: rdm » Logged


Seninle ağladık senle güldük biz
Bu sevda uğruna canlar verdik biz
MAVİ si tutsak olsun BEYAZ özgürlük
HERKESE NASİP OLMAZ BEŞİKDÜZLÜLÜK
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks