Mesajları Göster
|
|
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 ... 57
|
|
31
|
Film, Sinema, Dizi, Altyazı, ve Paylaşım Programları / Yerli Filmler / Tatar Ramazan 1 - 2
|
: Temmuz 06, 2008, 01:32:47 pm
|
Kerim Korcan`ın aynı isimli eserinden uyarlanan serinin ilk filminde (ikincisi için bknz: Tatar Ramazan Sürgünde) olaylar İkinci Dünya Savaşı`nın bütün hızıyla sürdüğü 1942 yılında geçmektedir. Ahmet Kaya`nın müziklerini yaptığı film Cumhuriyet gazetesinin o dönem attığı manşetlerle açılır. Toprak sahiplerinden Abidin Ağa`nın oğlunu vuran Tatar Ramazan dört yıl hapis yatmıştır. Çıktığında Zeynep ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler. Oda sahnesinde, Ramazan evi satıp beraber İzmir ya da İstanbul`a gitmeyi planladığını söyler. Fakat Abidin Ağa`nın oğlu Necmi yakasını rahat bırakmaz ve kısa bir süre sonra yağmurlu bir günde Hamdi`yle birlikte Ramazan`ı sıkıştırır, Ramazan yaralanır fakat bıçağıyla Hamdi`yi öldürür. Necmi kaçar. Bu olay üzerine 11 yıl hapis yiyen Ramazan tekrar hapishaneye düşer. Bu arada Zeynep de sürekli aile baskısı altındadır. Gittiği hapishanede kimseye bulaşmamaya çalışan Tatar Ramazan esrar satan, kumar oynatan bir koğuş ağasıyla karşılaşır. Başlarda "rahat durmadı demesinler" diye kimseye bulaşmamaya çalışır. Aynı zamanda hapishanede İdamlık Hüseyin`e de ağabeylik eder fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır. Zamanla koğuş ağasının (Koca Mustafa ve Cıbıl Halil) da gardiyanlarla beraber olduğunu görür. Sonunda dayanamayarak Mustafa`ya bir tokat patlatır. Mustafa bu tokadı sindiremeyerek geceleyin Tatar Ramazan`ı arkadaşlarıyla öldürmek ister fakat Ramazan olayı anlar ve Mustafa`yı bıçaklayarak öldürür. 7 sene daha alır ve sürgüne gönderilir. http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=6979295859471002793
|
|
|
|
|
38
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Çok İlginç Bilgiler
|
: Haziran 23, 2008, 02:14:12 pm
|
|
Bir yılan 3 yıl uyuyabilir. -Bal bozulmayan tek gıdadır. -Ördeğin sesi yankı yapmaz. -Denizyıldızlarının beyni yoktur. -Üzüm mikrodalga fırında patlar. -İnsan yılda en az 1460 rüya görür. -İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır. -Karınca iki hafta su altında yaşayabilir. -İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar. -Parmak izi gibi herkesin dil izi de farklıdır. -"Pi" sayısının bir milyarıncı rakamı 9'dur. -Dünyada insanlardan daha çok tavuk var. -Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir. -İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır. -Hiçbir kağıt 7 defadan fazla 2'ye katlanamaz. -Türkiye'de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var. -Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar. -Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur. -El tırnakları ayak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzar. -Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor. -Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz. -Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar. -Günde 24 saat sayı saysanız, 1 trilyona ulaşmanız 31 bin 688 yıl alır. -Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor. -Eksi 90 derecede nefesimiz, havanın ortasında donar ve düşer. -Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder.
-Çin'de İngilizce konuşan kişi sayısı Amerika'dan daha fazladır.
-Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.
-13 rakamının uğursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD'de birçok otelde 13.katta oda bulunmaz.
-En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 2,72 metre boyunda ABD'li R.P. Wadlow olmuştur.
-Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir.
-Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.
-İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.
-İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500 -700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tüketir.
-Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıç'tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır.
-Michel Jordan bir yılda Nike'den Nike'ın Malezya fabrikası personelinin hepsinden fazla para kazanıyor.
-ABD, Ohio'da lisans olmadan fare yakalamak yasaktır.
-Eğer aynı zamanda aksırır, hıçkırır ve gaz çıkarırsanız, patlarsınız.
-Aşıkken beynimiz "phenylethylamine" üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar. Bu kimyasal madde çikolatada da vardır.
-Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.
-Birinci Dünya Savaşında Fransa ülkedeki tüm taksileri devraldı ve askerler cepheye bu taksilerle taşındı.
-1994 Dünya Kupası'nda, Bulgaristan futbol takımının 11 oyuncusunun hepsinin isminin sonu "OV" ile bitiyordu.
-Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.
-Kahve sarhoş bir insanın ayılmasına yardımcı olmaz. Hatta çoğu zaman alkolün etkisinin artmasına yol açar.
-Kereviz yerken harcanan kalori,kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
-Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.
-Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hücreleri ölmeye başlar, ama yine de bu süreyi 5 dakika daha uzatmak mümkündür.
-İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz.
-Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
|
|
|
|
|
39
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Coca Cola ve Faydaları
|
: Haziran 23, 2008, 02:13:18 pm
|
|
Coca Cola ve Faydaları..
--------------------------------------------------------------------------------
Büyük olasılıkla az sonra okuyacağınız bir çok şeyi siz zaten daha önceden biliyordunuz (!) ya da bilmeyenler "hadi canım, saçmalık " diyeceklerdir.
Eğer öyle olduğunu düşünüyorsanız, burada anlatılanlara inanmadıysanız denemesi bir cola parasıdır. Yani bir kutu Coca Cola veya Pepsi yeterli
Gelelim COCA COLA ve PEPSİ ile ne gibi pratik işler yapabileceğinize:
TUVALETİ TEMİZLEMEK İÇİN: Bir kutu kolayı klozetin içine dökünüz. Bir saat kadar bekleyiniz ve sifonu çekiniz. Koladaki sitrik asit hela başındaki lekeleri yok edecektir.
KROM TAMPONLARDAKI PAS LEKELERINI YOK ETMEK İÇİN : Arabanın tamponunu Coca Cola''ya batırılmış bir sigara paketinin içindeki alüminyum folyosuyla iyice ovunuz. Tertemiz olacaktır.
AKÜ KUTUP BAŞLARINDA ÇAPAĞI TEMİZLEMEK İÇİN : Bir kutu kolayı kutup başlarına dokun ve bütün çapak yok olsun.
PASLANMIŞ BİR CiVATAYI SÖKMEK İÇİN : Coca-Colaya batırılmış bir bezi bir kaç dakika paslı cıvatayı uygulayınız. Bir kaç dakika sonra rahatlıkla dönecek ve çıkacaktır.
ELBİSENİZDEKİ YAĞ LEKESİNİ ÇIKARMAK İÇİN : Bir kutu kolayı lekeli giyeceklerin üstüne boşaltın, deterjanı ekleyin ve her zaman yıkadığınız gibi yıkayın. Coca-cola yağ lekelerinin yok olmasına yardım edecektir.
Ayrıca araba ön camlarındaki her türlü kuş pisliği yapışan sinekler veya ağaçlardan dökülen toz , polen, yapışkan maddelerin çıkarılması en iyi madde COCA COLA + PEPSI ''dir. * * * Haa... isterseniz bu çok kuvvetli temizleyicinin geriye kalanını içersiniz. Bakin bu da bir fayda. Fayda ise eğer???
Peki nedir bu Cola''nin bu kadar etkileyici temizliklerde bile kullanılabilmesinin sebebi? Coca-Cola ve Pepsi''nin ortalama pH değeri 3.4 tur. Bu asidi de dişleri ve kemikleri eritmek için yeterlidir. Temizliklerde bu kadar etkili olmasının sebebi budur.
Aslına bakarsanız Cola ile dünyada kimsenin tavsiye edemeyeceği KARBONDİOKSİT içiyoruz. Hani şu dışarı atmak için devamlı nefes alıp verdiğimiz, atmak için uğraştığımız KARBONDİOKSİT...!
2001 yılında Delhi Üniversitesinde "kim daha fazla Coca-Cola içecek" diye bir yarışma yapıldığında, sekiz Litre Coca-Cola içerek kazanan ve 10 dakika içerisinde herkesin gözü önünde ölen kişinin haberini duymuşsunuzdur . Neden öldü? Çünkü çok fazla karbondioksit almıştı ve kanında yeterli oksijen yoktu.
Başka bir örnek: Kırılmış dişinizi bir şişe Coca Cola''nin içine koyun ve 10 gün sonra bakın... Diş 10 Günde büyük oranda erir. Halbuki dişler ve kemikler ölümden sonra bile en fazla dayanabilen organlarımızdır ... Bir şişe kola içerek midenize ve dişlerinize ve bağırsaklarınıza ne yaptığınızı bir düşünün...
Peki bunları niye yazdık ve niye herkes okusun istiyoruz? Bu Coca-Cola ve Pepsi ile ilgili gönderilen yazı; genç bir grubun ortak platformlarda aldıkları bir kararın ürünüdür.
Bu yazı İnternet üzerinden gönderilerek yayılması amaçlanmıştır. Zaten onlar da büyük kartellerden boyalı medyadan ya da yaz eylemcisi kimi sivil toplum örgütlerinden destek beklemiyorlar. Yoksa bu tiplere yaptıkları parasal desteği ya da promosyon adı altında verilen "sus" paylarını vermezler.
Bu kadar zararlı bir içecek nasıl olurda bu kadar bilinçsizce tüketilebilir ve biri Amerikan firması olmak üzere bu şirketler bu kadar kar elde edebilir?
İşte bu bilinçsizliği önlemek için çevrenize, sevdiklerinize ve özellikle ***nıza bunları anlatın.
Belki bu kampanya fazla bir ses getirmeyecek olabilir. Ama ne kadar kişiye ulaşırsa o kadar büyük etki yapacaktır.
|
|
|
|
|
40
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Mavi Gözlü İnsanların Ataları Karadenizde Yaşamış
|
: Haziran 23, 2008, 02:12:25 pm
|
|
Şimdiye kadar mavi gözlerin nasıl ortaya çıktığı, her zaman yinetik bir gizem olmuştur.
Kopenhag Üniversitesindeki araştırmacılara göre; 6-10,000 yıl önce olan tek bir mutasyon, yer yüzündeki tüm mavi gözlerden sorumludur.
Human yinetics dergisinde yayınlanan araştırma, OCA2 olarak adlandırılan bir gende meydana gelen mutasyonun yaklaşık 8,000 yıl önce Karadeniz'in kuzey doğu kıyılarına yakın bir yerde gerçekleştiğini gösteriyor.
Gen, iris'i mavi yapmıyor, bundan ziyade kahverengi melanin pigmenti üretimini engelliyor.Normalde hepimiz kahverengi gözlere sahibiz diyor, takımın lideri olan Dr. Hans Eiberg.
Aynı zamanda şu anda birçok insan kahverengi göze sahip. Muhtemelen son buzul çağının bitmesini takiben ortaya çıkan hızlı kolonileşme esnasında yayılan nadir bir mutasyon; Avrupalıların tuhaflığına (saç ve göz rengi), insan evriminin en büyük sırlarından birine ışık tutuyor.
Avrupa ve yakın doğulular, kendilerini insan ırkının geri kalanından ayıran birçok karakteristik özelliğe sahipler.
Avrupalıların tek farkları sadece mavi gözleri değil (bazı İskandinav ülkelerinde bu oran yüzde 95) ayrıca diğer etnik gruplardan çok farklı tenleri ve saç renkleri de söz konusu.
Sadece Avrupa da, çok sayıda sarışın, kızıl, esmer, soluk tenli, yanık tenli, mavi gözlü ve yeşil gözlü insanı bir arada yaşarken bulabilirsiniz.
Dünyanın geri kalanıysa birbirine benzer şekilde koyu renk saçlı ve koyu renk gözlüdür.
Bir teoriye göre, Avrupa'nın soğuk havasının ve kapalı gökyüzünün bunda payı olduğu yönündedir.Kuzey bölgelerde bulunan, güneşe karşı hassas, dünya nüfusunun yüzde sekizini oluşturan mavi gözlü insanların, beyaz tenleri D vitamini üretimi açısından daha iyidir.
İleri sürülen başka bir fikre göre, Avrupa'da görülen bu garip ten, göz ve saç renkleri, 25,000 yıl önce ölmüş Neandertal (eski insanlar) melezlerinden kaynaklanmaktadır. Belkide Neandertaller sarışın yada kızıl saçlıydılar ve bu genleri onlar bize aktardılar.Bu teorideki sorun, kanıt olmaması, kemiklerden alınan Neandertal DNA kalıntıları, Homo sapienlerle çiftleştiklerine dair herhangi doyurucu bir kanıt içermiyor.
Muhtemelen, sarı saç ve mavi gözün ortaya çıkmasıyla ilgili en akla yatkın teori, seks seçimi olarak bilinen mekanizmadır. Kadın ve erkeklerin, sıra dışı bir özellikten dolayı eşlerini seçmeleri, illaki bedenle ilgili değil ancak basitçe olağan olmayan bir şeyden dolayı seçmeleri olabilir. Tavus kuşunun devasa kuyruğu (diğer yandan bir işe yaramayan) bunun için en iyi örnektir. Ortada eş seçimi için bir çok mücadele olduğundan seks seçimi önce gelir.Teoriye göre Avrupa da, erkeklerin çoğu, zamanlarını avlanarak geçirdiği için geride az sayıda erkek kalıyordu.
Bazı kavimlerde, sarı saça sahip kadınlar, az sayıda olan erkeklerle eş olabilme aşamasında onların dikkatini çekmek konusunda daha çok şansa sahip oluyordu. Geçmişte bile, sadece mavi gözlü ve sarışın olanlar rağbet görmüyordu, ancak aynı zamanda kesinlikle fazlaca eğleniyorlardı.
|
|
|
|
|
41
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / Dinlemeye Osmanlı çözümü!
|
: Haziran 23, 2008, 02:11:38 pm
|
|
Bu dünya üstünde dinlenilemeyen bir telefon hala icat edilmedi... İş adamlarının ‘dinlenilemez’ olduğu için tercih ettiği dünyanın en pahalı cep telefonu Vertu’nun da telekulaktan kaçamadığı belirlendi. Dinlenmeye karşı tek kurtuluş ise su sesi...
SUDAN ÇARELER
Sadece mahkeme kararıyla güvenlik güçlerinin telefon ya da ofisleri dinleyebildiği halde piyasada satılan casus ürünler herkesin istediği her yeri dinleyebilmesine olanak sağlıyor.
bu durum sadece ülke güvenliği için değil ticari sırların ele geçirilmesi için de kullanılıyor.
Ticari sırlarının ele geçirilmesinden korkan işadamları da ‘sudan çareler’ üretiyor.
DİNLEMEYE KARŞI OSMANLI YÖNTEMİ
Uzmanlar ‘Telefon ya da mekan dinlemelerinde kaydedilen seslerin arka fonlarındaki bütün gürültüler teknik olarak temizlenebiliyor. Böylece kısık sesle konuşmalar ya da gürültü nedeniyle anlaşılamayan tüm sözler netleşiyor. Ancak bir ses var ki onu hiçbir teknik yöntem arka fondan temizleyemiyor. O da su sesi.
O nedenle ofislerinin dinlenmesini istemeyen işadamları işyerlerinin ortasına fıskiye ya da şelale yaptırıyorlar. Bu artık son yıllarda bir trend halini aldı’ diyorlar.
Bu yöntemin Osmanlı döneminde padişahlar tarafından da kullanıldığı biliniyor. Develete ait özel işleri konuşmak isteyen padişahların vezirleriyle yaptıkları toplantılarını dinlemeyi engellemek için fıskiye başında yapıyorrdu.
|
|
|
|
|
42
|
Yaşam / Müebbet Muhabbet / En İlginç Ölüm Şekilleri
|
: Haziran 23, 2008, 02:08:44 pm
|
 Bir Fransız 1998 Yılında intihara karar verdi. Bunun için deniz kıyısındaki bir yamaca tırmandı. Yamaçtaki kayaya ipi bağladı, bir ucunuda boynuna geçirdi. Ardından garanti olsun diye bir şişe zehir içti ve kendisini ateşe verdi. Sonrada uçurumdan aşağı atladı. Tam atlarken elindeki silahla başına ateş etti. Kaderin garip cilvesi, kurşun sekerek boynundaki ipi koparttı. Uçurumdan düştüğü su vücudundaki ateşi söndürdü. Su çok soğuk olduğundan vücudu şoka girdi ve içtiği zehri kustu. Sudan bir balıkçı onu çıkarttı ve hastaneye kaldırdı. Adam hipotermiden yani vücut ısısının çok fazla düşmesi sonucu öldü.  İngiltere'de, Stanford'ta bir grup iş arkadaşı bir ostlarına 50. doğum günü günü için özel bir parti verdi. Bir pastanın içinden çıkacak dansöz dâhi ayarladılar. Ancak adam pastadan çıkan çıplak dansözü görünce kalp krizi geçirip öldü. Çünkü pastadan çıkan kız kendi kızıydı.(:rolleyes:)  27 yaşındaki bir adam hastanenin acilini arayıp nefes alma güçlüğü yaşadığını bildirince hemen ambülans ile hastaneye kaldırılıyor. Hastanede adamın burun spreyi yerine yapıştırıcıyı burnuna sıktığı anlaşılıyor. Sonucı tahmin edersiniz  1901 yılında MAUD WİLLARD bir fıçıiçinde kendisini Niagara Şelalesi'ndenaşağı attı. Maud bu atlayışla ölmedi. Onu öldüren zorla fıçıya soktuğu köpeğinin burnunu fıçıdaki tek hava deliğine dayamasısı ve sahibine yer vermemesi, havasızlıktan ölmesine sebep olur.  1929 yılında ingiltere'de itfaiyeciler becerilerini sergilemek için bir gösteri düzenlediler; dokuz çocuk yanan bir evden kurtarılacak sözde kurbanlar olacaktı. itfaiyecilerden biri kullanmayı planladıkları sis bombalarını unutup, evi gerçekten ateşe verdi. ***n hepsi yangında ölürken, onları manken sanan kalabalık çılgınca alkışlıyordu.(Ben sadece Türkiye'de olur sanıyordum böyle şeyleri...)  ünlü oyun yazarı Tennessee Williams'ın ölümü de enterasan olaylar arasında. 71 yaşındaki yazar, burun spreyini sıkmak için başını arkaya yatırdığında, ağzına düşürdüğü spreyin kapağı boğazına takılınca, boğularak öldü.  1982 yılında new orleanslı bir golfçu 13. delikte kötü oynadığı için sopasını nefretle fırlattı. sopa golf arabasına çarpıp, ikiye bölündü. arabanın mili fırlayıp golfçunun ensesine çarptı ve boyun toplardamarlarını parçaladı.  24 yaşındaki oyuncu peg entwistle asla bir yıldız olamayacağı fikrine kapılıp dağın tepesindeki hollywood yazısının h'sinden atlayarak intihar etti. ölümünden sonra ona gelen postayı ev arkadaşı açtı. posta entwistle'la rol teklif eden bir yapımcıdandı. önerilen rol de intihar eden bir kızın canlandırılmasıydı.  1857 yılında geealeka xhosa kabilesinden güney afrikalı bir kız bir rüya gördü. rüyasına göre halkı bütün dünyevi mallarını yok ettiğinde ruhlar onların ülkelerini çalan beyaz adama karşı zafer elde etmelerini sağlıyordu. kabile kıza uyup sahip olduğu herşeyi yok etti ve 25 bin kişi açlıktan öldü.  1600'lerin ispanya kralı ııı. philip ateşin karşısında çok uzun süre oturması sonucunda vücut ısısı çok yükseldiği için öldü. peki kral çok ısındığı halde neden ateşin önünden çekilmedi? çünkü bunu düşünmek onun görevi değildi. kralın sandalyesini ateşten uzaklaştırmakla görevli sarayın ateşçisi ise o gün izinliydi..
|
|
|
|
|