Türkiye’nin trafikte agresiflikte dünya sıralamasında beşinci olduğu değerlendirmesinin ardından Trabzonlulara kentteki sürücü davranışlarının nedenleri soruldu. Vatandaşlar altyapı eksiklikleri, acelecilik ve egonun trafik davranışlarını etkilediğini belirtti.
Türkiye’nin trafikte agresiflik açısından dünya genelinde beşinci sırada yer aldığı yönündeki değerlendirme üzerine Trabzon’da vatandaşlarla konuşuldu. Kent sakinleri, gözlemlerine dayanarak sürücülerin tutumlarını ve ulaşım altyapısına dair görüşlerini paylaştı.
“İSTANBUL VE ANKARA DAHA KÖTÜ”
Bir vatandaş, Trabzon trafiğini büyük kentlerle kıyaslayarak daha ılımlı bulduğunu söyledi ve şehirler arası yolculuklarda karşılaştığı örnekleri aktardı:
“Yani bence diğerleri kadar kötü değil. İstanbul ve Ankara daha kötü. Daha çok şehirler arası yolculuk ettiğim için biraz fazla. Babam tır şoförü. Diğer şehirlerdeki agresiflik daha fazla. Sollamaya hep çalışıyorlar, hiç yol vermiyorlar.”
“YOL VERSE SANKİ BİR ŞEY OLACAK”
Bazı görüşler, trafikteki sert tutumun kişisel egodan kaynaklandığını işaret etti; sürücülerin birbirlerine yol vermekten kaçındığını söyleyen vatandaş, bunun kültürel bir eğilim olabileceğini belirtti:
“Bilmiyorum, ego olabilir, belki Türklükle alakalı. Türk insanları daha çok yapıyor çünkü. Adam yol verse sanki bir şey olacak. Yol vermiyor, başka bir şey yapmıyor, zoruna gidiyor.”
“TABİİ Kİ SAKİN OLMAK LAZIM”
Davranış farklılıklarına dikkat çeken bir başka vatandaş, trafikte sakin kalmanın gerilimleri azaltacağını vurguladı. Bazı kişiler ise agresif davranışları onaylamadığını belirtti:
“İnsanların davranış şekilleri değişik oluyor. Şimdi benim davranışımdan Avrupa’nın davranışı değişik. Ama İtalya birinci olmuş herhalde, okuduğum kadarıyla. Tabii ki sakin olmak lazım. Olayları normal karşılarsak bu olaylar olmaz. Karşılanmıyor, adam arabanın kapısını açıyor, atlıyor aşağıya. Ne var, ne olmuş yani?”
Veya: “Vallahi bence iyi bir şey değil. Tasvip de etmiyorum, inşallah düzelir.”
TRAFİK YOĞUNLUĞUNA VE ALTYAPIYA ELEŞTİRİ
Kent tarihsel olarak bir geçiş noktası olduğundan ulaşım planlamasının buna göre yapılması gerektiğini savunan bir vatandaş, mevcut altyapı ve yapılan düzenlemelere yönelik eleştirilerini dile getirdi. Yapılan bazı projelerin ters etki yarattığını söyleyerek yetki dağılımındaki eksikliklere dikkat çekti:
“Trabzon’da öncelikle trafiği nasıl yaptıklarına şaşırıyorum. Trafiğin nasıl oluştuğuna şaşırıyorum. Tarihten beri İran, İpek Yolu olsun, Baharat yolları olsun, bu yolların her zaman merkezi olmuştur Trabzon. Ve bu zamanlardan beri transit bir şehir olarak kullanıldı. Hem liman olarak hem kara yolu olarak birçok ülkeye açılan kapı. Buna göre bir altyapı oluşturmak gerekiyordu. Buna göre yol oluşturmak gerekiyordu.”
“Ama 10 milyona viyadük yap, 40 milyona viyadüğü sök… Bu gibi davranışlar tabii ki trafik oluşturuyor. Ayaklar baş oluyor, başlar ayak oluyor. Bilenlerin yetkisi yok, bilmeyenlerin yetkisi var. O yüzden bir türlü çözemiyorlar. Tek yolu zaten transit sahil yolu. Şimdi yukarıdan yeni bir tane yapıyorlar. Umarım çözüm olur.”
“KORKUDAN KİMSEYE KORNA DA ÇALMIYORUM”
24 yıldır tır şoförlüğü yapan bir sürücü, karşılaştığı tepkiler nedeniyle hatta korna çalmaktan kaçındığını anlattı; son yıllarda artan saldırganlık ve tepkiler sürüş güvenliğini etkilediğini ifade etti:
“Yollardayım. Vallahi kimseye bir şey söylenmiyor. Yanlış bir düdük bile çalıyorsun, adam arabadan inip küfür ediyor. Yani bilmiyorum nasıl bir psikolojideyiz. Bilmiyorum, çözemedim ben. Bu işi çözemedim. 24 yıldır araç kullanıyorum. Ben bu işi çözemedim. Çözen varsa gelsin, bakalım nasıl çözülür. Yani bilmiyorum. 24 yıldır tır şoförüyüm. Korkudan kimseye korna da çalmıyorum. Adam arabayı üstüne kırıyor, bir şey diyorsun, hemen saldırıyor. Artık siz çözün, ben çözemiyorum.”
İŞE YETİŞME TELAŞI TARTIŞMAYA DÖNÜŞÜYOR
Sabah saatlerindeki aceleci trafikte sürücülerin daha sinirli davrandığını ifade eden bir vatandaş, işe yetişme kaygısının kısa sürede tartışmaya dönüşebildiğini belirtti:
“Sebebi havası, suyu. Yani Trabzon insanları biraz daha agresif oluyor, sinirli biliyorsunuz. Hele özellikle sabahtan kalkınca daha çok sinirli, agresif. İşte bir an önce işe yetişeyim, Hatta kimisi direksiyondan iniyor, tartışmaya kalkıyor. Bence lüzumsuz şeyler yani.”




