Armatör Mustafa Can, Karadeniz’de sivil ticaret gemilerine ve altyapıya yönelik insansız araçlarla gerçekleştirilen saldırıların meşru savunma değil, deniz terörü olduğunu söyledi. Can, bölgedeki uygulamaların hem bölge barışını hem küresel tedarik zincirini tehlikeye attığını vurguladı.
Karadeniz’in sahipliği
Armatör Mustafa Can, Karadeniz Bölgesi’nin ekonomik geleceği ve Türkiye’nin açık denizlerine sahip çıkmanın bir mavi vatan meselesi olduğunu belirterek, kuzeyden kaynaklanan saldırı risklerine farklı bir açıdan dikkat çekti. Can, Karadeniz’in sivil denizcilere ve serbest ticarete pusu kurabilecek sahipsiz bir deniz olmadığını ifade etti.
"Sivil ticaret gemilerine, liman altyapılarına ve uluslararası sulardaki sivil seyre yönelik insansız deniz araçlarıyla yapılan saldırılar meşru bir savunma değil; açıkça Karadeniz’de deniz terörüdür. Bayrağı, milliyeti ne olursa olsun masum denizcilerin canını hiçe sayan bu hukuksuzluk, küresel tedarik zincirini ve bölge barışını dinamitliyor" dedi.

Seyrüsefer güvencesi
Deneyimli armatör, bölgedeki gerilimin sivil seyrüsefer güvenliğini nasıl zedelediğini ve denizcilik hukukunun çiğnendiğini eleştirdi. Can, "Karadeniz’de tırmandırılan bu tehlikeli oyuna, sivil seyrüsefer güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığına ve denizcilik hukukunun çiğnenmesine karşı net bir duruş sergiliyor. Sivil deniz ticaretine uzanan eller meşrulaştırılamaz" değerlendirmesinde bulundu.
Can, bazı iddiaların gerçek dışı olduğunu savunarak, "Ukrayna’nın Karadeniz’e ‘ihlal seyri yapan’ tüm gemilere saldırdığı tamamen yalan. ABD ve Yunan gemileri tüm limanlara girip çıkıyor ama bir tanesi bile saldırıya uğramıyor. Bizim ise Marmara ve Karadeniz’de yüzlerce gemimiz alargada (açık deniz) beklemek zorunda kalıyor" şeklinde konuştu.
Mavi Vatan algısı
Armatör Can, "Mavi Vatan denilince akla nedense direkt olarak Akdeniz geliyor" algısının değişmesi gerektiğini ifade etti ve bu yanılgıdan kurtulmanın devlet politikası geliştirmek için önemine işaret etti. Ayrıca Can, Ukrayna’nın saldırgan tutumunun bölgeyi ve ülkeyi gerginleştirmeye devam ettiğini belirtti.




