Fındığı ile ünlü bir kent: Giresun
Karadeniz kıyısının en güzel kentlerinden biri olan Giresun, gerek doğal yapısı, gerekse tarihi zenginlikleri ile ilgi çekiyor

Antik adı Cerasos olan Giresun, adını o dönemde yalnızca bu bölgede yetişen bir kirazdan aldı. Kirazı olduğu kadar fındığı ile de ünlü olan Giresun’da bir zamanlar Amazonların yaşadığına inanılıyor.
Karadeniz’in en güzel şehirlerinden biri olan Giresun’da, özellikle Bizans Manastırı görülmesi gereken tarihi güzelliklerden biri. Dağcılığa elverişli doğal yapısıyla kış sporları için de uygun olan Giresun’da tatil yapmak isteyenler için yapacak çok şey var.
Örneğin, Giresun Adası, Giresun Kalesi, müze ve yaylalara yapılacak geziler, yüzme, plaj voleybolu, doğa yürüyüşleri bunlardan bazıları...
Giresun, bazı kaynaklara göre, M.Ö. Viyi. Yüzyılda Sinope’ye (Sinop) yerleşen Miletoslular tarafından kurulmuş; adını, bölgede çok sayıda bulunan Keresea’dan, kiraz ağacından almış.
Giresun ve çevresi, daha sonra Fatih Sultan Mehmet doneminde Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır.
İLÇELERİ VE TARİHİ YERLERİ
Giresun Kalesi
Tarihi zenginliklerin başında gelen kale, şehri ikiye bölen yarımada şeklindeki bir tepe üzerinde yükseliyor. Kaleden arda kalan kuleler, burçlar yeşillikler içinde kaybolmuş, doğa ile iç içe girmiş bir durumda. Kalenin düz alanında çınar ağaçlarının altına kurulmuş olan dinlenme tesisleri, buraya gelenleri büyülüyor.
Şehrin, çevresinin ve denizin kaleden görüntüsü gerçekten izlenilesi bir manzara sunuyor. Kentin karşısında tüm heybetiyle duran ada ise Giresun’u daha da çekici hale getiriyor.
Şebinkarahisar Kalesi
Şebinkarahisar Kalesi, Fahreddin Behramşah Camii (XII. yy.), Taş Mescit (1352), Fatih Camii (1473), Kurşunlu Camii (1587), Kurşunlu Hamamı ve ceşmesi (1652), Taş Hanlar (XII. yy.), Pertev Nihal ceşmesi (1865), Atatürk’ün konakladığı ev gibi tarihi yapıların tümü Şebinkarahisar’da bulunuyor.
Şebinkarahisar ilçesinin güneyinde bazalt bir tepe üzerinde yükselen kalenin görkemli bir görüntüsü var. Kale bedeniyle, kuleleri ve burçları ile hala ayakta duruyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Şebinkarahisar ve kalesiyle ilgili birçok bilgi bulunuyor.
Alucra
Giresun’un önemli ilçelerinden biri olan Alucra’da; Kamışlı Kilisesi, Arda, Kaledere ve Hacıahmetoğlu köyleri kaleleri bulunuyor.
Dereli
Kuşluhan köyü kalesi, Hisar köyü Meryem Ana Kilisesi, çaylar ve dereler üzerinde kemer köprüler görülmeye değer.
Espiye
İlçe merkezine 3 km uzaklıkta Andoz Kalesi, Çağlayan Köyünde Gebe Kilisesi, Espiye ilçesinin önemli tarihi merkezleri.
Tirebolu
Tirebolu Kalesi, Emin Ağa Çeşmesi (1842), Çatal Çeşme, kıyıdan 15 kilometre içeride Bedrama Kalesi Tirebolu’nun önemli merkezleri arasında yer alıyor.
GİRESUN’UN TARİHİ YAPISI
İmparatorluk doneminde ilçe durumunda olan Giresun, 1920’de Trabzon’dan ayrılarak, 1923 yılında il haline getirildi.
GİRESUN’DA TURİZM OLANAKLARI
Giresun Dağları, kıyıdan 50-60 km içeride, denize paralel bir duvar halinde uzanarak ili birçok yönlerden farkli iki kesime ayırıyor.
Şebinkarahisar ve Alucra ilçelerini içine alan güney kesimi coğrafyasıyla, Orta Anadolu’yla benzerlik gösteriyor.
Deniz kıyısında ise bol yağmurlu ılık bir iklimin bitki örtüsü görülüyor. Deniz kıyısından başlayarak tepelere tırmanan fındık bahçeleri, 800 metreden sonra yerini ibreli ağaçların çoğunlukta olduğu ormanlara bırakıyor. Orman içi ve dışında yer alan yaylalar, bölgesel bir üne sahip.
Giresun’a bağlı önemli yaylalar arasında; Kümbet, Bektaş, Yavuzkemal, Tamdere, (Dereli), Çakrak, Güllüce, Tohumluk, Seydişıh, Aydın, Çamlı (Alucra), Tamzara, (Ş. Karahisar), Sisdağı (Görele), Karagöl, (Dereli), Panayır, Kanatdüzü, (Eynesil), Kavraz, Ağaçbaşı (Tirebolu), Çalal, Günlük, Karadoğa, Karaovacık, (Espiye), Çağman, Isırganlı (Alucra), Kınık, Eğribel, Başyayla, Tutak, (Ş. Karahisar), Melikliobası (Dereli), Kanlıca, Umutbükü, Gültepe, Üçtepe, Sınır ve Akpınar (Yağlıdere) Yaylaları bulunuyor.