İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Trabzon’daki “Bayrak Açıyorum” mitingi sonrası yaptığı değerlendirmelerde Karadeniz’in ekonomik sorunlarına, fon krizine ve bölgeye ilişkin umut mesajlarına değindi. Dervişoğlu, ekonomik sıkıntıların göçe yol açtığını, fon krizini ise "Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu" olarak nitelendirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Trabzon'da gerçekleştirilen "Bayrak Açıyorum" mitinginin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Dervişoğlu, Karadeniz Bölgesi'nin ekonomik ve sosyal sorunlarından ülke gündemindeki gelişmelere kadar geniş bir yelpazede görüşlerini aktardı.
BUGÜN KENDİ EVİMDEYDİM
"Ben Dervişoğlu’yum, biliyorsunuz. Burada çok sayıda akrabam var. Sadece eş durumundan Trabzonlu sayılmıyorum. O sebeple bugün kendi evimdeydim. Komşuluğa gelmedim, ziyarete gelmedim. Evimde olmanın mutluluğunu ve hazzını yaşadım. Trabzonlu hemşehrilerimiz ve dava arkadaşlarımız, beklediğim gibi bizi bağırlarına bastılar.
Zaten bir haftadan aşkın süredir Karadeniz’in bütün illerinde ve ilçelerinde teşkilat yöneticilerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve özel danışmanlarım bölgenin sorunlarını tespit etmek, ortak akılla üretilen çözümleri belirlemek adına çalışmalar yürütüyordu.
Bölgenin sorunlarını biliyoruz. Fındıkta, çayda ve üretim alanlarında yaşanan sıkıntılar, esnafın ve sanayicinin durumu, burada baş gösteren kalkınma tuzağının sonuçları maalesef Karadeniz insanını ciddi endişelerle baş başa bırakmış. Bölgemiz göç veriyor. Hükümet ise yaptığı yollarla övünüyor. Oysa o yollardan sanayi ürünlerinin nakledilmesi gerekiyor ama biz o yollardan insan naklediyoruz. Övünülen otobanlar göç otobanına dönüşmüş durumda.
Bölge halkının umudunu yitirdiğine dair ifadeleri vardı. Biz de onlara umutlarını yitirmemeleri gerektiğini, gerçek gücün ellerinde bulunduğunu ve söz sahibi olanın millet olduğunu anlatmaya geldik."

Dervişoğlu, mitingin olumsuz hava koşullarına rağmen kalabalık bir katılımla gerçekleştiğini ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
TÜRK OLMAK BİR VATANDAŞLIK TANIMIDIR
Kimlik ve vatandaşlık üzerine konuşan Dervişoğlu, millî kimliğin etnik bir işaretleme olmadığını vurguladı. Miting sırasında bayrak ve millî değerlere atıfta bulunan lider, bu çerçevede şunları söyledi:
“Bugün meydanda da söyledim. ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ sözü, millî kimliğimizin aslında bir çerçeveyle ifade edilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla Türklük bir etnik işaretleme değil, bir vatandaşlık tanımıdır. İnsanlarımız bu konu üzerinden farklı değerlendirmeler yapıldığında zaman zaman buna şahitlik ediyor. Ancak neticede biz bir imparatorluk bakiyesiyiz. Meselelere doğru yerden bakılarak doğru bir biçimde yaklaşılması gerekiyor.
Ben bugün dikkat ederseniz millî egemenlikten, tam bağımsızlıktan ve çağdaş uygarlıktan bahsettim. Bunlar Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurarken altını kalın çizgilerle çizdiği değerlerdir. Hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün Türkiye’de yaşananlara bakarak hâkimiyet el değiştirmiş gibi bir izlenim ve hissiyat yaratmaya çalışanlar var. Millete gerçek gücün kendilerinde olduğunu anlatmaya geldim. Karşılıklı diyaloglarımızdan da birbirimizi anladığımızı gördük.”

CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK SOYGUNU
Fon krizine ilişkin duruşlarının başından beri net olduğunu belirten Dervişoğlu, yaşananları organize yapılı bir suç olarak nitelendirdi ve sorumluların açıklanması çağrısı yaptı. Konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Bu olayın kamu gözetiminde ve denetiminde yapılan Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu olduğunu ilk ifade eden benim" ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, araştırma taleplerinin partisi tarafından TBMM'ye iletildiğini, sorumluların saklanamayacağını ve açıklanmasının Cumhurbaşkanı ile Adalet Bakanı'nın sorumluluğunda olduğunu söyledi. Ayrıca yönetimin olayın fail profiline ilişkin beyanlarına da atıfta bulundu: Sayın Cumhurbaşkanı'nın "Hiç ummadığımız kişiler bu işin içine bulaşmış" sözüne gönderme yaparak kimlerin karıştığının açıkça belirtilmesi gerektiğini ifade etti ve Adalet Bakanı'nın olay için "organize bir suç" tanımlamasına dikkat çekti.
ŞEHİR HASTANESİNİN ZAMANINDA BİTİRİLMESİ TEMENNİM
Trabzon Şehir Hastanesi projesine ilişkin de görüş bildiren Dervişoğlu, tesisin zamanında tamamlanmasının bölge halkı için önem taşıdığını ve projenin aksatılmadan sürdürülmesini temenni etti. Sağlık altyapısının güçlendirilmesinin bölgesel kalkınma ve halkın refahı açısından öncelikli olduğunu vurguladı.
MUHAMMED SALAH'IN TRABZONSPOR'U TERCİH ETMESİ BÜYÜKLÜĞÜ GÖSTERİYOR
Muhammed Salah'ın Trabzonspor'u tercih etmesine ilişkin değerlendirmesinde, böyle bir tercihin hem kulüp hem de kent açısından önemli bir prestij olduğunu söyleyen Dervişoğlu, uluslararası isimlerin tercihlerinin şehrin tanıtımına katkı sağladığını belirtti.
ÖNEMLİ OLAN SEVGİYLE BU İŞİ SÜRDÜREBİLMEK
Kapanışta, siyaset yapmanın temelinde halkla kurulan bağların ve sevginin bulunduğunu ifade eden Dervişoğlu, uzun soluklu çalışmalarda samimiyet ve sevgiyle hareket etmenin sürdürülebilirlik açısından belirleyici olduğunu söyledi. Buna bağlı olarak saha çalışmaları ve dinlemeye dayalı politika üretiminin önemini yineledi.




