|
Karadeniz'in hırçın dalgaları vurdukça
Trabzon sahillerine, yeşilin tüm güzellikleri içinde yaşayan
insanımız, dağlarında sert esen rüzgarlarını arkasına
alarak, yaylaların kış yalnızlığından yaz coşkusuna
dönüştüğü zamanda bir de horona kalktı mı kadınlı kızanlı,
çocuklu, dedeli, neneli, seyreyle sen o zaman "cümbüş"ü.
Yaylanın soğuk suyu bağrımızı ne kadar delerse delsin,
kemençenin sesi de ayrı bir serinliktir bizim için.
Horondaki ahenk, türküdeki sevgi, yayla düzündeki çiçek,
peştemal daki renk, çemberdeki nakış, cepkendeki dikiş, hele
o gözlerdeki bakış daha anlamlıdır bizde...
Kimi "Paris'te
Son Tango"yu bilir... Bilmez ki Kadırga'da horon
sonsuzdur... Doğa ile insanın el ele tutuştuğu andır
horon... Bir halkadır. Sevgi halkasıdır horon... Dağda da
düzde de... Salonda da, sokakta da oynanır horon. Bitmez bir
coşkudur... Sönmez bir ateştir... Gün doğanda başlar, gün
batanda biter... Hayat devam eder. Balıkçı kürek çeker,
hamsi ağa takılır, mısır koçandan ayrılır, tütün dama
dizilir, çay yaprağı kırılır, karayemiş salkım saçak, fındık
harmana serilir, kızlar süslenir, oğlanlar damat traşı olur,
kızılağaç yaprak açar , istiriç yaprak döker , kardelenler
boyun uzatır , vargitler hüzünlenir ama horon bitmez, horon
halkası küçülmez, büyür büyür büyür, tüm Trabzon'u,
Karadeniz'i, , Türkiye'yi oradan da tüm insanlığı sarar...
Sevgi ile, coşku ile... !
Yerleşik
Kent Kültürü
Bilinen
tarihi geçmişi en az 4000 yıl öncesine dayanan Trabzon,
konumu itibariyle tarihin bütün evrelerinde tüm dünyanın
ilgisini çekmiş ender kentlerden biridir. Coğrafi önemi, tam
bir geçiş noktasında bulunması, değişik medeniyetlere ev
sahipliği yapması Trabzon'u önemli kılan etkenlerin başında
gelmektedir.
Böylesine
köklü geçmişe sahip bir kentin kültürel hayatı da renkli
olmak zorundadır. Bir kere Trabzon bildiğimiz 'kent
kültürü'nü yüzyıllardan bu yana bünyesinde yaşatmaktadır.
Ticari ve idari merkez olarak Trabzon'da yüzyılların
ötesinden bu yana kurulu bulunan eğitim -kültür -ticaret
merkezlerinin varlığı kentin etrafıyla birlikte canlı ve
süregelen bir kültürel birikime sahip olduğunun
göstergesidir.
Büyük Türk Imparatoru Fatih
Sultan Mehmet'in Trabzon'u 1461 tarihinde fethinden sonra
daha da gelişen Trabzon'da kültür kurumlarının varlıklarına
bir çok tarihi belgede rastlamamız mümkündür. Cumhuriyetin
ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün "Halkı zeki,
üretken, girişimci ve çalışkan" olarak nitelendirdiği
Trabzon'da çok gayretli çalışmalar yapılmış, eğitim ve
kültür hareketlerine büyük önem verilmiştir.
Dünyaca
ünlü gezginlerin ziyaret ettiği Trabzon, yüzyıllar boyunca,
bütün dünyanın ilgisini çekmiştir. Ksenophon' dan, Evliya
Çelebi'ye, Fallmerayer' den, Frunze'ye kadar yüzlerce
seyyahın ziyaret edip düşüncelerini tarihe birer belge
olarak aktardıkları "seyahatnamelerde"ki ana buluşma noktası
"gizemli doğası, coğrafi konumu, Ortaasya, Kafkasya,
Uzakdoğu, Ortadoğu'nun Istanbul ve Avrupa ile ilişkisinde
önemli bir ticaret ve kültür merkezi" oluşundan kaynaklanan
kentin vazgeçilmezliğidir.
Bugün
modern dünyanın yeniden keşfettiği ve değer verdiği
Trabzon'da eğitim ve kültür kuruluşlarının yoğunluğunun
yanısıra sivil toplum kuruluşlarının da kültürel çabaları
ayrı zenginlik kaynağı olarak kentin renkli kimliğinin bir
göstergesi olarak karşımızda durmaktadır.
Görsel sanatlardaki yoğunluğun
yanısıra, tiyatro, sinema, müzik, plastik sanatlar,
edebiyat, karikatür, basın yayın, radyo-tv kuruluşlarının
varlığı, kültürümüzün birer parçası olarak hizmetlerini
sürdürmektedir. Trabzon basını Türkiye genelinde isim yapmış
gazeteci ve yazarları yetiştirmekle kalmamış, aynı zamanda
ulusal medyanın günlük gazetelerinin basıldığı en son
teknoloji ile donatılmış matbaalarının da ilimizde faaliyet
gösterecek kadar zenginliğe ulaşmıştır.
Geçen
yüzyılın başından beri mahalli gazeteciliğin merkezlerinden
biri olan Trabzon'da gerek Milli Mücadele dönemlerinde,
gerekse daha sonraki yıllarda ve halen günümüzde de
sürdürülen günlük gazete yayını gerçek bir kültür merkezi
olmaya hak kazanmış bir kentin zenginliklerinden biri olarak
karşımıza çıkmaktadır.
Zengin
bir tiyatro tarihine sahip Trabzon'da 18. yüzyılın ikinci
yarısından itibaren "şehir tiyatrosu" bulunduğunu
bilmekteyiz. Trabzon'un kültürel yapısında önemli bir yer
tutan amatör spor kulüplerinin sporun yanısıra kültürel
faaliyetlerde de bulunduğu, amatör tiyatro toplulukları,
Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği koroları kurduklarını
ve faal olarak bu dalda hizmet verdiklerini de belgelerde
görmekteyiz. Bugün Türk ve dünya futbol tarihinde önemli bir
yere sahip Trabzonspor'un temelini oluşturan o günkü amatör
spor kulüplerinin gençlerin aynı zamanda fikri açıdan da
gelişmesine büyük önem verdikleri bir gerçektir.
Bütün
bu tarihi ve kültürel zenginliklerimizin yanısıra
insanımızın yaratıcı müteşebbis, hoşgörü sahibi kimliği ile
ortaya çıkan ve "Temel" tiplemesi ile ünü sınırlarımızın
dışına çarpan mizahi yönümüzdeki ince zeka parıltıları da
kültürümüzün "Nükte"dan kısmının dışa vuran en önemli
özelliklerinden biridir. Üç beş cümlede koca bir hayatın
içinden süzülüp gelen tepkisel davranışların söze yansıyan
kısmında mizah vardır. Sosyal içerik vardır. Hoşgörü vardır.
karamsarlık yoktur. Çatışma yoktur, birlik vardır. Temel bir
simgedir. Hoşgörünün, hazırcevaplığın, çözümün, yaşarken
doğan fıkraların baş aktörüdür Temel. Fadimesi de
yanındadır, Cemal arkadaşı da, Dursun Emicesi de...
trabzon,
kültür, sanat, trabzon kültürü
Coğrafi yapı, Trabzonda turizm,
Sağlık ve Eğitim,
Trabzon Fotoğrafları,
Trabzon Haritası |