Trabzon Müzesi

Trabzon Müzesi

Trabzon müzesi olarak düzenlenen konak zeytinlik caddesinde 1900’lü (1889-1913) yılların başlarında banker Kostaki Thopylaktos tarafından büyük programlı konut olarak yaptırılmıştır. Konağın mimarlarının ismi tespit edilememiştir. Ancak mimarlarının italyan olduğu belirlenen yapıda kullanılan bir çok malzemenin de italya’dan getirildiği bilinmektedir.

Kostaki Teopylaktos 1917 yılında iflas edince bu yapıyla birlikte bütün mal varlığına haciz konulmuş ve konak Nemlloğlu ailesi tarafından satın alınmıştır. Milli Mücadele yıllarında karargah binası olarak kullanılan yapı 1924 yılında Atatürk’ün Trabzon’u ilk ziyaretinde konaklaması İçin düzenlenmiştir.

Atatürk ve eşi Latife Hanım ve beraberindekiler 15-17 Eylül 1924 tarihlerinde bu konakta kalmışlardır.

Trabzon Valisi Ali Galip Bey zamanında 25.000. TL bedelle kamulaştırılan yapı 1927-1931 yılları arasında Hükümet Konağı, 1931-1937 yılları arasında Genel Müfettişlik Binası olarak kullanılmıştır.

1937 yılında Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilen yapı 50 yıl Kız Meslek Lisesi olarak hizmet verdikten sonra Müze olarak düzenlenmek üzere 1987 yılında Kültür Bakanlığı’na tahsis edilmiştir.

1987-2001 yılları arasında Kültür Bakan-lığınca yaklaşık 13 yıl süren restorasyon sonucunda aslına uygun olarak yenilenen Konak 22 Nisan 2001 tarihinde Arkeolojik ve Etnografik eserlerin Sergilendiği Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Ülkemizin sayılı Sivil mimarlık örnekleri arasında yer alan yaklaşık 1500 m2 kullanım alanı olan konağın bodrum katı hariç diğer katları tamamen kalem işi bezelidir. Konak Müzeye çevrildikten sonra bodrum katı arkeolojik eserler bölümüm olarak düzenlenmiştir. Arkeolojik Eserler Bölümünde Erken Tunç döneminden Osmanlı dönemi sonuna kadar taş, pişmiş toprak, metal cam v.b. eserler sergilenmektedir.

Kronolojik sıraya göre düzenlenen Arkeolojik eser seksiyonları 4 mekandan oluşmaktadır. Giriş salonu olarak kullanılan 1. Mekanda 1997 yılında Trabzon Tabakhane mevkiinde Trabzon Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma

kazısında çıkarılan M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Roma dönemi Bronz Hermes Heykeli sergilenmektedir.

Heykel Müzenin en önemli eserleri arasında yer almakla birlikte normal insan boyutun-dadır. Bu mekanda ayrıca aynı kazıda çıkarılan normal tapınak buluntularına, Roma dönemi mermer mimari parçalar ve Osmanlı Dönemi mermer mimari parçalar yer almaktadır. Bunun dışında Arkeolojik Eser Seksiyonlarında giriş salonunun sağında kalan

1. Bölümde Eski Tunç, Urartu, Demirçağı, Helenistik ve Roma dönemi eserenlerinin yanı sıra yine müzenin önemli eserleri arasında yer alan Asur tipi silindir mühür sergilenmektedir.

2. Bölümde yine Roma ve Helenistik Bronz pişmiş toprak ve cam eserlerin ve roma dönemi sikkelerin teşhiri yapılmıştır.

3. Bölümde Bizans dönemi sikkeler, ikonalar ve Osmanlı dönemi objelere yer verilmiştir.

 

Konağın giriş katı; Diğer bölümlere nazaran daha yoğun kalem işi süslemelere sahiptir. Bu kandaki bazı odalarda halen orijinal ipek duvar kağıtları da yer almaştadır. Kat kısmen orijinal mekanlara da bağlı kalarak Konak teşhir bölümü olarak düzenlenmiştir. Bu bölümde sağdan sola doğru Oturma Odası, Çalışma Odası, Gündüz Oturma Salonu, Yemek Odası ve Oyun Odası Seksiyonları yer almaktadır. Katta Ayrıca günümüzde ziyaretçi bekleme salonu ve kafeterya olarak düzenlenen Eğlence Salonu yer almaktadır. Dönemin eğlence salonu müzik dinletisi, konferans v.b. amaçlarla da kullanılan salonda barok üslubun yoğun izlerini taşıyan loca (balkon) bölümü bulunmaktadır. Salon günümüzde sergi salonu olarak ta kullanılmaktadır. Giriş katına göre daha sade olan 1. kat Etnoğrafik eserler seksiyonu olarak düzenlenmiştir. Bu katta, islami

Eserler,Silahlar, Yazma Eserler, Dokumalar, Takılar, Giysiler gibi bölümlerin yanında;

T.C. 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay Seksiyonu ve Büyük Önder Atatürk’ün yatak odası düzenlenmiştir. 1924 yılında Atatürk’ün kaldığı yatak odasının mobilyaları konağın ikinci sahipleri Nemlioğullarından sergilenmek üzere satın alınmıştır.

Konağın Asma Katı Trabzon Müzeler Müdürlüğü olarak düzenlenmiş olup idari kat olarak kullanılmaktadır.

Trabzon Müzesinde kullanılan süsleme ve mimari tarzı on dokuzuncu yüzyıldan itibaren, Osmanlı imparatorluğu’nun geleneksel sanat etkilerinden uzaklaşıp Avrupa’da geçmişi yaklaşık olarak yüzeli yılı bulan Barok rokoko üslubudur… Saray mimarilerinde kullanılan bu üslupların şayana değer bir ustalıkla kullanılması, konağın Trabzon’da tek olmasıyla dikkati çekmektedir.

Barok artistik görüşe dinamik bir öğe bir açıklık ve biçimlendirici ve yapıcı bir derinlik görüşü getirebilmesi sanatıdır. Avrupa sanatını niteleyen bir üslup anlayışıdır… 19 yüzyılda Endüstri devriminin yapıları değiştirmesi ile , eski değerleri canlandırma çabaları tüm batı toplumlarını sarmış ancak batılı etkilerin dışında bırakamamıştır.Bu dönemde yapılan ve günümüzde Milli Saraylar adı altında toplanan köşk ve kasırlarda kullanılan Barok ve rokoko tarzları bilinen yapılan arasında yapım tarihlerine göre sırasıyla; Aynalı Konak Kasrı, Dolmabahçe Sarayı (1842-1856), Ihlamur Kasrı (1849-1855), Küçük Su Kasrı (1856-1857), Maslak Kasırları (1861-1865) ve Yıldız Şale Köşkü (1.kısım 1879-1880, II.Kısım 1889, III. Kısım 1898) yer almaktadır…

Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılan Kostaki Konağı da bu dönemdeki Barok ve bu sanatın devamı olan Rokoko (Küçük Barok) Sanatlarının kullanıldığı şayana değer süsle-meleriyle ülkemizin sayılı köşk ve kasırları arasına girebilecek niteliktedir.

Kalemişi ustaları ve mimarları italyan’dır ki anılan köşk ve kasırların ressam ve mimarlarının italyan olduğu kesin tespit edilmiştir. Barok sanatı asıl istek, sınırsız, anlaşılmaz, sonsuz etkisi yaratmaya çalışmaktır… Duvarlarda ‘ ve özellikle kubbelerde hayali resimler, gösterişli porteler, hareketli ve dinamik sahneler yer alırken, süsleme ve tasvirler gittikçe dekoratif bir nitelik kazanmaktadır.

Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılan konakta Barok ve Rokoko Sanatlarının etkisi olarak ana salonda yer alan dört adet sütunda . Marmorina (imitasyon Mermer) tekniği kullanılmıştır. Sutünlar geç Roma Dönemi Trabzon Müzesi Kafeterya

Korint başlığı tarzında işlenmiştir. Ayrıca konakta sütün başlıklarının yanı sıra marmorina tarzında kartonpiyerler kullanılmıştır.

Aslında Konağı bu kadar özel kılan eklektik mimari tarzıdır. Tarzın bir etkisi olarak kullanılan ion Hymationu (Roma döneminde kullanılan yumurta dizini şeklinde süsleme bezemesi) nun nasıl ustalıkla kartonpiyerlerin altında lotus palmet dizinleriyle kullanıldıkları görülmeye değerdir. Salona girdiğinizdeTrabzon Müzesi kabul salonu yaratılan Neoklasizm akımının etkisi büyüleyicidir…

 

Kapıdan içeri girerken sağınızda ve solunuzda yer alan Grifon’lar (Mitolojik Varlık kanatlı aslan) ya da eğlence salonunun arasındaki bölmede cam çerçeveler üzerinde yer alan Art-Nevo tarzı işlemeler, Oturma salonları tavan süslemeleri madalyonları içine yerleştirilen Trabzon Surları ya da Değir-mendere mevkiinde yer alan tescilli tarihi

Nemlioğlu Köprüsü betimlemelerinin yanında doğa portreleri görülmeye değerdir…

Belki de sadece bugün oyun salonu olarak düzenlenen Orijinal de muhtemel fal odasının tavanında yer alan burçlar kuşağının ustalıkla işlenmesi ve aynı tavan göbeğinin kenarlarında yer alan madalyonlardaki Hermes ve Zeus tasvirleri başlı başına bir Sanat Eseridir.

Yemek Odasının tavanında yer alan balık ekmek ve içki betimlemeleri ise insanın iştahını kabartmakla birlikte servis penceresinin bölmesi olarak kullanılan kesimdeki bölmede olağanüstü bir sanatçının izlerini taşımaktadır. Binanın taban döşemesinde; Taş mekanlarda mozaik tekniğiyle yapılmış karo taş ve fayanslar kullanılmıştır. Giriş kat ve İdari kata çıkan merdiven kenarları da dahil olmak üzere duvarlar zeminde yaklaşık 1 metre yüksekliğinde zaman zaman deri, zaman zaman ahşap lambrilerle kaplanmıştır.

Binanın dış kısmında da italyan mimarisinin izleri yer almakta olup İç mekanda kullanılan ahşaplar Rus işçiliği göstermektedir.

Dış cephe de düzgün kesme taştan inşa edilen binanın bodrum katı granit, diğer kısımlar yatay bölümlere ayrılan gül kurusu andezit taşla örülmüştür. Bölüm araları yaklaşık 1 metre yüksekliğinde sıva boşlukları ile ayrılmıştır. Binanın iç bölmeleri bağdadi tekniği ve ahşap kullanılarak oluşturulmuştur.

Kalem işlemesi

Bir tavan süslemesiBina da kullanılan eklektik (karışık) mimari anlayışı çatı örtüsünde de kendini göstermektedir. Kuzey doğu köşesinde sekizgen kuleyi andıran bölüm balık pulu şeklinde kurşun plakalarla örtülüdür. Kuzeybatı köşede yer an sekizgen odanın üzeri ise kaburgalı ve hafif konuk tarzda kurşun balık pulu şekilde kubbe ile örtülüdür. Kuzeydoğu köşede yer alan enine dikdörtgen şeklindeki odanın çatı kısmında daire ve oval pencerelerin bulunduğu mekanın üzerine teras oluşturur. Zemin kattaki eğlence salonunun üzerini beşik tonoz biçimini andıran camekanlı çatı ile örtülmüştür. Diğer kısımlar ise alaturka kremitle kapatılmıştır.

Örtü sistemindeki eklektik mimari anlayışı cephe düzenlemelerinde de görülür. Ön cephede balkonlu odaların balkon kapıları aydınlık görevini de yapmaktadırlar. Odalar büyüklüklerine göre dikdörtgen pençelerle aydınlanırlar. ince işçilik gösteren ahşap pencere kepenkleri, pencerelerin kullanım özelliklerine bağlı olarak, yukarıdan aşağıya ya da yanlara açılabilen ve kullanılmadıklarında duvar içine gizlenebilen iki ayrı kepenk sistemine sahiptir.

Güneydoğu köşede bulunan kulede mimari estetiği arttırmak için pencere üstlerinde sıratlı kabartma tekniğiyle yapılmış mavi renkli çiniler kullanılmıştır. Bu çiniler kullanılmıştır. Bu çinilerde binanın iç mekanlarında kullanılan camlar gibi italya’da getirilmiştir.

Bahçe düzenlemesinde ise yine neoklasizm akımının etkisi altında kalındığı konağı hemen girişinde yer alan Tyke (Şehirlerin Korucusu Tanrıça) heykelinden açıkça görülmektedir.

Bahçenin diğer süslemeleri arasında güneydoğu köşesinde, ortasında alttaki daha geniş iki kenarları dilimli çanakları bulunan şadırvanlı yuvarlak havuz yer almaktadır. Bahçe çam, palmiye ağaçları ve çeşitli çiçeklerle düzenlenmiştir.

 

Beğen  1
Yazar