Ulusal Fındık Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Şenocak, Doğu Karadeniz’de eğimli arazilerde fındık üretenlerin korunması için yeni bir destek modeli önerdi; üreticilere dekar başına en az 100 dolar verilmesi gerektiğini söyledi. Şenocak, desteklerin bakım, budama ve verimlilik gibi kriterlere bağlanmasını önerdi.
Eğimli arazilerin durumu
Ulusal Fındık Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Şenocak, Türkiye’de fındık üretiminin sürdürülebilirliği ve sektörün karşılaştığı güçlükler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ülke genelinde 750 bin hektar olan fındık alanlarının yaklaşık 500 bin hektarının eğimli ve engebeli araziler oluşturduğunu vurgulayan Şenocak, özellikle Doğu Karadeniz’de geçimini büyük ölçüde fındıktan sağlayan çiftçilerin korunmasının önemine dikkat çekti.
Düz arazilerde üretim maliyetlerinin daha düşük, verimin ise daha yüksek olduğunu belirten Şenocak, dik yamaçlarda üretimin çok daha zor koşullarda gerçekleştiğini söyledi. Parçalı bahçe yapısı, yüksek maliyetler ve üretici nüfusunun yaşlanması gibi etkenlerin Doğu Karadeniz’de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti.
Destek modeli önerisi
2009 yılında verilen ve zaman içinde değer kaybeden dekar başına 100 dolarlık desteğe atıfta bulunan Şenocak, eğimli arazilerde üretim yapan çiftçiler için yeni bir destek mekanizmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti. Bu çerçevede üreticilere yeniden dekar başına en az 100 dolar tutarında destek sağlanması gerektiğini belirtti.
Şenocak, ödemelerin doğrudan ve koşulsuz yapılmasındansa bahçe bakımı, budama ve verimlilik gibi performans kriterlerine bağlanmasının sürdürülebilir üretimi teşvik edeceğini savundu.
Fiyat dalgalanmaları ve iklim etkisi
Fındık fiyatlarının arz-talep dengesine göre şekillendiğini hatırlatan Şenocak, son yıllarda görülen iklim olayları ve zararlıların üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Zirai don, aşırı yağışlar ve kahverengi kokarca gibi zararlıların ürün üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, bu nedenle sektörde fiyat istikrarının önem taşıdığını vurguladı.
2025-2026 sezonunda Türkiye’nin fındık ihracatının miktar olarak 197 bin ton seviyesinde kalmasına rağmen 2 milyar 526 milyon dolar gelir elde edildiğini hatırlatan Şenocak, hem üreticiyi hem sanayiciyi koruyacak sürdürülebilir bir fiyat politikası gerektiğini belirtti.
Katma değerli üretim hedefi
Şenocak, Türkiye’nin güçlü bir fındık sanayi altyapısına sahip olduğunu, ancak ürünün yalnızca ham madde olarak ihraç edilmesinin yeterli olmadığını söyledi. Çikolata, bisküvi ve fındık kreması gibi işlenmiş ürünlerin ihracattaki payının artırılması ve yerli markaların uluslararası pazarlarda desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Katma değerli üretime ağırlık verilmesiyle Türkiye’nin fındıktan sağladığı ekonomik getirinin artırılabileceğini ifade ederek, sektörün hem üretim kapasitesini hem de işleme ve pazarlama yeteneklerini güçlendirecek politikaların önemine dikkat çekti.




