Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2
|
|
4
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Acele karar vermeyin
|
: Temmuz 10, 2007, 03:01:58 pm
|
|
Öykü ünlü Çin düşünürü Lao Tzu'nun zamanında geçer... Lao Tzu bu öyküyü çok sever, anlatırmış...
Köyün birinde yaşlı bir adam varmış. Çok fakir... Ama kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki... Kral at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış... 'Bu at, bir at değil benim için. Bir dost. İnsan dostunu satar mı?' dermiş hep...
Bir sabah kalkmışlar ki, at yok... Köylü ihtiyarın başına toplanmış. 'Seni ihtiyar bunak! Bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın' demişler. İhtiyar 'Karar vermek için acele etmeyin' demiş. 'Sadece 'At kayıp' deyin. Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı, bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.' Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler.
Aradan 15 gün geçmeden, at bir gece ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler. 'Babalık' demişler. 'Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için. Şimdi bir at sürün var.' 'Karar vermek için yine acele ediyorsunuz' demiş ihtiyar. 'Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç... Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?' Köylüler bu defa açıktan ihtiyarla dalga geçmemişler ama, içlerinden 'Bu herif sahiden gerzek' diye geçirmişler.
Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler yine gelmişler ihtiyara... 'Bir kez daha haklı çıktın' demişler. 'Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın' demişler. İhtiyar 'Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz' diye cevap vermiş. 'O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar... Ama acaba ne kadar doğru? Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.'
Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş. Köylüler, yine ihtiyara gelmişler. 'yine haklı olduğun kanıtlandı' demişler. 'Oğlunun bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer.' 'Siz erken karar vermeye devam edin' demiş, ihtiyar. 'Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.'
Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlarmış: 'Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.'
|
|
|
|
|
5
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / AMA...
|
: Temmuz 10, 2007, 02:56:47 pm
|
|
Birbirinizi sevin ama,sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın. bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gel-git ile çalkalanan bir deniz olsun sevgi. birbirinizin kadehini onunla doldurun ama,aynı kadehle eğilip içmeyin. ekmeğinizi bölüşün ama,aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın.şarkı söyleyin,dans edin ,eğlenin ama ikinizinde birer yalnız olduğunu unutmayın. çünkü lavtardan dağılan müzük aynı, ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır. yüreklerinizi birbirine bağlayın ama biri ötekinin saklayıcısı olmasın. çünkü ancak hayatın elidir yüreklerinizi saklayacak olan. hep yanyana olun,ama birbirinize fazla sokulmayın. çünkü tapınağı taşıyan sütunlarda birbirinden ayrıdır.çünkü bir selvi ile bir meşe birbirinin gölgesinde yetişemez.
|
|
|
|
|
6
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / BUNLARDAN SONRA
|
: Temmuz 10, 2007, 02:52:36 pm
|
|
BUNLARDAN SONRA
Sağlık.....gerek Huzur.....erek Sevgi.....dilek Para.....bunlardan sonra
Bilgi.....olmazsa olmaz Kültür.....eski beste, ince saz Eğitim.....önce naz sonra niyaz Mevki.....bunlardan sonra
Flört.....davet Tutku.....esaret Aşk.....evet..evet..evet Evlilik.....bunlardan sonra
Haylazlık....üzmeden Çapkınlık....azmadan Sarhoşluk....sızmadan Kumar....bunlardan sonra
Eş....elmayı yedirir İş....çarkları döndürür Çocuk....nesli sürdürür Aile....bunlardan sonra
Zeka....beyinde bir dans Yetenek....doğuşta avans Akıl....kazanılır şans Başarı....bunlardan sonra
Sabır....kilit taşı Ölçü....aklın yoldaşı Hoşgörü....bakmaz şaşı Olgunluk....bunlardan sonra
Nezaket....inceldikçe Tevazu....öğrendikçe Adalet....güçlendikçe İnsanlık....bunlardan sonra
İnatçı....yaşanılmaz Cahil....konuşulmaz Yobaz....tartışılmaz Kötü....bunlardan sonra
Ana.....sevecen Baba.....gülecen Eylem.....müstehcen Doğum.....bunlardan sonra
Hırs....gözleri karartır Nefret....ömrü kısaltır Kıskançlık....aklı azaltır Ölüm....bunlardan sonra
|
|
|
|
|
7
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: ÖZLÜ SÖZLER
|
: Temmuz 10, 2007, 02:40:08 pm
|
|
KADIN KENDİ BAŞINA NE GÜL GONCASIDIR NEDE DİKEN KOKLAMASINI BİLİRSEN GÜL TUTMASINI BİLMEZSEN DİKEN OLUR
Mert olmayan bir insanla işe başlamak, sonu gelmeyecek, ya da kötü bitecek bir yola çıkmak demektir. (Montesquie)
Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır. Montaigne
Belki, Tanrı yanlış insanlarla tanışmamızı istedi doğru insanı tanımadan önce, böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için.
Belki, bir mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur, fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile.
|
|
|
|
|
8
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: ÖZLÜ SÖZLER
|
: Temmuz 10, 2007, 02:36:30 pm
|
|
Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstümüze yağar. ama rengarenk gökkuşağı da yağmurdan sonra çıkar...
KARŞILAŞTIGIN ZORLUKLAR NE KADAR BÜYÜKSE, BUNLARIN ÜSTESİNDEN GELMEKTE O KADAR GURUR VERİCİDİR. EPİKTETOS.
Ümit ,benim ruhumun vazgeçilmez ihtiyaçlarindandir. Z.GÖKALP
Günesi gözden kaçirdim diye aglarsan, yildizlarida göremezsin...Togore
MÜCADELEDEN KAÇANLAR MÜCADELE EDENLERDEN DAHA ÇOK YARA ALIR( OSCAR WILDE)
|
|
|
|
|
10
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: ÖZLÜ SÖZLER
|
: Temmuz 10, 2007, 02:27:04 pm
|
|
AKILLI VE UYANIK OLUN SIZI ÜMITSIZLIGE GÖTÜREN OLAYLAR MUTLULUGA DA GÖTÜREBILIR.
Yalnız yaptığın plânların değil, Başardıklarının da tadını çıkar. Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen. Hayattaki dayanağın işindir, unutma. Sevebileceğin bir iş seçersen, hayatında bir an bile yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.
Başkalarını kendi dertleri karşısında soğukkanlı gördük mü överiz, ama soğukkanlılığı bizim dertlerimize karşı gösterdiler mi, darılır, kızarız. (Montaigne)
Anlatamam derdimi dertsiz insana, dert çekmeyen dert kıymetin bilmez. (Aşık Veysel) Olgun insan güzel söz söylemesini bilen değil, söylediğini yapan ve yapabidiğini söyleyebilen insandır.
|
|
|
|
|
11
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: ÖZLÜ SÖZLER
|
: Temmuz 10, 2007, 02:20:18 pm
|
|
EGER ŞUNUN BUNUN TEVECCÜHÜNDEN
KUVVET ALMAYA TENEZZÜL EDERSENIZ
HALINIZI BILMEM
FAKAT GELECEGINIZ CÜRÜK OLUR......!
K.ATATÜRK
İnsan yinellikle başkalarina sürmek istedigi camura bulanir.
C. Şehabettin
|
|
|
|
|
12
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / ÖZLÜ SÖZLER
|
: Temmuz 10, 2007, 02:17:01 pm
|
|
ÖZLÜ SÖZLER
Çalışmak hayat,düşünmek ışıktır.
Gün nasıl yenilerse kendini günbegün sende yenile, yinele. Konfiçyüs
HIC BIR ŞEY INSAN KADAR YÜKSELEMEZ VE ONUN KADAR ALCALAMAZ.
Gercek bir taş kadar sert bir gonca kadar da yumuşaktir.
M. Gandi
|
|
|
|
|
13
|
Bilim ve Bilişim / Bilim ve Teknoloji / AFFETMEYİ BİLENLER DAHA SAĞLIKLI
|
: Haziran 24, 2007, 05:59:22 am
|
|
AFFETMEYİ BİLENLER DAHA SAĞLIKLI
Amerikalı bilim adamlarına göre, affetmesini bilen insanlar hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı...
Stanford Üniversitesi nde görevli bilim adamı Frederic Luskin ve ekibi, San Francisco kentinde oturan 259 kişi üzerinde araştırma yaptı. Denekleri 6 kez 1,5 saatlik oturumlara çağıran bilim adamları, bu oturumlarda katılımcıların affetmeyi öğrenmesini sağladılar.
Araştırma çerçevesinde kötü anılarını konuşarak paylaşan denekler,daha sonra kendilerine zarar veren kişileri canlandırarak içlerinden onlarla konuştular.
Kendilerine zarar veren kişileri affeden katılımcıların çoğu, deney sonrasında daha az acı duyduğunu belirterek, stresten kaynaklanan sırt ağrısı, uykusuzluk ve mide ağrısı gibi ruhsal ve fiziksel belirtilerin de önemli ölçüde azaldığını kaydetti.
Deneklerin çoğu, gelecekte meydana gelebilecek benzer olaylarda tekrar affetmeye hazır olduğunu da söyledi. Deney için, fiziksel şiddete maruz kalanlar değil, hakarete uğrayan kişiler seçildi.
|
|
|
|
|
15
|
Kent Forumu / İş / Ynt: iş adamlarının ilgisini bekliyoruz...
|
: Haziran 24, 2007, 05:42:25 am
|
|
İş adamları ve kendi şehirlerine imkanları ile faydası dokunabileceklerin işsizlik konusunda, gençlere yardımcı olmalarını beklemekteyiz.artık göçveren bir sehir olmaktan çıkmak için iş olanaklarının yaratılmasını temenni ediyoruz.
|
|
|
|
|