TTSO Başkanı ve başkan adayı Erkut Çelebi, gelecek dönem önceliklerinin dış pazarlara açılma desteği, üniversite-sanayi iş birliği ve yüksek katma değerli üretim olduğunu belirtti; İnovasyon Merkeziyle ilgili kamuoyundaki yanlış anlamaları da düzelttiğini söyledi. Çelebi, "30 yılın sonunda mülkiyet bize geçmeyecek" ifadelerini kullandı.
TTSO Başkanı ve başkan adayı Erkut Çelebi, gündem programında yeni döneme ilişkin önceliklerini anlattı. Çelebi, Trabzonlu firmaların dış pazarlara açılmasını kolaylaştıracak bir mekanizma kurmayı, üretim ve teknoloji odaklı projeleri desteklemeyi ve üniversiteyle ortak çalışmalarla yüksek katma değerli ürünler geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.
FİRMALARIN YURT DIŞINA AÇILMASI KOLAYLAŞTIRILACAK
Çelebi, Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki güçlü proje ofisinin firmalara ihracat süreçlerinde doğrudan yardımcı olacağını vurguladı. Her işletmenin dış ticaret uzmanı veya yabancı dil bilen personele sahip olmayabileceğini, bu nedenle firmalara pazar araştırması ve pazara giriş stratejileri konusunda aktif destek sunacak bir yapı kurmak istediğini ifade etti.
"Gelecekle ilgili benim en önemli hedeflerimden biri, üyelerimizin yurt dışına açılmasını kolaylaştırmak," diyen Çelebi, ihracat yapmak isteyenlere hangi pazara nasıl girileceğine dair yol gösterileceklerini belirtti. "Bir firma ihracat yapmak ve belirli bir ürünü yurt dışına göndermek istiyorsa, 'Gel, senin için pazar araştırmasını yapalım' diyeceğiz," şeklinde konuştu.
“TRABZON’DAKİ FİRMALARDAN ALINMASINI SAĞLAMALIYIZ”
Çelebi, kentte farklı sektörlerde nitelikli üretim yapan firmalar bulunduğunu hatırlatarak, yerel talebin öncelikle Trabzon kaynaklı ürün ve hizmetlerle karşılanmasının önemine işaret etti. Özellikle yazılım alanında daha önce alıcı kurumlarla üreticileri buluşturduklarını, benzer yaklaşımı gıda ve diğer sektörlere de yaymak istediklerini söyledi.
"Trabzon’da yapılan yazılımların ve üretilen hizmetlerin başka şehirlerden satın alınması yerine mümkün olduğunca Trabzon’daki firmalardan alınmasını sağlamamız gerekiyor," dedi ve yerel ekonomik döngünün güçlendirilmesine vurgu yaptı.
“ÜYELERİMİZİ BOŞ ÇEVİRMEK İSTEMİYORUZ”
Üyelerden gelen proje fikirlerine kapılarını açık tutacaklarını belirten Çelebi, proje ofisinin bu süreçte aktif rol oynadığını anlattı. Bir üyenin proje fikriyle başvurması halinde onu geri çevirmediklerini, proje ofisindeki ekiplerle direkt görüşmeler sağlandığını kaydetti.

Geçen hafta Irak’tan başvuran bir Trabzonlu akademisyenin de proje fikrinin değerlendirilmeye alındığını söyleyen Çelebi, Avrupa Birliği başta olmak üzere çeşitli fonların takip edildiğini aktardı. "Amacımız insanların projeleriyle geldiğinde onları boş çevirmemek, önlerini açmak ve mümkün olan bütün kaynaklardan yararlanmalarını sağlamak," dedi.
“ÖNCELİĞİM BİNA YAPMAK DEĞİL”
Yeni dönemde oda yatırım önceliklerinin bina yapmak değil, üretim, sanayi, teknoloji ve proje geliştirme olduğunu belirten Çelebi, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine önem vereceklerini söyledi. Bu doğrultuda reel sektörün kapasitesini artıracak destek programları üzerinde çalışacaklarını ifade etti.
ÜNİVERSİTE İLE İKİ ÖNEMLİ PROJE
Çelebi, üniversiteyle yürütülen iki somut projeye değindi. Birincisi metan projesi olarak tanımlanan çalışma; savunma sanayisi bağlantılı bu projenin üretim aşamasına geçtiğini ve ticarileştirilmesi ile pazarlanmasında odanın rol alacağını söyledi. Diğer proje ise aromatik bitkiler üzerine; bitkilerden öz ve esans elde edilmesini sağlayacak bir laboratuvar kurulduğunu belirtti.
“YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÜRETMEK İSTİYORUZ”
Aromatik bitkiler projesi çerçevesinde yüksek katma değerli ürünlerin üretimine odaklandıklarını söyleyen Çelebi, bunun bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Laboratuvarda elde edilecek öz ve esansların ticarileştirilmesi için çalıştaylar ve pazarlama planları hazırlanacağını aktardı.
İNOVASYON MERKEZİ İÇİN “YANLIŞ ANLAŞILMAYI DÜZELTMEK İSTİYORUM”
Çelebi, İnovasyon Merkezi konusunda kamuoyunda oluşan yanlış anlamaları düzeltmek istediğini belirtti. Merkezin amacının firmalara teknik ve ticari destek sağlamak, Ar-Ge ve ticarileştirme süreçlerini hızlandırmak olduğunu vurguladı ve bu yapının yerel firmaların kapasitesini artırmaya yönelik olduğunu ifade etti.
“30 YILIN SONUNDA MÜLKİYET BİZE GEÇMEYECEK”
İnovasyon Merkeziyle ilgili mülkiyet tartışmalarına da açıklık getiren Çelebi, söz konusu merkezle ilgili planlama ve işletme modelinin belirgin olduğunu, "30 yılın sonunda mülkiyet bize geçmeyecek" şeklindeki ifadesiyle uzun vadeli mülkiyet devri iddialarını yalanladı. Bu yapının işletme ve kullanım koşullarının şeffaf biçimde yönetileceğini söyledi.




