Trabzon.org Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Temmuz 31, 2014, 12:21:23 am

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ara:     Gelişmiş Arama
24,414 Mesaj 21,591 Konu Gönderen: 3,458 Üye
Son üye: A06W
* Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
+  Trabzon.org Forum
|-+  Müzik ve Video
| |-+  Genel Müzik
| | |-+  Müzikler, Türler, Batı, Doğu,Laz,Kürt Müzikleri ve ÇeşiTLİ
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Müzikler, Türler, Batı, Doğu,Laz,Kürt Müzikleri ve ÇeşiTLİ  (Okunma Sayısı 4191 defa)
AyderRap
Yeni Üye
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Ayder Rap Karadeniz Rap


Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Mayıs 02, 2009, 02:17:43 pm »

MÜZİK NEDİR?

Müzik Nedir
Müzik seslerle üretilen bir sanattır,müziği üretenlerde müzisyenlerdir. İnsanlar yaşadıkları toplumlarda ve alanlarda seslerle etkileşim içerisinde bulunurlar ve yaşadıkları olaylar gerek sosyal gerekse piskolojik açıdan insanlar üzerinde kişilikler oluşturur.Bu kişilikler ile bireylerin algıları yan yana geldiği zaman bir yaşam tarzı oluşmaktadır.Bireyler algılarını,kişiliklerini,düşüncelerini ve tarzlarını birleştirerek sesler yardımıyla kendilerini ifade edecekleri müzikler yaratırlar.Bu kişiler müzisyenlerdir.Müzisyenler yinellikle algıları ve refleksleri gelişmiş insanlardır. Yarattıkları yapıtlarla bir olguyu veya bir düşünceyi ortaya koymak isterler.Müzisyen insanların maneviyatları güçlüdür,onların kendilerinin yarattıkları hayatları,anlayışları vardır.İnsanların sesleri kullanarak ifade ettikleri bu olguya müzikal anlatım denir.İnsanların kullandıkları bu ifadeler sonuç olarak bir lisandır ve haklı olarak bu lisanında kuralları ve uslubu vardır.Belirli kuralların dışına çıkılarak yapılan düzensiz seslendirmelere müzik diyemeyiz.Müziksel anlatımın bir düzeni vardır. İlkokulda okumayı yazmayı öğrenirken nasıl bazı kuralları çiğnememeyi öğrendiysek, müzikte de ana kuralları çiğneyrek müzik yapmamız mümkün olmaz. Aksi taktirde kullandığımız kelimeler yeryer yetersiz kalıp,kuracağımız cümleleri anlamsızlaştırır.Yukaradı anlattığımıza bakılarak müziğin edebiyat gibi bir sanat olduğunu düşünmeyin,müzik yinel olarak bir duyguyu ifade eder,bu duygular sevinç,hüzün veya tutku vb. gibi duygulardır.Geriye kalan tüm anlamlar her insanın kendi algısına göre değişir,sizi çok hüzünlendiren bir eser belki bir başka kişiyi aynı oranda hüzünlendirmediği gibi tutku içerisine sürükleyebilir.Müzik evrensel dir.Gerçek müzisyenler müziklerin herhangi bir mekana,ülkeye veya kıtaya ait olmadığını bilirler.Müzik herkesindir,sizin,bizim ve toplumlarındır.

Müziğin ana maddesi ses olduğu için soyut bir olgudur.Bu yüzden müziğin hayalgücü sınırsızdır.En önemlisi müzik ruhumuza hitap eder,ruhumuzu besler bakış açımızı etkiler.Müzikler enstrüman müzikleri ve sözlü müzik olarak iki ana grupta toplanır.Sözlü müzikte ağırlık müziğin duygusal desteği ile birlikte sözler üzerine inşa edilir,enstrümantal müzikte ise sadece enstrümanların yarattığı müziğin etkisi söz konusudur,bu tür müziklerin algısı ve takibi daha güçtür.


Eserlerin Oluşumu;
Bir eserin oluşması için gerekli olanlar,müziği yapacak olan insan (müzisyen), seslerin oluşumu,bu seslerin düzenlenip anlamlandırılması ve müzisyenin yaratıcılığıdır.Bunlar bir arada olduğu zaman beste oluşur.Müzik ilk çağlardan beri var olan bir sanat olmasına rağmen,müziğin gelişimine açılan kapıları Bach (1685-1750) açmıştır.Bach Alman,İtalyan ve Fransız sitillerini kullanarak birçok eser meydana getirmiştir ve müzik tarihinde dönüm noktası yaratan kontrpuan tekniğini icat etmiştir.Mozart ise Bach'tan sonra bilinçli bir şekilde tüm stilleri birleştirerek müziğe yeni bir soluk kazandırmıştır.
Her bestecinin bir stili vardır,bu stilleri eserlerinin tanınmasında ve eserin karakterini ortaya koymasında büyük rol oynar.Bunlara ilaveten her müzik dönemininde bir stili vardır,buda bize bir sonraki bestecinin bir önceki besteciden etkilenebildiğinin açık ispatıdır.

Bireyler ve Müzik;
Müzik yaşamın her aşamasında insanların yanındadır,anne karnında işittiğimiz, annemizin kalp atışları ile ritmimizi kazanırız.Küçük yaşlarda televizyonda müzik duyunca heyecanlanırız,okulda törenlerimizde,bandodaki görevimizde hep müzik vardır.Okulda tenefüse çıkmak için bile o zilin sesini heyecenla bekleriz.Cep telefonlarımıza sayısız müzik kayıt ederiz.Bu örneklerin hepsini yazmak istersem bu sayfalar dolup taşar.Bazı çevrelerde müzik ile içiçe büyüyen çocuklarda müzik kabiliyeti çok erken yaşta büyük bir hızla yükselir.İnsanların çocukluğunda mevcut öğrenme kabiliyetleri bir yetişkinden çok daha fazladır.Müzikle içiçe büyüyen çocuklar kısa sürede tempoları ve müziğin dilini kavrarlar ve genç yaşlarda çok başarılı müzisyenler olurlar.Bunun temelinde seslerle anlaşma ve onları düzenleyebilme vardır.Örneğin İspanyol bir ailenin çocuğu olan Flamenco gitaristi Paco de Lucia çocuk yaşta ailesinden bu sanatı öğrenir,gelenekleri ve yaşadığı bölge onu bu sanatta tüm dünyada hiçbir insanın ulaşamayacağı bir ustalığa götürmüştür.Çünkü bu sanat onun doğup büyüdüğü topraklarda kök salmıştır.


Müzik yeri geldiğinde insanı düşündürür,hüzünlendirir veya eğlendirir.Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür,bunu müzik türlerinin çeşitliliğine borçluyuz.Örneğin düğünlerde halay çekilir,herkez birbiri ile el ele tutuşup,dans eder. Müzik toplumları dayanışmaya sürükler.Müzik = Kültür dür.Müzik insanların yozlaşmamasını, değerlerini yitirmemesini,geçmiş ile gelecek arasındaki köprülerin kurulmasını sağlar.Günümüzde müzik aynı zamanda bir sektör olmuştur ve milyonlarca insan bu sektörden geçim elde etmektedir.Tüketilen müzikler,arşivlenen müzikler bu ticareti hep daha etkin kılmıştır.Ünlü solist Freddie Mercury şöyle demiştir "Müziklerimi insanları mutlu etmek için yapıyorrum,dinledikten sonra kaldırıp çöpe atsınlar ve yorulmasınlar diye" Bana sorarsanız çok mütevazi bir yaklaşım.Onun müziklerini arşivimden asla çıkaramam.İki tür müzisyen vardır,amatör ve profesyonel.Amatör müzisyenler müziğe olan sevgilerinden dolayı müzikle ilgilenirler,profesyoneller ise müzikten geçim sağlayan insanlardır.Bu arada profesyoneller müziği sevmeden yaparlar demek istemiyorum.Ama bir gerçeklik payı vardır ki,istediğniz müziği yaparak hayatınızı kazanmak her zaman kolay olmaz.


Besteyi oluşturduktan sonra yapmamız gereken şey,onu yazılı bir hale getirmektir,bunu yapmazsak müziğimiz kısa zamanda unutulup yok olabilir.Bu nedenle müziği notaya dökmek her zaman yapılması gereken bir harekettir.Bunu yaptıktan sonra bu sanatı paylaşmak için dinleyiciye ihtiyaç duyarız,çünkü yapıtımızın insanlar ile buluşması ve duyguların paylaşılması gerekmektedir.


Her zaman eseri oluşturan kişi eseri seslendirmez,sadece bunu yapan müzisyenlere yorumcu denir.Yorumcular bestelenen eserlere kendi yetenelerinin verdiği ışıltıları saçarlar.işte o zaman eser gerçek değerine kavuşur.Tabir burada dinleyicileri unutmamak gerekir,onlar çok önemlidir, dinleyicisi olmayan bir eserin hakkında yorum bile oluşamaz.Bu nedenle besteci,yorumcu ve dinleyici ayrı ayrı önemleri olan olgulardır.


Ses sanatının gelişiminde önemle üzerinde durulması gereken üç önemli dönüm noktası vardır;
1. Müzik Yazısının kullanılması (Antik Yunan Çağında)
2. Nota Basımı (15. Yüzyılda)
3. Ses Kaydı (19.Yüzyıl sonu / 20.Yüzyıl başında)


Bu gelişmeler,müzik yazısının kullanımı ile melodik ve ritmik hareketlerin kağıt üzerine aktarılarak unutumamasına,nota basımı ile eserlerin ortak dil kullanılarak yazıya dökülmesine,her icracı tarafından kolayca anlaşılabilir hale gelmesine ve ölümsüzleşmesine,ses kayıdının icadı ile eserin toplumlara ulaşarak sevilerek dinlenmesine ve saklanmasına imkan vermiştir.


Kaynak: ***.djkaptan.net
« Son Düzenleme: Mayıs 02, 2009, 02:30:44 pm Gönderen: AyderRap » Logged

Karadeniz Her Yönüyle Var Bu Rap olsa Bile Karadeniz Rap veya HipHoptada Var
AyderRap
Yeni Üye
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Ayder Rap Karadeniz Rap


Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #1 : Mayıs 02, 2009, 02:20:11 pm »

KLAsık BATI MüZiĞi NEDiR?

Klasık Batı Müziği Nedir
kla**** batı müziği, yinelde yüksek kültür seviyesi ile bağdaştırılan, Halk müziklerinden net çizgilerle ayrılmış, Avrupa kökenli ve ağırlıklı müzik türüdür.

klasık batı müziği dönemleri

* rönesans : 1450–1600 yılları arasında, enstrüman ağırlıklı ve çoklu seslerin kullanıldığı dönem : org, klavsen, arp en çok kullanılan çalgılar

* barok : 1600–1750 yılları arasında, karmaşık seslerin kullanıldığı, tekdüzelikten uzak, klavyeli çalgıların rağbet gördüğü dönem. barok dönemin ünlü bestecileri Händel, Vivaldi ve Bach'tır.

* kla**** : 1750–1820 yılları arasında, pekçok besteleme ve stil kuralının yerleştiği, arp ve klavsenin yerini piyanoya bıraktığı dönem. Dönemin ilk akla gelen bestecileri mozart ve Haydn'dır.

* Romantik : 1820–1901 yılları arasında müziğin kültürel hayata girdiği ve eğitim kurumlarının adımlarının atıldığı, melodi ve ritmin dikkate alındığı dönem. Beethoven, veber , Schubert ve Rossini, Chopin, Liszt, Paganini Romantikler kuşağı olarak bilinir.

* Modern : kla**** batı müziğinin değerlerinde kriz yaşandığı dönem. Debussy, Ravel, Mahler, Stravinski, Carl Orff, Prokofiev, Şostakoviç ve Gershwin döneme damgalarını vurmuşlardır.

 
Logged

Karadeniz Her Yönüyle Var Bu Rap olsa Bile Karadeniz Rap veya HipHoptada Var
AyderRap
Yeni Üye
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Ayder Rap Karadeniz Rap


Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #2 : Mayıs 02, 2009, 02:29:19 pm »

LAZ MÜZİĞİ

Laz Müziği - Laz Müziği Nedir

--------------------------------------------------------------------------------

Laz müziğinin geçmişi çok kadim zamanlara dayanmaktadır. Kolhis’den günümüze değin ulaşan süreç içinde bir çok kültürden ve medeniyetten etkilenerek çeşitlilik kazanmıştır. Laz Müziği* temelde insan sesine dayanır. Günümüz Laz müziğini coğrafî olarak Gürcistan(Kafkasya) ve Türkiye(Doğu Karadeniz) olarak iki kısımda incelemek mümkündür.

Türkiye Lazları Müziği - Doğu Karadeniz Laz Müziği

Kuzeydoğu Anadolu’da yaşayan Lazlar* müzik için k’aide(Ney??) kelimesini kullanmaktadırlar. Lazca yazı dili gelişmemiş olduğundan Laz halk edebiyatı ürünü olan türküler sözlü ifade edilip aktarılır. Geleneksel çalgılar olan kemençe ve tulum* Laz müziğinin icrasında -insan sesiyle beraber- temel rol oynarlar. Tulum Lazların ulusal sazıdır. Tuluma Lazca’da guda(Ney?) denilmektedir; Hopa ve Batum yöresinde ise ç’ip’oni(NeyNey)... Kemençe de Lazlarla özdeşleşmiş bir halk çalgısıdır. Kemençeye Lazca’da çemane(NeyNey) denilmektedir; Hopa ve Batum’da ise ç’ilili(NeyNey)... Bir diğer önemli Laz halk çalgısı da kavaldır. Kavala Lazca’da p’ilili(NeyNey) denilmektedir. Laz şarkıları çoğunlukla sevda konusunu işler. Bunda* Laz erkeklerinin eskiden beri ekonomik koşulların etkisi ile evlerini terk edip uzak diyarlara(Sovyet ülkeleri) iş aramaya ya da balıkçılık yapmaya gitmelerinin etkisi büyüktür.



Gürcistan Lazları Müziği – Kafkasya Lazları Müziği

Güneybatı Kafkasya’da Acaristan’da yaşayan Lazlar da müzik için Türkiye Lazları’nın kullandığı k’aide(Ney??) kelimesini kullanmaktadırlar. Ancak bunun yanında mu****’a(NeyNey) kelimesini de kullanırlar. Tulum* kemençe ve kavalın yanı sıra Abhazya ve Samegrelo’da yaşayan Hristiyan Lazların yani Megrellerin çalgılarını da kullanırlar. Yine tuluma* ç’ip’oni(NeyNey)* kemençeye ç’ilili(NeyNey)* kavala ise Gürcistan kültürü etkisi ile salamuri(NeyNey??) derler. Aynı anda iki salamuri çalmak maharet sayılır ve takdir edilir. Doli(Ney?) isimli küçük Kafkas davulu ezgiler arasında ritim tutup* birlik sağlar ve oyunu canlandırır. Tipi* vurgulu bir davuldur ancak buna çubukla vurulmaz. Ğuni ve çonguri(NeyNey?) diğer önemli çalgılardır. Tüm Gürcistan’da olduğu gibi Batum’da da çongurinin yeri ayrıdır. Gürcistan ile özdeşlenen bu çalgıyı Acaralar* Lazlar* Gürcüler* Megreller ve Abhazlar ortak olarak kullanırlar. Telli bir çalgı olan çonguri saz işlevi görür. Yine tüm Kafkasya'yı birleştiren akordeon yani Lazcası ile garmon* Batum’da da kullanılır. Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.

Laz Müziği’nde Türler


Lazuri Dest’ani – Laz Destanı

Enstrümanların bulunmadığı ortamlarda solo ya da koro şeklinde icra edildiği gibi kemençe* tulum ve kaval eşliğinde de söylenir. Konuları daha çok aşk* ölüm* doğa* gurbet* askerlik gibi içtimaî konulardır. Destanlar Laz Müziği’nde öylesine yaygındır ki Lazistan’ın bazı yörelerinde “şarkı” ile eş anlamda kullanılır.

Ok’obalu-Mek’a-Mok’a(Atışmalı Şarkılar)

Daha çok toplu olarak gerçekleştirilen eğlencelerde* iki grup hâlinde* dans eşliğinde ya da sadece vokallerle söylenir. Her iki grupta doğaçlama söz söyleme yeteneğine sahip bir lider bulunur. Bu kişi şarkının akışına göre anlamlı* karşı tarafa cevap niteliğinde* sürükleyici* kafiyeli sözler düzer ve arkadaşlarına söyler ve şarkı* birlikte söylenir. Grup lideri -yorulduğunda veya performansı düştüğünde- değişebilir.
Atışmalı şarkılar* yinellikle kadınlar ve erkekler olarak ayrılan iki grup arasında yapılır. Saatlerce süren bu eğlencenin sözleri zaman zaman müstehcenlik içerebilir* hatta karşılıklı sataşmalara varabilir.

Oşvacu K’aide(Mola-dinlenme Şarkıları)

Bu türe giren şarkılar daha çok tarlada çalışan kadınlar tarafından* dinlenme zamanlarında* çalgısız* grup hâlinde söylenirler. Bu tarz* söyleyicinin duygularını yansıtması ve iç dünyasını anlatması açısından mühimdir.

Bgara

"Bgara"nın kelime anlamı "ağlama"dır. Ölülerin ardından yakılan bir eşit ağıttır. yinellikle kadınlar* ölü evine* ölü yakınlarının acısını paylaşmak için grup hâlinde gittiklerinde söylerler. Ölen kişinin yapmak isteyip de yapamadıkları ile arkasından bıraktığı izleri konu alır.

Nani(Ninni)

Kulaktan kulağa aktarılan bu ezgiler ***n müzik kulağının temelini oluşturur. Laz Müziği’nde* bazı anonim şarkılarda* ninnilerin etkisi ciddî anlamda hissedilir.

Helessa Yalessa-Heyamoli-Heymoli(İmece Şarkıları)

Helessa Yalessa* erkekler tarafından toplu olarak yapılması gereken ağır işlerde* gücü bir yerde toplamak ve ortak bir ritim oluşturmak için söylenen ezgili sözlerdir.

Xoroni(Horon)

Geleneksel Laz halk dansı olan horonlar* tulum ve kemençe eşliğinde* halka şeklinde oynanan; bir kişi tarafından yönetilen şarkılı halk danslarıdır. Tulum çalan kişi topuğuyla yere vurarak ya da topluluk içinden biri çubukla tahta zemin* kazan* kovan gibi sert cisimlere vurup ses çıkararak ritim tutar; horona ve horonculara yardımcı olur. Laz insanın horona olan tutkusu ve horonun arkaik biçimi en iyi şekilde bir Laz deyişi ile özetlenebilir: Tambis mok’limei ixoronams (Çalıya tutunup horon oynuyor). Hopa ve Borçka yörelerinde Kafka**** etkiler gözlenir. Horon figürlerini açıklamak hiç de zor değildir. Tüm hareketler yaşamın içerisinden alınır: deniz işçiliğinde yinelenen el-kol-ayak hareketleri Laz oyunlarının figürlerine yansımıştır.


Batum yöresi Laz oyunları arasında* horonun Kafkasya'daki biçimi “horumi”* “ot’irtinoni” ve “mencelişi” gibi horonlar pek meşhurdur. ”Horumi” nin ikinci figürü “mxucişi” omuz hareketi figürüdür. İkinci kat halka birinci halkanın omuzuna çıkar ve oyunu orada sürdürür. Omuzlardaki bu yük birinci kat halkanın işini güçleştirir. Bu yüzden bu figürdeki ayak hareketleri daha ölçülü ve daha düzeylidir. Batum’daki Laz müziği için Türkiye'dekinin Kafkasya yansıması diyebiliriz. Destan geleneği Batum yöresinde daha ileriye gitmiştir. Öyle ki meşe ağaçlarına kızlı erkekli ekiplerle çıkılıp atışılır.


Dip Not:Bu bilgiyi Bana temin eden Dj KaPTaN Ve Ka®agüLLe'ye TEŞEKKÜR EDERİM...
« Son Düzenleme: Mayıs 02, 2009, 02:33:47 pm Gönderen: AyderRap » Logged

Karadeniz Her Yönüyle Var Bu Rap olsa Bile Karadeniz Rap veya HipHoptada Var
AyderRap
Yeni Üye
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Ayder Rap Karadeniz Rap


Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #3 : Mayıs 02, 2009, 02:41:04 pm »

çok yazdım
az dinleneyim Gülümseme
Logged

Karadeniz Her Yönüyle Var Bu Rap olsa Bile Karadeniz Rap veya HipHoptada Var
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!