Sümela Manastırı
Sarp kaya duvarına oyulmuş, Bizans'tan kalma dünyaca ünlü manastır.
Fotoğraf: Wikimedia CommonsSümela Manastırı ve Altındere vadisiyle Trabzon'un doğa ve tarih kapısı
Sümela Manastırı'nın kayalara asılı ihtişamıyla Maçka, Trabzon'un en görkemli tarih ve doğa ilçesi.
Maçka, Trabzon'u güneye, Zigana üzerinden iç Anadolu'ya bağlayan tarihi yolun üzerinde yer alan bir vadi ilçesidir. İlin turizm açısından en zengin ilçelerinden biridir; çünkü Doğu Karadeniz'in dünyaca ünlü simgesi Sümela Manastırı, Maçka sınırları içindeki Altındere vadisinde, sarp bir kaya duvarına adeta yapışmış halde yükselir.
Bizans döneminde kurulan Sümela Manastırı, yüzlerce metre yükseklikteki kaya yüzeyine oyulmuş yapılarıyla ziyaretçilerini hayrete düşürür. Manastıra çıkan orman patikası, Altındere Milli Parkı'nın gür ağaçları arasından geçer; bu yol başlı başına bir doğa yürüyüşü keyfidir.
Maçka yalnızca Sümela'dan ibaret değildir. Çakırgöl'ün buzul gölleri ve kayak potansiyeli, Şolma ve çevresindeki yaylaların serin otlakları, Zigana'nın efsanevi geçidi ilçeyi dört mevsim canlı tutar. Vadinin serinliği, ormanların yeşili ve tarihin ağırlığı Maçka'da iç içe geçer.
Maçka, Trabzon'u Zigana üzerinden iç Anadolu'ya bağlayan tarihi ipek ve kervan yolunun üzerinde yer alır; bu konumu onu yüzyıllardır stratejik bir geçiş noktası yapmıştır. Yörenin tarihi, tüm Doğu Karadeniz gibi katmanlıdır: Antik dönemde Kolhis ve Pontus kültürlerinin etkisindeki bölge; sırasıyla Roma, Bizans ve 1204'te kurulan Trabzon (Komnenos) İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalmış, 1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon'u fethiyle Osmanlı topraklarına katılmıştır.
İlçe sınırlarındaki Sümela Manastırı'nın kuruluşu, rivayetlere göre 4. yüzyıla kadar uzanır. Manastır, Trabzon İmparatorluğu döneminde önemli bir dini ve kültürel merkez olmuş, Osmanlı döneminde de varlığını sürdürmüştür.
Zigana üzerinden geçen tarihi yol, Roma ve Bizans çağlarından Osmanlı'ya dek Trabzon limanını Erzurum ve İran'a bağlayan ana güzergâhtı; Maçka, bu yol üzerindeki hanların, kervan konaklarının ve gümrük noktalarının bulunduğu kilit bir vadiydi. Cumhuriyet döneminde yapılan karayolu ve son yıllarda açılan Yeni Zigana Tüneli, yüzyıllardır süren bu geçiş işlevini modern biçimde sürdürmektedir.
Altındere vadisi ve onu çevreleyen yüksek dağlarla şekillenen ilçe, vadi tabanında ılıman, yükseklerde serin ve karlı bir iklime sahiptir. Ormanlar, dereler ve buzul gölleriyle zengin bir doğa barındırır.
Turizm, Sümela Manastırı ve Altındere Milli Parkı sayesinde ilçe ekonomisinin başlıca kolu haline gelmiştir; konaklama, rehberlik ve el ürünleri bu çevrede yoğunlaşır. Alabalıkçılık, hayvancılık ve ormancılık diğer geçim kaynaklarıdır.
Vadi lokantaları, dere kenarı çay bahçeleri ve yayla şenlikleri ilçe yaşamının parçasıdır. Çakırgöl çevresi kış sporları ve yaylacılık kültürünü bir arada barındırır.
Sarp kaya duvarına oyulmuş, Bizans'tan kalma dünyaca ünlü manastır.
Manastıra çıkan orman patikası ve dere boyu doğa alanı.
Buzul gölleri ve kayak potansiyeliyle yüksek dağ yaylası.
Tarihi geçidi ve kış turizmiyle ünlü yüksek dağ bölgesi.
Efsanevi dağ geçidi; kış turizmi ve manzara noktası.
Manastıra çıkan, çınar ve ladin ormanlarıyla kaplı serin vadi.
Vadi lokantalarında sıcacık sunulan peynirli mısır kahvaltısı.
Dere kenarı işletmelerinde taze ızgara olarak servis edilir.
Merkezden güneye, Zigana istikametindeki karayoluyla yaklaşık 45 dakikada ulaşılır; Sümela'ya sezonluk servisler düzenlenir.