Novorossiysk açıklarında Trabzonlu ihracatçıya ait Ro‑Ro gemisi drone saldırısına uğradı: 1 ölü, 8 yaralı

Novorossiysk açıklarında seyreden Ural Ro‑Ro gemisi drone ile hedef alınarak hasar gördü; saldırıda bir kişi yaşamını yitirdi, sekiz kişi yaralandı. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Kurucu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, geminin Samsun açıklarına ulaştığını ve savcılık incelemesinin ardından limana yanaşacağını bildirdi.
Novorossiysk açıklarında seyir halindeyken drone saldırısına uğrayan ve Trabzonlu ihracatçılara ait olduğu belirtilen Ural Ro‑Ro gemisiyle ilgili olarak Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Kurucu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan açıklamalarda bulundu. Gürdoğan, saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, sekiz kişinin yaralandığını aktardı.
Gürdoğan, hedef alınan geminin aynı şirkete ait ikinci gemi olduğunu belirterek, daha önce başka bir gemilerinin de vurulduğunu söyledi. Önceki gemide bulunan 18 mürettebatın bu gemiye geçtiğini; söz konusu gemide ise 16 mürettebat bulunduğunu ifade etti. TIR'ların yüklendiği ve dönüş sırasında geminin drone ile vurulduğu aktarıldı.
Gemilerin kullanım hattının Samsun olmasına karşın şirketlerin kanuni merkezlerinin Trabzon'da bulunduğunu vurgulayan Gürdoğan, vergilerin Trabzon'a ödendiğini ve kentteki kurumların duruma müdahil olması gerektiğini dile getirdi. Daha önce gemi vurulduğunda Trabzon’dan herhangi bir temas kurulmadığını, şu an da benzer bir sessizlik yaşanırken Manisa milletvekillerinin aradığını söyledi; bunun gerekçesini üzüm sezonunun yaklaşmasıyla ilişkilendirdi.
Gürdoğan, saldırının yalnızca güvenlik boyutunun ötesinde Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatına ciddi ekonomik etkileri olacağını belirtti. Yağışlar nedeniyle üzüm sezonunun geciktiğini, gemi seferlerinin aksaması halinde üzüm ihracatının düşeceğini; devamında narenciye sezonunun başladığını ve limon ihracatının da etkileneceğini söyledi. Bu durumun mali kaybının 1-2 milyar dolar mertebesine ulaşabileceğini öne sürdü.
Karayolu alternatiflerinin mevcut denizyolu hacmini karşılayamayacağını kaydeden Gürdoğan, Sarp ve Kafkas sınır kapılarının bu yükü kaldırma kapasitesinin bulunmadığını belirtti. Bu yüzden denizyolu taşımacılığının yerini alacak makul bir alternatifin olmadığını vurguladı.
Gürdoğan, sivil ticaret gemilerinin hedef alınmaması gerektiğini savunarak, bu gemilerin bölge halkının gıda ihtiyacını karşılamada rol oynadığını ve aynı hat üzerinde Ukrayna’ya da mal sevkiyatı yapıldığını hatırlattı. İhracatçıların ve üreticilerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirtti.
Yaş meyve ve sebze ihracatının istihdam ve üretim zincirinde geniş bir kesimi etkilediğini dile getiren Gürdoğan, sektörün ithal girdiye dayanmayan, yerli girdilerle çalışan ve çok sayıda işçi çalıştıran bir yapı olduğunu; bu nedenle öncelikli destek görmesi gerektiğini ifade etti.
Saldırıya uğrayan firmalara yönelik ekonomik destek çağrısı da yapan Gürdoğan, firmaya geçmiş olsun denmesi, kredi ve benzeri yükümlülüklerin ertelenmesi gerektiğini; aynı firmanın üst üste iki saldırı yaşadığını ve bunun finansal boyutlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Trabzon’un yaş meyve ve sebze ihracatındaki geçmişine değinen Gürdoğan, kentin 1988’den itibaren Rusya’ya ilk ihracat kapılarını açan illerden olduğunu, zaman içinde birçok ihracatçının üretime ve sanayi yatırımlarına yönelerek faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti.
Gürdoğan son olarak geminin Samsun açıklarına ulaştığını, adli ve idari incelemelerin tamamlanmasının ardından limana yanaşacağını bildirdi.



