Trabzon Forum | resim, fotoğraf, müzik, video, rehber, rapidshare, mp3
Kasım 21, 2008, 12:19:02 pm *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Forumumuza Hoşgeldiniz.İyi vakit geçirmeniz dileklerimle.
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  

  Mesajları Göster
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6
46  Meydan Parkı / Fotoğraflar / Ynt: Trabzon.org Fotoğraf Sitesi : Temmuz 12, 2007, 02:21:50 am
You're wvelcome, thank you for sharing your pictures...
47  Kültür ve Sanat / Folklor ve Mitoloji / Ynt: Karacaoğlan başına gelecekleri bildi : Temmuz 12, 2007, 02:08:08 am
Büyük bir halk şairi olan Karacaoğlan'ın hayatı üzerine yapılan araştırmalarda kesin bir bilgi yoktur. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ve şiirlerinde yapılan incelemelerden onun 1606 da doğmuş 1670 yılında ölmüş olduğu tahmin edilmektedir. Her nekadar doğduğu yer bilinmiyorsa da öldüğü ve mezarının bulunduğu yer bellidir. Kendisinin Güney Anadolu'da yaşayan Türkmen aşiretinden olduğu daha doğrusu İçel'li olduğu muhakkaktır.Şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla kendisi pek çok yer gezmiş,aşkı ve tabiat sevgisini yaşadığı hayatı, çağının konuşma dili ile öz türkçe olarak işlemiş ve anlatmış bir halk şairidir.
Bugün kesin olarak bilinen bir şey varsa o da mezarının İçel'in Mut İlçesi'ne bağlı Karacaoğlan Köyü'ndeki Karacaoğlan tepesinde Karacakız tepesi ile karşı karşıya olduğudur.
Mezar 1997 yılında anıt mezar haline getirilerek Kültür Bakanı İstemihan Talay tarafından ziyarete açılmıştır. Karacaoğlan aynı zamanda tarihte heykeli dikilen, bilinen ilk ozandır. İçel'in Mut İlçesine Heykeltraş Prof.Hüseyin GEZER tarafından yapılan heykeli 8 haziran 1973 günü dikilmiştir.Yörede onun şiirlerinden pek çoğu halk arasında söylenir bazıları türküleştirilmiştir.

Çeşitli kaynaklara göre Kozana bağlı Feke İlçesi'nin "Gökçe" köyünde, "Mamalı" da, "Binbuğa"da, "Erzurum"da "Zobular"da, "Gökçeli"de, "Varsak da, hatta "Belgrad"da doğduğu öne sürülmüştür. Fakat, kanımızca en sağlam ve eski kaynak, Akşehirli Ahmet Hamdi Efendi'nin hatıra defteri olup, inandırıcı delillere da-yanmaktadır. Hamdi Efendi, Varsak köyünde 1876 da hatıra defterine şu satırları kaydetmiştir: "Malum ola ki Karacaoğlan Varsak karyesinde dünyaya gelüp babası Türkmen aşiretinden Kara İlyas, fakir-el hal olmağla sayd-ü şikarla taayuş eder olup 1013 (M .1604) tarihinde Kozan dere-beylerinden Hüsa m Beyin sayıl namıyle tut-kap asker devşirdiği hengamda İlyas dahi tutulup götürülerek orada gaip olduğu için lakapları Sayıloğlu kaldığı ve el- yevm karyei mezbur hanedanı Sayılzade Mehmet Efendi'den anlaşılmıştır. Karacaoğlan'ın ismi Hasan olup öksüz büyümüş. Vechen karayağız ve fakir çocuğu olduğu için buna Karacaoğlan denülüp böylece anıldığı. Karacaoğlan delikanlı iken munis ve zeyrekliği hasebiyle ol vaktin karye ağalarından serdengeçti Osman Ağa Karaca Oğlan'ı evlatlık şekliyle diğer fakir bir aile kızıyle teehhül ettirmiş ise de kız hor ve çirkin olduğundan Kara caoğlan babası gibi Sayıl askerliğine tutulacağını anlayup yirmi dört yaşında Varsak'tan firar-la mekanın gaip ederek, encam Maraş'ta Zülgaroğlu (Zülkadir olacak) Hüsam Bey' in himayesinde altı sene teehhül ümidiyle kalıp, teehhül ümidi münkesir olunca ora-dan müfarekatla yine geşt-i diyara başlayıp on dokuz sene sonra vatanına gelmişse de fazla barınamayıp elli beş yaşında Tarsus tarikıyla tekrar geşt-i diyara der-ban oldu-ğu (1)", kayıtlıdır. Han Mahmut adli halk hikayesinde ve diğer bazı anlatımlarda Karacaoğlan'ın Tarsus'ta Karaca Kız adındaki bir yörük beyi'nin kızına aşık olduğu, vermedikleri için kızın, arkasından da Karacaoğlan'ın Kırklar mağarasına, bazı kaynaklara göre de Eshab-ı Kehf Mağarasına çekilerek orada öldüğü rivayet olunur. İshak Refet Işıtman ise, 1933 yılında yayınladığı Karacaoğlan adlı eserinin 33. sayfasında "Şairin menkıbeleri arasında Karaca Kız adlı birisini sevdiği söylenir ve ölünceye kadar bu sevginin devam ettiği, fakat birbirlerine kavuşamadıkları, en sonunda Karacaoğlan'ın bir tepeye, Karaca Kız'ın da onun karşısındaki bir tepeye gömüldükleri anlatılır. Bu tepeler Çukurovada imiş", demektedir. Bizim görüşümüze göre buradaki Çukurova'dan Çukur Köyü'nün anlaşılması gerekir. Zira Çukur köyü (şimdi Karacaoğlan) Karaca Kız ve Karacaoğlan Tepeleri'nin düzlüğündedir. Fuat Köprülü'nün araştırma yaptığı dönemlerdeki ulaşım imkanları dikkate alınırsa, Mut İlçesi dahi belli çevre dışında bilinmezken Çukur köyünün bir araştırmacı için bilinmesi elbette mümkün değildir. Esasen şimdiki Çukur (Karacaoğlan) köyü 1286 yıllarında Sarıkavak beylerinden Hacı Kadir ağa zamanında eski yerinden nakledilmiştir. Karacaoğlan tepesinin birkaç kilometre kuzey batısına düşen eski Çukur içme ve kullanma sularını sarnıçlardan sağlayan bir kıraç yayladır. Sarıkavak beylerinin yaylası olan bu köyün 8 kilometre kadar doğuya nakledilmesinin bir de hikâyesi vardır. Rivayete göre köyün çobanı, sürünün içinden bir tekenin sık sık ayrılarak sakalı ıslanmış şekilde geriye döndüğünü görür ve merakla takip eder. Görür ki şimdiki köyün hemen yakınında bir kaynak vardır ve teke tesadüfen bulduğu bu kaynaktan iç güdüsüyle şaşırmadan gidip, suyunu içtikten sonra dönmektedir o Bundan sonra sadece yazları oturulan eski Çukur su kaynağına yakın yerde yeniden iskân sahası haline getirilir. Köy devamlılık kazandıktan sonra halk Karacaoğlan mezarını adeta ziyaretgâh haline getirmiş, ona evliyalık izafe etmiş, tepenin adına zamanla Erenler Tepesi de denmeye başlanmıştır.......
                                                                                   
                                                                                                         --Alintidir--

Karacaoğlan, etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır. 1606’da doğduğu, 1679’da ya da 1689’da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm ise şiirinin bu bütünselliği içinde beliren başka temalardır.


Doğum yeri gibi, ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm ise şiirinin bu bütünselliği içinde beliren başka temalardır.
  Karacaoğlan

   
  Vara vara vardım ol kara taşa
    Hasret ettin beni kavim kardaşa
    Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

           Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
           Acıdır ecel şerbeti içilmez
           Üç derdim var birbirinden seçilmez
           Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
48  Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: öldükten sonra öteki taraf tepkileri... : Temmuz 11, 2007, 12:25:40 am
Oteki dünyayi dusundurdugundenmidir  yada uykum geldigindenmidir pek gulemedim Derya bacimmmmmm
yinede emeklerine saglik.... Göz kırpan Kararsız
49  Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: Sizi en iyi anlatan şarkı... : Temmuz 11, 2007, 12:20:46 am
Cengiz Ozkan----Gonul sana nasihatim  cagirlmazsan varma
seni sevmezse bir guzel baglanipta durma gonul..
50  Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: ÖZLÜ SÖZLER : Temmuz 11, 2007, 12:11:00 am
Yaşlanarak değil, yaşayarak kemale erilir. Zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.

                                                                                 "Kim demis bilmiyorum bi yerde okumustum" Utandım
51  Meydan Parkı / Fotoğraflar / Ynt: Trabzon.org Fotoğraf Sitesi : Temmuz 11, 2007, 12:01:38 am
Wonderful, these are very nice pictures Thanks.
52  Meydan Parkı / Fotoğraflar / Ynt: trabzon yaylalarından Akkese : Temmuz 10, 2007, 11:52:35 pm
Cok tesekkurler paylastiginiz icin...
53  Yaşam / Müebbet Muhabbet / Ynt: doğum tarihinize göre hangi ağaçsınız ve özellikleriniz : Temmuz 09, 2007, 03:15:51 pm
Ben kestane ne kadar dogrudur bilmem ama   beni anlatiyor..
54  Trabzon Forum / Üyeler ve etkinlikler / Ynt: Yeni üyeler burada merhaba diyor : Temmuz 07, 2007, 05:10:58 pm
Mersinliyim ama kesinlikle TRABZONluyum arkadaşlar hatta olayı abartarak ordan evlendim:)daha rahat trb luyun demek için ...aranıza katılmak güzel .MERHABA
Merhaba!! Hos geldiniz:) sirf Trabzonluyum demek icin mi evlendiniz?  Sırıtan Ask yok mu ?ask Kahkaha Kahkaha
55  Kültür ve Sanat / Dil ve Edebiyat / Ynt: Ahmet Yesevi : Temmuz 07, 2007, 04:44:36 pm
Yasadıgı yuz yılda yaptıgı calısmalarla, soyledigi hikmetlerle insanlıgın huzurunu ve mutlulugunu amac edinmis.
Bu amacini da dusuncesiyle, hikmetleriyle, yasayisiyla acik bir sekilde ortaya koymustur.
Kendi hayatini insanlik icin harcayan ender sahsiyetlerden biri olan...
 Hoca Ahmet Yesevi cok dogru bir paylasim olmus emeklerinize saglik..
56  Kültür ve Sanat / Dil ve Edebiyat / Ynt: Can YüceL : Temmuz 07, 2007, 04:31:12 pm
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten yinellikle o daha az sever seni,
Senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
-------Can Yucel den------
57  Trabzon Forum / Üyeler ve etkinlikler / Ynt: selam hemşolarım : Temmuz 07, 2007, 04:20:24 pm
Benimde Annem Espiyeli babam Tirebolulu bende Istanbulda dogma  buyume aslen Giresunlu yum misafir kabul ederseniz bende burada olmaktan mutluyum; Suremeneli degilim diye istemezsenizde giderim Masum Utandım
58  Trabzon Forum / Üyeler ve etkinlikler / Ynt: Yeni üyeler burada merhaba diyor : Temmuz 07, 2007, 04:11:17 pm
üzgünüm_28  hoşgeldin  ve sen ağlama kıyamette kopmasın
Iyide benden sonra gelmissin yenisiniz siz "hos geldiniz! Olur kiyamet kopmicaksa aglamam, ne olcak Gülümseme
59  Meydan Parkı / Fotoğraflar / Ynt: bizim oranın evlerıne benzıyormu ? : Temmuz 06, 2007, 11:11:05 pm
Valla ben sizin oranin evlerini gormedigim icin, benzeyip benzemedigi konusunda bi yorum yapamicam ama guzel resimler...
60  Meydan Parkı / Haberler / Ynt: İsrail'in Trabzon' da oynadığı oyun : Temmuz 06, 2007, 10:39:42 pm
Cok dogru ve anlamli bir paylasim  tskler...Israilin oyunlari sadece Trabzonlu genclerle sinirli degil ki,  Ulkemiz karanlık ve karmasık bir ortama dogru suruklenmeye calisilmakta Kızgın Üzgün Üzgün Üzgün
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks