Fotoğraf Hikâyesi
Sürmene bıçağının hikâyesi
Bir kasabanın adını taşıyan, ustadan çırağa geçen bir zanaatın kısa bir portresi.
Ateş, çelik ve sabır
Sürmene, adını Karadeniz'in dört bir yanında tanınan bıçaklarıyla duyurdu. Uzun, ince ve zarif kabzasıyla Sürmene bıçağı, yalnızca bir kesici alet değil; bir ustalık geleneğinin ve yöresel kimliğin taşıyıcısı.
Demirin ateşte kızarması, örsün üzerinde defalarca dövülmesi ve kabzanın el işçiliğiyle şekillenmesi — her aşama sabır ister. Bu bilgi, atölyelerde ustadan çırağa, çoğu zaman söz değil el ile aktarılır.
Bıçağın iyisi, sesinden belli olur; çeliği doğruysa doğru öter.
— Yöre zanaatçılığına dair bir söz
Bugün fabrikasyon üretim yaygınlaşsa da, el yapımı Sürmene bıçağı hâlâ aranıyor. Bu hikâye, kaybolmaya yüz tutan bir zanaatı belgelemeye çağrı: her atölye kapandığında, bir bilgi de sessizce yok oluyor.