Yeni Parti’nin Trabzon’daki teşkilatlanma sürecinde Araklı Kurucu İlçe Başkan Yardımcısı Baransel Atay görevinden ayrıldı. Atay, istifasının gerekçesi olarak parti içi uygulamalar ve Araklı Çay Bahçesi’nde yaşandığını söylediği bir olay sonrası maruz kaldığı saygısızlığı gösterdi.
Yeni kurulan partiye üye çalışmaları ve teşkilatlanma süreçlerinin sürdüğü Trabzon’da, Araklı’dan istifa haberi geldi. Araklı Kurucu İlçe Başkan Yardımcısı Baransel Atay, yürüttüğü görevi bıraktığını duyurdu.
Atay, istifa gerekçelerini kamuoyuyla paylaşırken yerel seçimlerden bu yana Osman Dilber ve ekibiyle birlikte siyasi faaliyet içinde olduğunu, Yeni Parti’nin Araklı’daki kuruluş sürecinde de görev aldığını belirtti. Atay görüşlerini şu sözlerle aktardı: "Yerel seçimlerden itibaren Sayın Osman Dilber ve yol arkadaşlarıyla birlikte siyasi bir mücadelenin içerisinde oldum. Bu süreçte kendisinin ve yol arkadaşlarının verdiği mücadeleyi destekledim, elimden geldiğince yanlarında oldum. Bu benim için yalnızca siyasi bir tercih değil, aynı zamanda birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşlığıydı."
Yeni Parti’ye katılma sürecinde görev dağılımı değişiklikleri yaşandığını söyleyen Atay, Araklı Kurucu İlçe Başkanlığı görevine Doğan İsmailçebi’nin getirildiğini ifade etti. Atay, Doğan İsmailçebi’nin kendisini kurucu listede yer almaya davet ettiğini ve bu daveti kabul etme nedenlerini şöyle anlattı: "Doğan Hoca benim öğretmenimdir. Aynı zamanda merhum annem Züleyha Atay’ın yakın mesai arkadaşı ve benim her zaman saygı duyduğum bir insandır. Kendisi bu süreçte beni arayarak Yeni Parti’nin kurucu listesinde yer almamı istedi. Ben de hem kıramayacağım bir insan olması, hem aynı dönemde arayan ve görüşlerini önemsediğim siyasi büyüklerimin telkinleri, hem de Yeni Parti’nin Araklı’daki kuruluş sürecine maddi ve manevi katkı sunabilme düşüncesiyle bu teklifi kabul ettim."
Atay, CHP’de birlikte siyaset yürüttüğü bazı dostlarına danıştığını, bazı isimlerden tepki almasına rağmen üstlendiği sorumluluğun arkasında durduğunu söyledi.
Parti içindeki uygulamalara ilişkin eleştiriler de getiren Atay, özellikle ilçe binasının hazırlanması sürecine dair kararları eleştirdi. Bu konuyu şöyle özetledi: "Bunlardan biri, Yeni Parti’nin Araklı’da ilçe binasının hazırlanmasına ilişkin çalışmaların, olası seçim sonuçları gerekçe gösterilerek durdurulduğu yönündeki süreçti. Parti binasına yapılacak tadilatın seçimin kazanılması sonrasında yapılması, kazanılamadığı takdirde yeni yönetimin bu külfeti üstlenmesi. Bu fikrin ve kararın Yeni Parti Kuruculuğu görevi değil belli bir yönetim varsa biz varız anlayışından başka hiçbir şey değildir."
Atay, partide görev alma amacının Araklı teşkilatının kuruluşuna katkı vermek olduğunu ve yaşanan uygulamaların kendi yaklaşımıyla örtüşmediğini dile getirdi: "Benim Yeni Parti yönetiminde yer alma nedenlerimden biri, partinin kuruluşuna ve Araklı’da Yeni Parti ilçe başkanlığı binasının hazırlanmasında pozitif katkı sunabileceğime inanmaktı. Bu nedenle yaşananlar benim yaklaşımımla örtüşmedi."
İstifanın temel nedeninin ise, Araklı Çay Bahçesi’nde Osman Dilber ile halka açık alanda oturması nedeniyle hakkında atılan iftira ve sonrasında yaşanan saygısızlık olduğunu belirten Atay, olayı şu ifadelerle anlattı: "Ancak benim için asıl kopuş noktası başka bir mesele olmuştur. Araklı Çay Bahçesi’nde halka açık bir alanda Sayın Osman Dilber ile oturduğum için şahsıma yönelik bir iftira ve sonrasında karşılaştığım saygısızlık, bu yönetim içerisinde görevime devam etmemi mümkün olmaktan çıkarmıştır."
Atay, insanların sosyal ilişki ve görüşmelerinin siyasi hesaplaşmalara alet edilmesini doğru bulmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "İnsanların kimlerle görüştüğünün, kimlerle oturduğunun veya geçmişte kimlerle yol yürüdüğünün siyasi hesaplaşmalara malzeme edilmesini doğru bulmuyorum."
Kendisinden Osman Dilber ile tüm bağlarını koparmasının beklendiğini düşündüğünü söyleyen Atay, bu beklentiyi kabul etmediğini belirtti: "Anladığım kadarıyla benden beklenen Osman Dilber ile tüm bağlarımı ve dostluğumu yok sayıp, onunla görüşmememdi. Benim karakterim, siyasi duruşum ve özsaygım buna izin vermez."
Atay, süreçte dahli olmayan yönetici arkadaşlarına ve Doğan İsmailçebi’ye teşekkür ettiğini bildirdi. Yaşananların bu noktaya gelmesini istemediğini ancak uğradığını düşündüğü haksızlığa karşı sessiz kalmanın kendisine ve onuruna aykırı olacağını ifade ederek kararını savundu: "Yaşananların bu noktaya gelmesini elbette istemezdim. Ancak uğradığımı düşündüğüm bu haksızlık karşısında sessiz kalıp görevime devam etmenin, hem karakterime hem de özsaygıma aykırı olacağı kanaatine vardım."




