Piyasa verileri yükleniyor…
trabzon.org

Trabzon

Alkol Bağımlılığında Bırakma Değil, Bırakmayı Korumak Da Tedavinin Merkezinde

·2.5B görüntülenme
16px
Alkol bağımlılığında bırakma değil, bırakmayı korumak da tedavinin merkezinde

Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, alkol bağımlılığının kronik bir hastalık olduğunu vurgulayarak tedavide sürdürülebilir abstinensinin önemine işaret etti. Arıkan, bağımlılığın beyindeki ödül sistemi ve davranış kontrolündeki bozulmalarla ilerlediğini anlattı.

Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, alkol bağımlılığının yalnızca bırakılmakla bitmeyen kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Arıkan, tedavinin başarısının, kişinin alkolü bırakmasının yanı sıra bu bırakma halini sürdürebilmesine bağlı olduğunu belirtti ve kişinin ruhsal zararlar yaşamasına karşın içki içme dürtüsünü kontrol edememesinin bağımlılığın temel belirtilerinden biri olduğunu ifade etti.

BAĞIMLILIKTA KONTROL KAYBI ÖNE ÇIKIYOR

Arıkan, bağımlılığın en çarpıcı bulgusunun yoğun alkol arzusu ve kontrolsüz tüketim olduğunu söyledi. Alkolün beynin ödül merkezini etkileyerek dopamin salgısını artırdığını, zamanla dopamin üreten hücrelerin zarar görmesiyle aynı etkiyi elde etmek için kişinin daha fazla alkol tüketmeye yöneldiğini aktardı. Bu süreç, bağımlılığın ilerlemesine zemin hazırlıyor.

“BAĞIMLILARIN ÇOCUKLARI ALKOLE DAHA DUYARLI OLABİLİYOR”

Aşırı alkol kullanımının dopamin hücrelerinde değişikliklere yol açabildiğini ve genlerde bozulmalara neden olabileceğini belirten Arıkan, bunun nesiller arası etkileri olabileceğini söyledi. "Bağımlıların çocukları alkole daha duyarlı olabiliyor" ifadesiyle, bağımlılığın özellikle ergenlik döneminde başlayabileceğine dikkat çekti. Ön beynin karar verme ve duyguları düzenlemedeki rolünün gelişiminin bozulmasının olumsuz davranışlara zemin hazırladığını belirten Arıkan, yoğun içki tüketildiğinde kişilerin alkollüyken sergiledikleri davranışları sonradan hatırlamayabildiğini; bu durumun “Blackout” olarak tanımlandığını anlattı.

AİLE İLİŞKİLERİNİ DE ETKİLEYEBİLİYOR

Arıkan, sürekli alkol kullanımının aile içinde şiddet, sorumlulukların yerine getirilememesi ve ebeveynlerle çocuklar arasında kopmalara neden olabildiğini, zamanla bağımlı bireylerin yalnızlaşabildiğini söyledi. Tedavi sürecinde öncelikle yoksunluk belirtilerinin giderildiğini, ardından fiziksel ve ruhsal tedavilere geçildiğini belirtti.

“BU HASTALIK GEÇMİYOR. SADECE DURDURABİLİYORUZ”

Hastalara bağımlı olduklarının sürekli hatırlatıldığını vurgulayan Arıkan, "Bu hastalık geçmiyor. Sadece durdurabiliyoruz. Bir gün diyor ki 'Canım çok istedi. Bak bu kadar zamanda bıraktım. Bir kere içeyim.' O bir kereyle içmediği dönemi kapatırcasına içmeye başlıyorlar. O nedenle kronik bir hastalık bu." sözleriyle nüks riskine dikkat çekti. Arıkan, bu nedenle tedavinin sadece bırakma değil, bırakılmış olan durumun korunması üzerine de odaklanması gerektiğini yineledi.

Bu haberi paylaş
Yapay Zekâ

Bu Haberi AI'a Sor

Yapay zekâ yalnızca bu haberin metnine göre yanıt verir; hata yapabilir.