Trabzon Forum | resim, fotoğraf, müzik, video, rehber, rapidshare, mp3
Ağustos 21, 2008, 10:23:54 pm *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Forumumuza Hoşgeldiniz.İyi vakit geçirmeniz dileklerimle.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Serkan Türk-Uzak Yaz adlı Öykü Kitabı  (Okunma Sayısı 1215 defa)
serkant
Yeni Üye
*

Karma: -1
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 12

serkant61@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Aralık 14, 2006, 05:24:18 am »

Kül sanat yayınları arasında Aralık ayında yayımlanan Uzak Yaz isimli öykü kitabında 17 öykü yer alıyor. Çeşitli dergilerde öykü ve şiirlerini yayımlamış Serkan Türk'ün ilk öykü kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Logged
serkant
Yeni Üye
*

Karma: -1
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 12

serkant61@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Mayıs 05, 2007, 09:44:17 am »

Taka Gazetesinden Yakup Karbuz'un Salı Söyleşisidir. 07.02.2007

SORUYORUM
Serkan Türk Trabzonlu genç bir yazar. Trabzon’da yaşıyor. Yaşadığı topraklarda, duyumsadıklarını yüreğinin diliyle kaleme alıyor. Onun yazdıklarını, radyodaki programlarını yıllardır takip ediyorum. Ve elbette sımsıcak dostluğunu…Kentimiz günlerdir cinnet kenti olarak anlatılıyor, eleştiriliyor hatta haksız suçlamalarla yerden yere vuruluyor. Tüm bunları yazarken kendi özeleştirimizi yapmaktan kaçınalım demiyorum elbette... Kuşkusuz içimizdeki bataklığı da tespit edecek onun üzerine de gideceğiz. Tüm bunları yapacağız yapmasına ama içimizdeki renkleri, içimizdeki güzel sesleri de göreceğiz. Kendi karanlık yanımızı gördüğümüz-gösterdiğimiz gibi aydınlık yüzümüzü de görmeliyiz ki geleceğimiz ışıklı olsun. Serkan Türk; bize, Türkiye’ye bu şehirde gençlerin yalnızca şiddet değil sanat da ürettiğini gösteren önemli bir isim. Onunla tanışınca bunu daha iyi anlayacaksınız. Sizi, üreten gençlerimizle de buluşturmaya devam edeceğim…

Radyoculuk devam edecek mi?
Radyoyla kalemini bir arada yaşatabilecek misin? Bir de yaşam hızının giderek arttığı bugünlerde soluğunun kesilerek yazılarının da bu sıkıntıdan etkilenip hırçınlaşabileceği kaygısını taşıyor musun?

Serkan Türk : Simdilik radyo devam ediyor. Uzun ya da kısa vadede değişik bir plan gözükmüyor. İkisi bir arada olmaya alışık. Zira ben söylediğim, konuştuğum gibi de yazıyorum. Karadeniz’e esen rüzgâr cümlelerimize değer diye düşünüyorum. Hepimiz üzerimize düşen neyse yerine getirmeliyiz. Ben gerek yayınlarımla gerekse yazılarımla söyleyebileceklerimi anlatmayı sürdüreceğim.

Trabzon’da yazar olmak nasıl bir durumdur? Son yıllarda yaşadıklarımız ortada… Kentimiz tecrit edilmek isteniyor. Tüm şehir travma geçiriyor. İnsanların pek çoğu kaygılı… Bu atmosferde senin de kaygıların var mı?

Serkan Türk :  Trabzon’da olmak hem üretkenlik aşamasında farklı bir ivme kazandırıyor hem de verdiğinizin karşılığını alamamaktan şikayet etme tezatını yaşatıyor. Türkiye’de önemli bir yerde duruyoruz. Çeşitli görüşteki insanların farklı niyetlerle karıştırmak istedikleri bir yer. Toplum olarak -her ne kadar son yıllardaki değişen yeni nesile rağmen- hala kapalı bir toplumuz. Kaygılarım var tabir.

İnsanların önümüzdeki beş yıl içinde rahat rahat sokaklarda dolaşamayacağını düşünmek istemiyorum. Her mahallede gençlerden oluşan ve giderek bir çete görüntüsü veren durumdan rahatsızım. Büyük kentlerdeki kadar sıkı bir güvenlik yok Trabzon’da. Akşam belli saatten sonra sokakta insan ailesi ile dolaşmaktan tedirgin oluyorsa bu durumun çözülmesi gerekir. Radyo yayınlarımda bekçilerin hayatımızda ne kadar önemli olduğunu vurguluyorum zaman zaman. O düdük sesi güven veriyormuş bize.
Çocuklarımızın daha yakından gözlenmesi ve mutlaka sosyal hayatın içinde olmaları gerekiyor. Eskiden her çocuk mahalleli tarafından korunur gözlenirdi. Kocaman birer ailemiz varmış gibi büyüyen bizler şimdi bunu devam ettiremiyoruz. Elbette bugünlerdeki olayların Trabzon insanını kutuplaşma olmadan doğru düşünmeye sevk etmesi gerekiyor. Çoğunluk yan yana durabilecek sağduyuya sahip.

HİKAYELERİMİ FİLM YAPMAK İSTİYORUM

Geleceğe dair en büyük düşün nedir Serkan? Ne yapmayı, nerelere ulaşmayı istersin… İçinde sakladığın; bir gün bunu mutlaka yazacağım dediğin imgeler, olaylar, anılar var mı?

Serkan Türk :  Birkaç şey kurguluyorum son yıllarda. Kısa bir film çekmek istiyorum. Kendi hikâyelerimi benim penceremden görüntülemek istiyorum. Yazıda bile insan okuyucunun insafına bırakabiliyor belirgin şeyleri. Filmde bunun önüne de geçmiş olacağım. Yakın dönem romanı diye tanımlayabileceğim bir kitap da yazmak istiyorum. Kıbrıs’ın son on yılındaki önemli olaylarından yola çıkacağım.

Bir de Trabzon’un bölge basınının edebiyata, sanata olan yaklaşımını nasıl değerlendirdiğini merak ediyorum… fiayet ek**** buluyorsan sence ne yapılmalı?

Serkan Türk :  yinel anlamda birkaç arkadaş kişisel çabaları ile sanat etkinliklerini duyuruyor. Ne zaman bir spor haberi kadar değer bulursa bir sanat haberi kendine, o zaman basın üzerine düşeni yapmış olacak. Birbiri benzeri müzik programı yayımlayan televizyon kanalları- ben onlara müzikten soğutan programlar gözü ile bakıyorum nitelikli olmaktan çok uzak.

Hangi yerel kanalın kültür sanat programı var merak ediyorum. Kuzey Tv’de Nezih Saatler dışında bildiğim yok benim. Bir iki radyo programı hepi topu bu. Gazetelerdeki kültür sanat sayfalarının durumu içler acısı. Niteliksiz şiirler, yazılar. İnsanlar politika, spor ve güncel haberler kadar bu tür kültür sanat faaliyetlerden de haberdar olmak istiyor. İşi bilen adamlar işe gitsinler sorun kendiliğinden çözülür.

Türk, ikinci kitabının da çalışmalarına başladı

ATEŞ BÖCEKLERİ YALNIZ UÇMAZLAR

Giderek kedere boğulan coğrafyamızda, yazdığın kitap uzak yazların özlemini duyan insanlara soluk aldıran bir vaha oldu. Bu sözcüklerimi abartılı bulabilirsin belki ama öyle zor zamanlar yaşıyoruz ki…

Serkan Türk :  O yüzden o dar sokakları, limon çiçeği kokan bahçeleri, salıncakları, ağaçları çokça yazdım. Geride kalan sayısız fotoğrafın içimize yansıttıklarını düşünelim istedim. Uzak Yaz bir zaman kitabı. Düşüncelerin için teşekkür ederim.

Trabzon, seni radyoda yaptığın programlarla tanıyor. Önce radyocu yanından söz edelim biraz. Radyonun, öykülerinin şekillenmesinde katkısı oldu mu? Radyo ki sözlü bir romandır aslında… Gökyüzüne yazarsın en güzel cümleleri… O cümlelerin havadaki sessiz serüvenini kağıtla buluşturarak geleceğe iz bırakmaya nasıl karar verdin?

Serkan Türk :  1993 senesinden beri çeşitli radyo istasyonlarında, her kuşakta yüzlerce yayın hazırlamış, sunmuş birisiyim. Bu yıl haftada iki akşam Radyo Aktif’te, Radyo Film adlı programı hazırlayıp sunuyorum. Radyonun kendine has bir dili var. Dinleyenin anlayacağı bir dil.

Kısa cümlelerle çok şey anlatmayı deniyoruz. Yazmayı sürdürürken radyo metinlerinin daha bağımsız metinlere dönüştüğünü gördüm. Sayısız program yapmış biri olarak programda anlattıklarımla hafızada kalamayacağının bilincindeyim. Yazıda durum öyle değil. Her cümleniz olumlu olumsuz bir değer buluyor zamanla.

Direnebilmek için çaresizliği hissetmeli

Öykülerini radyodaki programında okur muydun? İçinin derinliğini ilk kiminle paylaştın? Bir kitabının olması düşüncesini dillendirdiğinde inancını, sevincini görmezden gelenler oldu mu?

Serkan Türk :  Öykülerimin büyük bölümünü önceleri programlarımda sabırsız davranıp okurdum. Bazıları hatta o programlar sayesinde yazıldı. Bu bir duygu alışverişi diyelim. Biri size annesinin intiharından bahsediyor. O anda sizde etkileniyorsunuz ve kalkıp şu cümleleri karalıyorsunuz. “durgun bir su iken çamura karıştı yürek, hüzünle. asılı kalan umutlar değildi bu kez. ten, kardeşi olduğu bedene son kez acı bir tokat vurup çekip gitti acı bir çığlıkla.”

Kitap düşüncesi dinleyenlerin yaklaşık 7-8 senedir dillendirdikleri bir olaydı. Böyle bir beklenti oluşmuştu ister istemez. Bu dönemde yazdıklarımı saklamayı tercih ediyorum. En azından bir dergide çıkana kadar bana kalsın istiyorum.
Ateşböceği imgesini çok kullanıyorsun. Kendini bu toplumda ateşböcekleri kadar yalnız ve umutsuz mu hissediyorsun? Söylediğin sözü anlamayacaklarını düşünüp kederlendin mi hiç? Bu şehirde; kendi topraklarımızda yabancılaştırılmak istendiğimize dair kaygılara kapıldın mı?

Serkan Türk :  Ateşböcekleri yalnız uçmazlar. Birinin olduğu yerde onlarcası vardır. En azından benim onları toplayıp kavanoza kapadığım yerde öyleydi. İnsan dönem dönem tek başına, çaresiz hissetmeli. Daha dirençli olmak için güç kazanmak gerekiyor.
Aslında herkes her cümleden kendi hikâyesini yazıyor. Sizi çok iyi tanıdığını düşündüğünüz insanlar bile sizi şaşırtıyorken diğerlerini normal buluyorum. En iyi tespiti şöyle yapabilirim. Sokağımızın yüzü değişiyor. Artık daha az insana selâm veriyorum. Saçı, kıyafeti, yaşam tarzı birbirinden başka insanlar dolmuş bizim yaşam sahnemize. Biz dekorlara dönüştürülüyoruz aralarında. Eskiden tersini düşünürdüm.

TRABZON ADA’YI YAŞATMALI

Karadeniz, içinden birçok ressamı çıkarmış, doğası insanlarımızın yüreğinde renk olup tuvallere akmıştır. Senin öykülerinde de o ressamların renkleri ve bakışını görüyorum; yağmur, ateşböcekleri, servi ağaçları, vişne ağaçları vs… Ve elbette betimlemelerin... Öykülerin insanın ruhunu dinlendiriyor… Günlük hayatında da bu kadar sakin misin?

Serkan Türk :  Dingin bir ruha sahip olmadığımı biliyorum. Bu yörenin insanlarının yinel özelliğinde bu var zaten. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan insanlarız. Tepkilerimiz bazen abartılı olabiliyor. Beş dakika sonra normale dönüyoruz. Bir sürü şeyi kırıp döktükten sonra. Kâğıtlar bir yazarın tablosunu resmedeceği yer. Boya ile değil sözcüklerle yapıyorruz bunu.

Daha fazla ayrıntı düşkünüyüm. Herkesin dikkat ettiği şeyleri göremem mesela. Masanın üzerinde duran küllük gibi. Ağaçların içinden geçen ışık yaprakların renklerini soldurmuş mu o dikkatimi çeker.

Kitap çıkalı neredeyse iki ay olacak. Nasıl tepkiler aldın? Edebiyatın politbürosu(!?) seni fark edebildeğil mi?? Bir de Trabzon’daki okurlar kitabına nasıl ulaşabilirler?

Serkan Türk :  Şimdiye kadar gelen tepkiler gayet olumlu. Aslında öyle çok olumsuz bir eleştiri ile karşılaşacağımı düşünmüyorum. Belki zaman içinde diğer metinlerimle kıyas yapabilirler. Çeşitli kentlerdeki dergilerden söyleşi gerçekleştirmek için mail’ler aldım. Birilerinin dikkatini çektim demektir. Trabzon’da kitapevlerinin çoğunun raflarında yer alıyor Uzak Yaz. Bir çok kentte kitapevlerine girdik.

İkinci kitap çalışmana başladın mı? Yoksa ilkinin keyfini çıkartmak için kalemine bir süreliğine veda mı ettin? Neler yapacaksın? Yeniden imza günü düzenlemeyi düşünüyor musun? Ki kitabın çıktığı ilk hafta Üçyol Kültür Merkezi’nde okurlarınla buluşmuştun. Ama şimdi daha çok tanınıyorsun…

Serkan Türk :  İkinci kitap bitti benim kafamda. Bir deneme kitabı olacak. Bu dönemde daha çok okuma yapmaya çalışıyorum. Yazışmalarım sürüyor okurlarla. Aralık ayı ortasında ilk imza gününü Ada Dergisi sohbetleri kapsamında gerçekleştirdik. Bir öneri olursa elbette yeniden bir yerde kitabımı imzalarım.

Öykülerini okurlarla buluşturmaya Ada Dergisi aracılığıyla mı başladın? Ada, kendi çizgisinde kaliteden ödün vermeden bu topraklara soluk olmaya çalışan bir dergi. Okurun derginize ilgisi nasıl? Ada’yı yaşatabilecek misiniz?

Serkan Türk :  Ada dergisinden çok önce çeşitli dergilerde öykü, deneme, şiirlerimle yer almaya başlamıştım. Ada ile bu süreklilik kazandı diyebilirim. Önümüzdeki hafta derginin yeni sayısı okurla buluşacak. Ada Kültür ve Edebiyat Dergisi birkaç insanın özverisi ile çıkıyor. Daha çok magazin dergisi okuyan ülke gençliğimiz için dergimizin dili ağır olabilir.

Ada yaşasın istiyoruz; elbette okur üzerine düşeni yerine getirirse… Birçok kentten çok sayıda mektup alıyoruz. Doğusundan batısına hatta ülke dışından bizimle şiirlerini, yazılarını paylaşmak isteyen insanlar var. Ticari bir kimliğimiz yok. Amacımız para kazanmak değil, dergiyi sağlıklı çıkarabilmek. Çok sayıda aboneye ihtiyacımız var. Yıllık 25 Ytl ödeyerek bu kentten bu sesin yükselmesine katkı sağlayabilirler.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
eXTReMe Tracker