|
|
Üye Paneli:
|
 |
|
|
|
 |
Of Tarihçesi
Doğu Karadeniz Bölgesinin Metropol nitelikli illerinden
Trabzonun şirin ilçesi Of’u tarihsel, Kültürel, Ekonomik ve
Siyasal anlamda anlatmak için değil sayfalar kitaplarda
yetmez. Coğrafi, ve stratejik yapısıyla tarihinde her dönem
adını kalın harflerle yazdırmayı başarabilen Of ilçemiz
Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası her dönem öne
çıkmıştır.
Elbette sayfalar yetmeyecek Of’tan söz edebilmek için …
Biz yine de Özelliklerini kısa başlıkları ile ortaya koymaya
çalışacağız.
“OF” un tarihine bakıldığında Mitoslu denizcilerce kurulan
şehirler arasında yer aldığı ve M.Ö. 312’de Pontus krallığı
sınırlarına girene kadar bağımsız olduğu yayımlanmakta olup
bunu doğrulayan kesin kaynak yoktur.
Trabzon yöresinin Hititlere ait olduğunu M.Ö. 1900’lerde
Hitit İmparatorluğu’nun kurulduğu, M.Ö. 1200’lü yıllarda
Hititler zayıflayınca Doğu Karadeniz’de Azzi’ler diye bir
topluluğun olduğu bütün tarih ders kitaplarında ve tarihsel
diğer kaynaklarda yazılıdır.
Trabzon ve çevresi ile ilgili en geniş bilgi Ksnophon’un
yazdığı “ANABASİS” adlı kitapta vardır. M.Ö. 400 yılında
yazılan bu kitapta Trabzon’un şehir dışında kalan yerleşim
birimlerinden ve dağlılarından söz ederken “Banları” o
dönemin isimleri ile geniş olarak anlatır. Milletlerin
Trabzon’u yaklaşık M.Ö. 750 yıllarında kurduğu bilindiğine
göre aradaki dönemde Of’ta bağımsız bir yönetimin olduğu
söylenemez. Trabzon şehri Of ile birlikte Müslüman Türklerin
eline geçtiği 1461 yılına kadar Of’ta sırasıyla Koloniciler,
Persler, Selefkiya Krallığı, Pontus Krallığı, Roma
İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Trabzon Rum Pontus
İmparatorluğu hakim olmuştur. Rum Pontus İmparatorluğu
sözünüdeki Rum ibaresinin Yunanlılık ile ilgisi bulunmadığı
ve kelime olarak Romalı anlamına geldiği kesin olarak
bilinmektedir. Ayrıca özellikle Bizans döneminde Müslüman
Arap ve Türklere karşı Bizanslılar çareyi Balkanlardan
getirdikleri bir çok Türk Boyunu Trabzon ve Of’tan
başlayarak Güneye doğru Akdeniz sahiline kadar
yerleştirmekle bulmuştur.yerleşen bu topluluklar genelde
dağlık bölgelere yerleşmişlerdir. Burada dilleri Rumca
(Bugünkü Yunanca’da farklı) dinleri Hristiyan, çoğu
Kültürleri Türk olan insanlar vardı. Bu toplulukların Kafkas
insanı arasında Kültür ve yaşam biçimi bakımından çok
benzerlik vardır. Bunlarla ilgili geniş yayınlar ve belgeler
Of-Hayrat Kültür ve Yardımlaşma Derneği kütüphanesinde
bulunmaktadır.
Of 1461’de alındıktan sonra Of’ta ilk Müslüman –Türk
yerleşmesi genellikle asker aileleri kökenliler tarafından
Sulaklı ve Baltacı Derelerinin kıyı kesimlerinde olmuştur.
Of’ta Müslüman yerleşmesi ile ilgili kesin bilgiler arasında
şu nüfus yapısı gösterilebilir.
1515 yılında Of’ta toplam 2465 Rum hane 49 Müslüman hane,
1554 Yılında Of’ta toplam 2822 Rum hane 382 Müslüman hane,
1583 Yılında Of’ta toplam 3237 Rum hane 988 Müslüman hane
vardı.
1869 Yılında Trabzon Vilayet salnamesine göre o tarihte
Of’ta 22 bin 825 Müslüman hane 358 Rum hane,
1880 Trabzon Vilayet Salnamesine göre, Of’ta 25 Bin 943
Müslüman hane, 442 Rum hane yaşıyordu.
Salnamelerdeki hane sayılarını bu bölgedeki erkek Nüfus
olarak değerlendirmek gerekir.
Milli Mücadelede Of’un yeri
Of tarihinin en önemli başarısını Milli mücadeleyi
başlatarak elde etti. 1.Dünya savaşı sırasında Doğu
Karadenizde cephe açan Ruslar, kksa tamaı içerisande Batüm
kuşatbasını, Arhavi (aümüşlü)z Abr deresi Savaşlarını
kazlnarak Rize’ye gelmiş ve gelşiği zamın fazla bir
direnişle karşılaşmadan işgali gerçekleştirmişti. Aynı
rahatlıkla Of’u da geçeceğini düşünen Ruslar Mart 1919 da
ummadıkları bir direnişle karşılaşarak büyük kayıplar verdi.
Geriden takviye kuvvet getirilmesine karşın Oflu yerli
milislerce püskürtüldü. Şaşıran Rus birliklerine karşı
bizzat Trabzon Valisi Kadir Paşa komutasındaki birlikler
Oflu Milisler Trabzon hapishanesinden gönüllü olarak
katılanlar ve daha sonra Çanakkale Savaşının bitimiyle
oradan sevk edilenlerle birlikte Of ve çevresinde Ruslara
karşı amansız bir mücadele başladı. Bu mücadeleye çevre
kasaba ve köylerden de katılanlar oldu. Ruslar bu mücadelede
21 gün oyalandı. Asıl amacı Karadeniz üzerinden Erzurum
bölgesine geçerek bölgesel kuşatmayı planlayan Rus orduları
Of direnişi sayesinde bu amaçlarına ulaşamayınca yeni
planlar yapmak zorunda bırakıldı. Of Halkı Ruslara esir
düşmektense “Muhacirlik” e çıktılar. Günümüzde Ordu, Samsun,
Amasya, Çorum, Ankara, Bolu, Adapazarı gibi şehirlere
yerleşmişlerdir. Ofluların bu direnişi Milli Mücadelenin
başlangıcı oldu.
Oflular Rusları 21 gün durdurmayı başardıkları bu mücadelede
kararlı ve takviye kuvvetlerini toplayan Rus Orduları
Denizden en büyük ve donanımlı zırhlılarını, Doğudan
Kalapatamoz (İyidere), Güneyden Bayburt, Sultan Murat
Yaylası, Batıdan Sürmene yakınlarına çıkarma yapıp Of’a Dört
koldan saldırdı. Of bu saldırılar arasında bırakılınca
takviye kuvvet gelmeyince düştü. 2 Yıl esaret altında kaldı.
28 Şubat 1918 de tekrar Türk yönetimine geçti.
Of Adının Kaynağı
Of adının kaynağı kesin olarak bilinmemekle birlikte bu
konuda çeşitli belirleme ve tahminler yürütülmektedir.
Bunlardan biri Koman Türklerinden “Vatanı hiddetli bir
şekilde korumak” anlamına gelen “OFŞİN” kelimesinin zamanla
söyleniş değişikliğine uğrayarak Of olarak kullanılmaya
dönüşmüş olabileceğidir.
İkincisi ise Yunancada “Yılan kavi veya büklüm” anlamına
gelen “OFİS” kelimesinin kısaltılarak Of olarak
kullanılması.
Of’ un o zaman ki yollarının çok virajlı ve inişli çıkışlı
olduğundan bu adın sürekli olarak kullanılmış olabileceği
ileri sürülmektedir. Ancak ilçenin en büyük akarsuyu olan
Sulaklı Deresinin bir dönem ilçenin adı olarak kullanıldığı
Sulaklı kelimesinin Özbek Türklerinden “OYMAK” adı olduğu ve
ayrıca Of kelimesinin “SİLAH” anlamına geldiği dikkate
alınırsa Of kelimesinin Türkçe olduğu daha büyük ihtimali
taşımaktadır.

|
|