Trabzon Forum | resim, fotoğraf, müzik, video, rehber, rapidshare, mp3
Kasım 22, 2008, 07:09:25 pm *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Forumumuza üye değilseniz,mesaj gönderemez, mesaj eklerinde yer alan resim ve müzik dosyalarını açamazsınız. Lütfen üye olurken sizi doğru tanıyabilmemiz için profil bölümünü tam doldurunuz.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Unutulan türk şehitliği Nerde mi ta Burma da  (Okunma Sayısı 588 defa)
rdm
trabzon.org
Administrator
Hero Member
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 851

401213 esergun@msn.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Ekim 04, 2006, 01:34:40 pm »






Birçoğumuzun adını ilk kez duyduğu, duyanların bile yerini bulmakta zorlandaığı bu ülkede 1.500 civarında Türk askeri yatıyor. Ve şehitlikleri bakımsızlık, ilgisizlik içinde insan boyu otlarla kaplanmış olarak yokolmayı bekliyor...

Burma'da ne işimiz vardı ?

Bizim bir işimiz yoktu elbette...

Birinci Dünya Savaşı'nda Suriye, Filistin ve Yemen cephelerinde savaşan askerlerimizden İngiliz birliklerine esir düşen 12.000 askerimiz o dönem İngiltere sömürgesi olan bu ülkedeki imar çalışmalarında kullanılmak üzere gönderildiler.

Bu askerlerden geri dönenlerin kayıtları hakkında sağlıklı bilgilere ulaşmak mümkün değil. Fakat yol, kanal, gölet işlerinde çalıştırılan bu esirlerin bir kısmı 1918 tarihli Mondros Antlaşması sonrası ülkelerine döndüler. Ağır çalışma koşulları, iklim şartları ve salgın hastalıklar sonucu orada ölen askerlerimizin mezarları şu an Thayet Myo ve Mektila'da bulunuyor.

Emekli albay Faruk Budak, 2002 yılında bu ülkeye yaptığı ziyarette adı geçen şehitlikleri de ziyaret eder. Şehitlikler içler acısı bir haldedir. Tarlayı andıran derecede yeşillenmiş arazi ve insan boyu otlarla çevrelenmiş mezar taşlarını gören Budak, bazı fotoğraflarla durumu görüntüler. Döndüğünde Dışişleri ve yinelkurmay'a başvuruda bulunur ve bir de kampanya başlatır. Çeşitli basın organları da konuya ilgi gösterirler. Radikal gazetesinde yeralan bir habere göre, Dışişleri Bakanlığı konuya hassasiyetle yaklaşır ve Uzakdoğu uzmanları konuyla ilgilenmeleri için görevlendirilir. Bu arada 2004 yılında yinelkurmay Başkanlığı da kendi bütçesinden tadilat için bir ödenek aktararak Dışişleri Bakanlığı'na iletir. Dışişleri Bakanlığı da ödeneği kullanarak tadilatı yaptırması için Türkiye'nin Bangkok Büyükelçiliği'ne gönderir.




Faruk Budak, 2005 yılında tekrar bölgeyi ziyaret ettiğinde öncesine nazaran daha acı verici bir manzarayla karşılaşır; bölge, tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. Dönüşünde konuya tekrar ve daha sıkı takiple eğilir.

Ancak onun yakınmalarını ve Dışişleri mensuplarının çabaları sonuç almaya yeterli gelmemektedir. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri pekçok defa onarım izni için Myanmar lideri Aung San Syu Kyi'ye başvurmuş, ama her defasında uzak Asyalılara has güleç çehreyle alınan 'Gereken yapılacak' cevabına rağmen izin çıkmamış. Bu Uzakdoğu Asya bürokrasisi yüzünden hem yinelkurmay hemde Milli Savunma Bakanlığı'nın ayrı ayrı çıkardığı ödenekler kullanılamamaktan ötürü Hazine'ye geri döner. Milli Savunma Bakanlığı, 2006 bütçesinden ayırdığı parayı tekrar göndermek için hazır bekliyor. Tabi Myanmar hükümetinden gerekli izinler alınabilirse...

Yöre halkının anlattığına göre esir Türk askerlerinin orada bulundukları süre içinde hiçbir şekilde disiplinini yitirmediğini, pejmurdeleşmediklerini, hepsinin çalışma dışındaki saatlerde yerli halkın arasına girmek için birer takım elbise edindiğini hatırlıyor. yinelkurmay arşivlerinde de onların Milli Mücadele sırasında aralarında topladıkları cüz'i yardımı akıl almaz kanallar bularak Ankara'ya gönderdikleri bilgisi var.

Şehitliğin bugünkü içler acısı halini gösteren fotoğraflar Faruk Budak'ın sitesinde, fotoğraf galerisi başlığı altındaki "Burma'daki Şehitlik" başlığı altında yeralıyor.



Burada yer alan fotoğraflardan biri esir kafilesinin en kıdemli subayı Şükrü Paşa'nın cenazesinden. Budak'ın öğrendiğine göre İngilizler sadece bu tören sırasında fotoğraf çekilmesine izin vermişler.

Acı bir savaşın talihsiz kahramanları olan bu yüksek karakterli insanlar, ülkelerinden binlerce kilometre uzakta ağır şartlar altında çalıştırılırken bile asla Türk'e özgü ulvi kişiliklerinden ödün vermeden son derece ciddi disiplin içinde çalıştılar. Yerel halka ve kendilerine duydukları saygı nedeniyle iş saatleri dışında imkanların elverdiği ölçüde şık ve bakımlı idiler. Onlar, esir ama hayatta olmayı değil Çanakkale'de ölmeyi dilediler. Kurtuluş Savaşı'na büyük bir bağlılıkla kendi aralarında topladıkları az ama gurur yüklü parayı bir yolunu bulup ülkelerine gönderdiler.
Logged

"Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks