Hayrat şelaleleri
Orman içinden akan, yürüyüş rotalarına eşlik eden doğal çağlayanlar.
Fotoğraf: Wikimedia CommonsŞelaleleri ve sisli yaylalarıyla doğunun el değmemiş dağ ilçesi
Balıklı Göl ve el değmemiş yaylalarıyla Hayrat, Trabzon'un doğusunda doğayla baş başa kalınacak bir ilçe.
Hayrat, Trabzon'un en doğusunda, Rize sınırına yakın dağlık bir ilçedir. 1990'da Of'tan ayrılarak ilçe olan yöre, sarp coğrafyası, gür ormanları ve çok sayıda şelalesiyle doğa tutkunları için gerçek bir keşif alanıdır. İlin en uzak ve en sakin köşelerinden biri olması, doğal güzelliklerini bozulmadan korumasını sağlamıştır.
İlçenin yüksek yaylaları, yazın sisin içinde yüzen otlaklarıyla serinlik ve huzur sunar. Dere yataklarında oluşan şelaleler, orman içinden gürül gürül akarak yürüyüş rotalarına eşlik eder. Bu bakir doğa, henüz kitle turizmiyle tanışmamış olmanın el değmemişliğini yaşatır.
Geleneksel köy ve yayla yaşamı Hayrat'ın kimliğini belirler. Hayvancılık ve küçük ölçekli tarım ekonominin temelidir; konukseverlik ve sadelik ise ilçe insanının değişmeyen değerleridir.
Hayrat, ilin en doğusunda, Rize sınırına yakın dağlık bir ilçedir ve 1990 yılında Of'tan ayrılarak ilçe olmuştur. Sarp coğrafyası nedeniyle tarih boyunca sakin ve içe dönük bir yerleşim olmuştur. Yörenin tarihi, tüm Doğu Karadeniz gibi katmanlıdır: Antik dönemde Kolhis ve Pontus kültürlerinin etkisindeki bölge; sırasıyla Roma, Bizans ve 1204'te kurulan Trabzon (Komnenos) İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalmış, 1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon'u fethiyle Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı döneminde geniş Of kazasının en doğudaki dağlık kesimini oluşturan Hayrat, Rize sınırına yaslanan sarp vadileri nedeniyle tarih boyunca ulaşımı güç, içine kapalı bir yörede kaldı. Bu yalıtılmışlık, geleneksel köy ve yayla yaşamının yanı sıra şelalelerle örülü el değmemiş doğanın bugüne dek korunmasını sağladı; ilçe, 1990'da Of'tan ayrılana dek bu tarihi kazanın parçasıydı.
Dağlık arazi, gür ormanlar ve çok sayıda şelaleyle kaplı bir doğa coğrafyasıdır. Serin, sisli ve çok yağışlı bir dağ iklimi hâkimdir; yüksek yaylalar yazın bile serinliğini korur.
Hayvancılık ve küçük ölçekli tarım başlıca geçim kaynaklarıdır. Kitle turizmiyle henüz tanışmamış doğası, doğa yürüyüşü ve şelale turizmi için giderek keşfedilen bir potansiyel taşır.
Geleneksel yayla ve köy yaşamı, sadelik ve konukseverlik ilçenin değişmeyen değerleridir. Yayla göçü ve şenlikler kültürel takvimi belirler.
Orman içinden akan, yürüyüş rotalarına eşlik eden doğal çağlayanlar.
Sisli otlakları ve serinliğiyle yaz aylarının sığınağı.
Sisli otlakları ve serin havasıyla ilçenin gözde yüksek yaylası.
Yüksek otlaklarda beslenen hayvanlardan elde edilen aromatik tereyağı.
Köy fırınlarının vazgeçilmez sıcak ekmeği.
Of üzerinden doğuya, iç kesime uzanan dağ yoluyla merkezden yaklaşık 1 saat 45 dakikada ulaşılır.