Trabzon Forum | resim, fotoğraf, müzik, video, rehber, rapidshare, mp3
Kasım 22, 2008, 07:46:48 pm *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Foruma üye değilseniz,Lütfen üye olunuz.Üyelik için tıklayın
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Temel Fıkraları  (Okunma Sayısı 5802 defa)
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Eylül 24, 2006, 04:27:16 pm »

HALİNE ŞÜKRET
Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:
-Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.
Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu ke**** ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli ke**** vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
-Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum.

SAY
Bizim küçük Temel, Okuldan bir türlü mezun olamıyor. En sonunda öğretmen:
-Oğlum seni imtihan edeceğim. Bilirsen seni mezun edeceğim.
Temel sevinir, sözlüye kalkar... Hoca:
-Söyle bakayım Temel, İngiltere'yle Fransa kaç kez savaştılar?
Küçük Temel:
-Alti defa savaştiler öğretmenum.
Hoca:
-Aferin sana Temel, tebrik ederum, der.
Küçük Temel, mezun oldum sevinciyle hocaya bakarken, hoca:
-Peki say bakalım, demez mi?
Küçük Temel:
-Bir... İki... Üç... Dört... Beş... Alti.


TEMEL'İN OĞLU
Temel'in oğlu küçük Temel, okula gittiğinde öğretmeni sorar:
-Temel, baban nasıl iyi mi?
Küçük Temel:
-Öğretmenum, babam dün akşam banyo küvetine girdi, uyudi kaldi oriya...
Öğretmen şaşkın:
-Uyudu mu? Desene sular evi bastı, ev mahvoldu...
Küçük Temel sakin:
-Yooo öğretmenum öyle olmadi, çünki babam ağzı açuk uyur...

BAŞKA ÇİMSE YOK Mİ?
Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:
-Çimse yok miyii!
Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:
-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime ***. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!
Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:
-Başka çimse yok miyii!


FADİME'DEN E-POSTA...
Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.
Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:
"Sevgili Kocacığım,
Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)


VERGİ
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atılır... Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:
-Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız...
Derken Avrupalı söz alır ve:
- Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız...
Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
-Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...

MÜTEAHHİT TEMEL
Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş. Müdür şöyle bir öneri getirmiş:
-Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak...
Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş. Amerikalı 40, İngiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmiş. Müdür kızmış:
-Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş...
-Mudür bey siz onların diktuğu direkleri görmedunuz... Nerdeyse tamami dişarda...

KAPLUMBAĞA TEMEL
Dört kaplumbağa, pikniğe çıkmaya karar vermiş. Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken, otuz yıl sonra piknik yerine varmışlar. Gazozları, yiyecekleri, herşeyi ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar gazoz açacağı yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi. Görev, içlerinde en küçük kaplumbağa olan Temel'e düşmüş. Genç kaplumbağa:
-Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsanız giderim...
Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel, yola çıkmış; bir,iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada, yaşlı kaplumbağalardan biri fenalaşmış. Arkadaşları ne yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını sormuşlar:
-Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?...
-Elbette...
Diyerek, sarmalardan birini vermişler. Tam ağzına atacağı sırada, genç Temel, çalıların arasından fırlamış:
-Gitmiyorum işte, gitmiyorum...


BEN NE YAPIYORUM?
Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar... Tabir otobandan giderken alışmışlar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
- Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetişecek.
Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
- Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
Temel heyecanla:
- Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
Dursun:
- Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
Temel:
- Ula ben neye uğraşıyorum zannedeysun...


HERKES BİLİYOR
Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan... Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eş-dost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez, "Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi".
Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
NooTeO
Sr. Member
****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 306

nooteo@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Ekim 12, 2006, 11:13:46 am »

Fıkralar güzel ama hepsini birden okumak zaman aldı. ayrı başlıklar altında olsada ismini beğendiğimize yorum yapsak iyi olmaz mıydır?
Logged
CcC_FİRDEVS_CcC
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Mart 15, 2007, 01:33:19 pm »

ellerine sağlık  Göz kırpan
Logged
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #3 : Nisan 25, 2007, 04:38:50 am »

BAŞHEKİM TEMEL
Bizim Temel akıl hastanesinde başhekimdir.. Bir gün Bakanlık Müsteşarı hastaneyi ziyaret eder. Camdan bahçeye bakarken delilerin yüksek bir yerden havuza atladığını görür ve Başhekim Temel’e:
-Bravo... Çok mükemmel. Hastaların sosyal faaliyetlerini düşünmüşsünüz... Bunun için sizi tebrik ediyorum der.
Temel’in koltukları kabarır:
-Sayin Musteşarum siz esas o havuzi bi da su doldurduğumuz zaman görün ne sevineyi zavallılar.
Müsteşarın tepesi atar. Temel durumu idare etmeye çalışır:
-Su koysak da farketmez, onlar yüzme bilmeyi ki...

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #4 : Nisan 25, 2007, 04:39:00 am »

İŞARET
Temel ile Dursun can sıkıntısından bir kayık kiralarlar. Balık avlamaya çıkarlar... Bir zaman kürek çekerek açılırlar, derken hazırlıklar biter, oltaları denize atarlar... Atar atmaz balıklar da oltaya takılmaya başlar. Temel ile Dursun’un keyifleri yerindedir...
Temel Dursun’a:
-Ula Dursun haburiya bi işaret kuyalum yarun burayi bulmamuz kolay olur...
Derken sahile dönerler, kayıktan inerken Temel Dursun’a yine sorar:
-Ula Dursun işaret koymayi unutmadun değil mi?
Dursun:
-Ula hiç unutur miyum, işaret tamam...
-Nasi işaret koydun?
Dursun:
-Bağa soracağuna kayuğun ucina bak... Çarpi koydum.
Temel sinirlenir:
-Ula o işareti denize yapacağidun kayuğa değil... Ayni kayuğu başkasi kiralarsa gitti baluklar...

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #5 : Nisan 25, 2007, 04:39:11 am »

OTELCİ
Otelci Temel’in kapısını bir gece bir İspanyol asilzadesi çalmış.
-Boş odanız var mı?
-Kimsunuz?
-Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
-Haa, pu kadar uşağu alacak yerum yok!

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #6 : Nisan 25, 2007, 04:39:22 am »

TOYOTA KRİKO
Bir gün Trabzon'a bir Japon gelir. Kahvehanenin kapısını tekmeyle açarak içeri girer ve bağırır:
-Kim lan buranın dayısı?
Temel kalkar:
-Benim lan ne var!
Japon:
-Gel lan dışarı.
Dışarı çıkarlar. "Pat küt" sesler duyulur. Az sonra Japon içeri girer ve hafif öne eğilerek "Karate" der. Kahvehanedekiler çıkıp bakarlar ki Temel perişan vaziyette yerde yatıyor.
Ertesi gün Japon yine gelir:
-Kim lan buranın dayısı?
Temel:
-Benim lan ne var!
Japon:
-Gel lan dışarı!
Yine "bam güm" sesler duyulur. Japon içeri girer ve kahvedekileri aynı şekilde selamlayarak "tekvando" der. Çıkıp bakarlar, Temel ağız-burun kan içinde yerde yatıyor.
Ertesi gün Japon yine gelir:
-Kim lan buranın dayısı?
Temel, başı sargılar içinde kalkar:
-Benim ulan ne olacak?
-Gel lan dışarı!
Çıkarlar. Dışarıdan "ÇİTONNNG" diye bir ses duyulur. Temel içeri girer ve elindeki krikoyu göstererek "Toyota Kriko" der.

Başa Dön
Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #7 : Nisan 25, 2007, 04:39:35 am »

TEMEL'İN ÖFKESİ
Bir İngiliz, bir Alman, bir Fransız ve Temel, aynı uçakta seyahat etmektedir. İngiliz, bir telefon görüşmesinden sonra, "açın kapıyı, atacağım kendimi aşağıya" diye bağırmaya başlar. Sakinleştirip, ne olduğunu sorarlar. "Şimdi duydum, annem yinel eve düşmüş" der. Bir süre sonra Alman bir telefon görüşmesi yapar ve o da "açın kapıyı atacağım kendimi" diye feryad eder. Onu da yatıştırıp ne olduğunu sorarlar. O da aynı cevabı verir. Az sonra bir telefon görüşmesi yapan Fransız da "açın kapıyı, atacağım kendimi aşağıya" diye bağırır. Onu da güç bela teselli edip ne olduğunu sorarlar. Fransız da annesinin yinel eve düştüğünü söyler söylemez, Temel büyük bir öfkeyle yerinden fırlar:
-Açun ulan kapiyi, atacağum kendumi aşağiya!
Temel'i büyük güçlükle tutmaya çalışırken sorarlar:
-Sana ne oldu ki?
Temel:
-Ula bu kadar orosbi cocuğunun arasinda duracağuma atarum kendumi aşağiya daha eyi daa!!

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #8 : Nisan 25, 2007, 04:39:45 am »

BAS GAZA
Tırcı Dursun'la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre".
Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner:
-Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok...

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #9 : Nisan 25, 2007, 04:39:55 am »

ŞİMDİ GELDİM
Temel, bir binanın altıncı katından düşer. Hemen etrafına bir kalabalık toplanır. Yoldan geçen biri kalabalığı yararak, yaralı Temel'in üzerine eğilip sorar:
-Ne oldu?
Temel, zorlukla:
-Vallahi bilmeyrum. Ben de şimdi celdum.
Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #10 : Nisan 25, 2007, 04:40:07 am »

TEMEL TRAFİKTE
Trafik memurları karşıdan gelen Temel ve Fadime’yi çevirmiş. İkisinin kemerlerini de takılı görünce tebrik etmiş:
-Bugün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz. Bu yüzden 500 milyon ödül veriyoruz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz beyefendi?...
-Ne yapacağım hemen gidip kendime ehliyet alacağım...
-Nee... Ehliyetiniz yok mu?...
Fadime olayı toparlamak için atılmış:
-Kusura bakmayın memur bey, Temel içince ne dediğini bilmez...
-Nee... Bir de içkili misiniz?...
Arka koltukta oturan yaşlı Dursun öne doğru eğilmiş:
-Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalım başımıza bir iş gelir diye...
Memur neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdris koşarak gelmiş:
-Ne oldu?... Geçtik mi sınırı ?...

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #11 : Nisan 25, 2007, 04:40:25 am »

ÜSTÜNE ETME
Temel, Almanya'dan gelen arakadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona:
-Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et, der.
Dursun:
-Baa da aynısından, ama üstüne etme!

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #12 : Nisan 25, 2007, 04:40:48 am »

DİL SORUNU
Temel, İngiltere'ye gitmişti. Arkadaşları:
-Sen İngilizce bilmezdin, orada çok sıkıntı çektin mi?
Temel:
-Hayır, sıkıntıyı İncıluzlar çekti.
Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #13 : Nisan 25, 2007, 04:41:10 am »

NİÇİN?
İdris, Temel'e sorar:
-Ula Temel, bir şeye nişan alurken, niye bir gözümüzü kapatayruk?
Temel:
-Cok çahilsun Dursun, ikisini da kapatursak, hedefi nasul göreceğuz da!

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #14 : Nisan 25, 2007, 04:41:19 am »

TAARRUZ
Cephede, taarruzdan önce son saniyeler. Komutan, askerlerine moral verici bir konuşma yapar ve şöyle bağlar:
-Şimdi kendinizi gösterme zamanı geldi arslanlarım. Göğüs göğüse, adam adama dövüşeceksiniz.
Temel, bir adım öne çıkar:
-Komitanum, baa düşen hancisudur, gösterur musunuz? Belçi eyilukla hallederum işi.

Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks