Piyasa verileri yükleniyor…
trabzon.org

Trabzon

Doğu Karadeniz’de Fındık Alarmı: Bahçeler Bakımsız, Kırsal Yaşam Tehlikede

·2.5B görüntülenme
16px
Doğu Karadeniz’de fındık alarmı: Bahçeler bakımsız, kırsal yaşam tehlikede

Artan üretim maliyetleri, mirasla bölünen araziler ve düşük gelirler, Doğu Karadeniz’de fındık bahçelerinin bakımsız kalmasına ve köylerin boşalmasına yol açıyor. TZOB ve Arsin Ziraat Odası temsilcisi Hasan Kozoğlu, acil önlem çağrısında bulundu.

Bahçeler boşalıyor

Doğu Karadeniz’de nesiller boyu süren fındık üretimi, üreticilerin artan giderler ve yetersiz gelir nedeniyle zorlanıyor. Birçok bahçe, sahipleri bakım masraflarını karşılayamadığı için ihmale uğruyor ve verim düşüyor. TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi, Trabzon Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Arsin Ziraat Odası Başkanı Hasan Kozoğlu, durumu şu sözlerle özetledi: “Fındık üreticisi kazanamıyor, araziler boş kalıyor, köylerimiz sessizleşiyor. Bugün gerekli tedbirleri almazsak yarın Doğu Karadeniz’de fındık tarımını ve kırsal yaşamı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz.”

Parçalı araziler yetersiz

Zaman içinde mirasla bölünen ve küçülen fındık parselleri, birçok ailenin geçimini karşılayacak düzeyde gelir sağlayamıyor. Küçük bahçelerin üretimden elde ettiği kazanç temel ihtiyaçları karşılamayınca, üreticiler başka kentlerde ve sektörlerde iş aramaya yöneliyor. Bu durum, hem tarımsal üretimi hem de köy yaşamının sürdürülebilirliğini riske atıyor.

Her ölçek zorlanıyor

Sıkıntılar yalnızca küçük arazi sahipleriyle sınırlı değil; geniş bahçeye sahip üreticiler de yükselen gübre, ilaç, bakım, taşıma ve işçilik maliyetleri ile fiyat politikalarındaki belirsizlik nedeniyle yeterli gelir elde edemediğini belirtiyor. Bazı arazi sahipleri bahçeye ayırdıkları emeği ve sermayeyi azaltırken, imar olanakları bulunan arazilerin inşaat amaçlı kullanımı da tarımsal üretim açısından endişe yaratıyor.

Masraf yapmaktan kaçınma

Arazisini koruyan üreticiler bile bakım harcamalarını sorguluyor. Kozoğlu, üreticilerin içinde bulunduğu ikilemi şu ifadelerle aktardı: “Nasıl olsa kazanç yok, en azından masraf etmeyeyim. Ne ürün verirse toplar satarım; masrafımı karşılamıyorsa kendi hâline bırakalım” Bakım eksikliği, verimin düşmesine ve hastalık ile zararlılarla mücadeleyi zorlaştırmaya devam ediyor; bunun ekonomik etkileri üreticilerin yanı sıra ülke ekonomisine de yansıyor.

Yol-insan çelişkisi

Bölgede altyapı yatırımları, yollar ve turizm teşvikleri yapılmasına rağmen köylerde yaşayan nüfusun azalması bu yatırımların etkisini sınırlıyor. Kozoğlu, fiziki altyapının tek başına kalkınma sağlamayacağını vurgulayarak, “Yolu yapıp insanını kaybetmek, binayı yapıp üretimini kaybetmek kalkınma değildir.” dedi. Ona göre Doğu Karadeniz’in gücü toprağı, fındığı, çayı ve üretim kültüründen geliyor; tarım ile turizmin birbirini tamamlayacak şekilde ele alınması gerekiyor.

Devlete çağrı

Hasan Kozoğlu, tarım ve kırsal yaşamın korunması için devletin ilgili kurumlarını harekete geçmeye çağırdı ve üreticilerin taleplerini sıraladı. Önceliklerin arasında fiyat belirlenirken gerçek üretim maliyetleri ile işçilik giderlerinin dikkate alınması, küçük arazi sahiplerinin desteklenmesi için kooperatifleşme, ortak makine ve ortak işçilik modellerinin yaygınlaştırılması ile bölgeye özgü tarım politikalarının uygulanması yer alıyor.

Son uyarı

Kozoğlu son olarak bölge için net uyarısını yineledi: “TOPRAĞIMIZI KAYBEDERSEK GELECEĞİMİZİ DE KAYBEDERİZ!” Yetkililere acil müdahale çağrısı yapılırken, fındık tarımının sürdürülebilirliğini sağlamak için ekonomik koşulların iyileştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bu haberi paylaş
Yapay Zekâ

Bu Haberi AI'a Sor

Yapay zekâ yalnızca bu haberin metnine göre yanıt verir; hata yapabilir.