Uzungöl
Ormanla çevrili gölü, ahşap evleri ve sisiyle Karadeniz turizminin simgesi.
Fotoğraf: Wikimedia CommonsUzungöl'ün eşsiz manzarasıyla Trabzon turizminin parlayan yıldızı
Uzungöl'ün eşsiz manzarasına ev sahipliği yapan Çaykara, Trabzon turizminin parlayan yıldızı.
Çaykara, Trabzon'un güneydoğusunda, Solaklı deresinin yukarı havzasına kurulmuş dağlık bir ilçedir. Türkiye'nin en gözde doğa turizmi noktalarından Uzungöl, bu ilçe sınırları içindedir ve her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlar. Çam ormanlarıyla çevrili göl, ahşap dağ evleri ve sisli zirveleriyle adeta bir masal dekoru sunar.
İlçenin tarihi Trabzon'un genel tarihiyle iç içedir; Pontus, Roma, Bizans ve Trabzon İmparatorluğu'nun ardından 1461'de Osmanlı topraklarına katılmıştır. Yörede yaşatılan Rumca lehçesi Romeika, bölgenin çok katmanlı kültürel geçmişini bugüne taşıyan canlı bir mirastır.
Uzungöl'ün ünü ilçeyi dört mevsim ayakta tutar: yazın serinliği, sonbaharın sarı-turuncu ormanları, kışın karlı sessizliği ve baharın uyanışıyla her mevsim ayrı bir yüz gösterir. Göl çevresindeki alabalık lokantaları, yürüyüş rotaları ve yukarı yaylalar (Şerah, Demirkapı) doğa tutkunları için sonu gelmez bir keşif alanıdır.
Çaykara, Solaklı vadisinin yukarı havzasında kurulmuş dağlık bir ilçedir ve 1948'de Of'tan ayrılarak müstakil ilçe olmuştur. Yörenin tarihi, tüm Doğu Karadeniz gibi katmanlıdır: Antik dönemde Kolhis ve Pontus kültürlerinin etkisindeki bölge; sırasıyla Roma, Bizans ve 1204'te kurulan Trabzon (Komnenos) İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalmış, 1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon'u fethiyle Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Yörede yaşatılan Rumca lehçe 'Romeika', Anadolu'nun en eski Yunanca lehçelerinden biri olarak bölgenin çok katmanlı kültürel geçmişini bugüne taşır. İlçe ayrıca köklü bir ilim ve hafızlık geleneğiyle de tanınır.
Osmanlı döneminde geniş Of kazasının dağlık iç kesimini oluşturan yöre, sarp coğrafyası nedeniyle kendine yeten köy toplulukları biçiminde örgütlenmişti. 20. yüzyılda özellikle İstanbul'a yaşanan yoğun göç, Çaykaralıların şehirde güçlü hemşehri ağları kurmasına yol açtı; buna rağmen yayla göçü ve köye dönüş geleneği canlılığını korudu. Uzungöl'ün 1990'lardan itibaren bir turizm markasına dönüşmesi, ilçenin çehresini yeniden biçimlendirdi.
Yüksek dağlar ve derin vadilerle çevrili ilçe, denizden uzak bir dağ ikliminin etkisindedir. Yazlar serin, kışlar karlı ve uzundur; Uzungöl çevresi sık sık sisle kaplanır, bu da ona masalsı atmosferini kazandırır.
Turizm, Uzungöl sayesinde ilçe ekonomisinin lokomotifidir; alabalık üretimi ve satışı, pansiyonculuk ve el ürünleri satışı bu çevrede yoğunlaşır. Yaylacılık ve hayvancılık geleneksel geçim biçimi olmayı sürdürür.
Yayla şenlikleri, kemençe ve horon yörenin kültürel dokusunu oluşturur. Romeika lehçesi, medrese geleneği ve yayla göçü, Çaykara'yı kültürel açıdan Trabzon'un en ilginç ilçelerinden biri yapar.
Ormanla çevrili gölü, ahşap evleri ve sisiyle Karadeniz turizminin simgesi.
Dere boyunca uzanan, dik yamaçlı yeşil bir dağ vadisi.
Buzul göllerine ve zirvelere uzanan doğa yürüyüşü rotaları.
Gölün karşı kıyısındaki fotoğraf noktası; klasik Uzungöl kadrajı buradan çıkar.
Yüksek otlakları ve manzara terasıyla doğa yürüyüşü rotası.
Göl kenarındaki lokantalarda tazecik ızgara ya da tava olarak sunulur.
Yayla tereyağı ve mısır unuyla yapılan, uzayan peynirli kahvaltı klasiği.
Of ilçesinden içeri, Solaklı vadisi boyunca uzanan yolla merkezden yaklaşık 1,5 saatte ulaşılır; Uzungöl'e minibüs seferleri düzenlidir.